Ermenistan Parlamentosu, Azerbaycan’ı Nahçıvan’a bağlaması planlanan TRIPP’e (Uluslararası Barış ve Refah için Trump Güzergâhı) ilişkin ABD-Ermenistan Çerçeve Anlaşması’nı 63 kabul, 32 ret oyuyla onayladı. Güney Kafkasya’da ticaretin önünü açabilecek bu gelişme, beraberinde stratejik bir soruyu getiriyor: Avrasya’yı birbirine bağlayan yolların yönetiminde kim söz sahibi olacak?

ÇERÇEVE ANLAŞMASI NE GETİRİYOR?

Kamuoyunda “çerçeve yasası” olarak anılan düzenlemenin konusu, iki ülke arasındaki anlaşmanın onaylanmasıdır. Metin; demiryolu ve karayolunun yanında petrol-doğal gaz boru hatlarını, elektrik ve fiberoptik projelerini de kapsıyor.

Kurulacak kalkınma şirketinde ABD tarafının payı yüzde 74, Ermenistan’ın payı yüzde 26 olacak. Amerikan ortak, ABD’nin kalkınma finansmanı kurumu DFC’ye ait bulunacak. Şirkete başlangıçta 49 yıllık münhasır arazi kullanım ve geliştirme hakları tanınacak. Karşılıklı anlaşmayla süre 50 yıl uzatılırsa Ermenistan’ın payı yüzde 49’a çıkacak.

Metin, Ermenistan’ın egemenliğini, sınır ve gümrük yetkilerini koruyor; belirli stratejik kararları karşılıklı rızaya bağlıyor. Bununla birlikte şirket yapılanması, ihale ve kamu-özel ortaklığı mevzuatında istisnalar ile bazı vergi muafiyetleri öngörüyor. Egemenlik güvencesi ile uzun vadeli ticari yönetim arasındaki denge, uygulamanın temel meselesi olacak.

KUŞAK VE YOL’UN YENİ BAĞLANTISI

Zengezur bağlantısı, Azerbaycan’ın ana topraklarından Ermenistan üzerinden Nahçıvan’a, oradan Türkiye’ye ulaşan ilave bir güzergâh oluşturabilir. Böylece Hazar geçişli Orta Koridor’un seçenekleri çoğalır; mevcut Bakü-Tiflis-Kars hattını tamamlayan yeni kapasite doğar.

Orta Koridor ile Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi arasındaki ilişki somuttur. Türkiye ve Çin, bu girişimlerin uyumlaştırılması için 2015’te mutabakat imzaladı. Dolayısıyla Zengezur, gerekli bağlantılar tamamlandığında Çin-Orta Asya-Hazar-Türkiye-Avrupa taşımacılığına hizmet edebilir.

TÜRK DÜNYASINA EKONOMİK DERİNLİK

Türk Devletleri Teşkilatı açısından güzergâhın değeri, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ulaşım seçeneklerini artırması ve Orta Asya’yla ticareti kolaylaştırmasıdır. Bu bağlantı, Türk dünyasının ekonomik bütünleşmesine katkı sunabilir.

Fakat rayların döşenmesi tek başına yeterli değildir. Ortak taşıma belgeleri, uyumlu tarifeler, hızlı gümrük işlemleri ve düzenli seferler gerekir. TDT’nin başarısı, siyasi yakınlığı üreticinin kullanabileceği ekonomik imkânlara dönüştürmesiyle ölçülecektir.

TAŞIMA HACMİ VE GERÇEK GETİRİ

Azerbaycan’ın resmî açıklamasına göre, Nahçıvan demiryolu ağının mevcut yıllık yük taşıma kapasitesinin 1,5 milyon tondan 15 milyon tona çıkarılması, yani 10 kat artırılması hedefleniyor. Bu rakamlar fiilen taşınan yükü değil, hattın taşıma kapasitesini ifade ediyor. Bu, gerçekleşmiş taşıma miktarı veya TRIPP’e verilmiş yük garantisi değildir.

Dünya Bankasının 2026 çalışması ise bütün Orta Koridor için, gerekli yatırımlar ve iyileştirmelerle 2040’a kadar taşımanın üç katın üzerine çıkabileceğini, yolculuk sürelerinin yarıya inebileceğini; bölge ekonomilerinde yüzde 3,3’lük büyüklük artışı ve 2 milyon ilave iş oluşabileceğini hesaplıyor. Bu kazanımlar yalnızca Zengezur’a yazılamaz.

Gelir; transit ücretlerinin yanında depolama, bakım, lojistik ve üretim yatırımlarından doğacaktır. Kesin bir dolar getirisi açıklamak için yük bileşimi, tarifeler ve işletme maliyetleri bilinmelidir.

WASHINGTON’UN HESABI, TÜRKİYE’NİN TUTUMU

ABD’nin çıkarı, şirket kazancının ötesinde, Avrasya ticaretinin önemli bir bağlantısında uzun vadeli söz sahibi olmaktır. Benim değerlendirmem, bu konumun Washington’a Çin’le rekabetinde, Rusya ve İran’ın bölgesel etkisi karşısında yeni bir araç sağlayabileceğidir.

Amerikan katılımı yatırımı hızlandırabilir. Ancak ticari kararların yaptırım siyasetine veya Çin’i sınırlama hedeflerine bağlanması, Orta Koridor’un güvenilirliğini zedeleyebilir.

Türkiye’nin çıkarı; bölge egemenliğini koruyan, ayrımcılık yapmayan ve bütün güzergâhları geliştiren iş birliğindedir. Avrasya’nın yolları, Avrasya halklarının üretimine ve refahına hizmet etmelidir.