Rahmetli Azer Bülbül’ün bir şarkısı vardı; “Ey dokunmayın çok fenayam. Baykuş tünemiş binaya… Başım yine çok karışık. Ben bende değilem bugün…”

Vallahi Antalya’nın üzerine BAYKUŞ TÜNEMİŞ! Hem de öyle böyle değil. Sanki her baca başında bir tane var! Bunun ne olduğunu aşağıdaki satırlarda göreceksiniz!

Halk inanışına göre baykuşun konduğu ev viraneye döner, öttüğü yere kötü haber gelir. Son aylarda Antalya’da yaşananlara bakınca insan ister istemez bu inanışı hatırlıyor.

Adsız Tasarım 2026 10 22T002357.166

Gelin, 5 Temmuz 2025’ten bu yana Antalya’da neleri konuştuk, neleri konuşamadık bir hatırlayalım. Rüşvet, yolsuzluk, irtikap, zimmet, ihaleye fesat karıştırma iddiaları.

Rüşveti konuştuk, yolsuzluğu konuştuk. İrtikap, zimmet, suçtan kaynaklanan mal varlığının aklanması iddialarını konuştuk.

Belediyelerde ihaleye fesat karıştırıldığı, kamu kaynaklarının usulsüz kullanıldığı, belediye iştirakleri üzerinden yapılan harcamalarla kamunun zarara uğratıldığı iddialarını konuştuk.

İmar rantlarını, kat artışlarını, milyonluk ihaleleri, belediyelerde yaşanan operasyonları konuştuk.

Taciz iddialarını, cinsel içerikli mesajları ve görüntüleri konuştuk. Güzellik yarışmaları üzerinden genç kızların fuhuş tuzağına düşürüldüğü iddialarını, küçük yaştaki çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarını, fuhşa aracılık ve yer temin etme soruşturmalarını konuştuk.

Uyuşturucu kullanımını, uyuşturucu kullanımı için yer temin edildiği iddialarını ve peş peşe gelen operasyonları konuştuk. CHP’li belediye başkanlarının ve meclis üyelerinin istifalarını, parti değiştirmelerini, değiştireceği iddia edilenleri konuştuk.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’in, parti değiştirmeyeceğini açıklamasına rağmen CHP’den ayrılıp AK Parti’ye geçeceği yönündeki bitmek bilmeyen söylentileri konuştuk.

Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün açıklamalarına rağmen hâlâ AK Parti’ye katılacağı beklentisi içinde olanları konuştuk. Batı Akdeniz’de bir ilçe belediye başkanının daha parti değiştireceği iddialarını konuştuk.

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in 5 Temmuz 2025’te tutuklanmasıyla başlayan süreci, yolsuzluk ve rüşvet suçlamalarını, 41 sanıklı davayı konuştuk. Böcek ve oğlu Gökhan Böcek’in tutukluluklarının devam etmesini, 3 Kasım’da yapılması beklenen duruşmayı konuştuk. Kısacası Antalya’da siyasetin gündemi hiç bitmedi!

Antalya Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği seçimlerini, Adlıhan Dere’nin yeniden başkan seçilmesini ve TESK Genel Başkan Vekilliği görevini konuştuk.

144 yıllık ATSO tarihinde ilk kez dört adaylı seçime gidilmesini, ilk kadın başkan adayını, Berkay Bahar’ın seçim zaferini ve meclis başkanlığı dengelerini konuştuk.

Depreme dayanıksız olduğu belirtilen Antalya Müzesi’nin yıkılmasını, yerine yapılacak modern müzeyi, buna karşı çıkanları ve ortaya atılan otel iddialarını konuştuk.

Kuğulu Park’ın satış ihalesini, ardından Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un devreye girmesiyle Akdeniz Üniversitesi’ne devredilmesi kararını konuştuk.

Daha neler neler… Eskiği var fazlası yok saydıklarımın. Peki bu Şehirde asıl konuşmamız ve konuşulması gerekenler neler, hangi önemli elzem konular?

Bunca olayın, operasyonun, siyasi tartışmanın arasında Antalya’nın gerçek sorunları ne kadar gündeme gelebildi?

Örneğin COP31 İklim Zirvesi! Dünyanın gözünü Antalya’ya çevirecek bu dev organizasyona kent ne kadar hazır? Esnaf ne kazanacak? Turizm nasıl etkilenecek? Antalyalı bu zirveyi ne kadar biliyor, ne kadar sahipleniyor?

Adsız Tasarım 2026 10 22T002339.469

Ya ulaşım? Her geçen gün içinden çıkılmaz hale gelen trafik, yeni köprülü kavşaklarla çözülebilecek mi? Kilometrelerce sahil şeridine rağmen Antalya’da neden deniz ulaşımı yok?

Antalya-Alanya yolundaki çalışmalar kronik sıkıntıyı bitirecek mi? COP31 hazırlıkları şehir içi trafiğini nasıl etkileyecek? Toplu ulaşımda halk otobüsleri yeterli mi? Büyükşehir Belediyesi’nin kalıcı çözümü ne?

Her yağmurda su baskınları yaşanan, zaman zaman su kesintileriyle karşı karşıya kalan Antalya’nın altyapısı ne zaman güçlendirilecek?

Milyonlarca turistin geldiği bu şehirde kent merkezindeki küçük esnaf neden hâlâ turizm pastasından hak ettiği payı alamıyor? Tarımın sorunları, üreticinin artan maliyetleri, yetersiz kalan organize sanayi ve serbest bölge alanları ne olacak? Dünyanın hayranlıkla baktığı falezlerdeki kaçak plaj yapılaşmaları nasıl önlenecek? Mevcut sorunlu yapılar için ne yapılacak?

Ve Antalyaspor’un sportif ve ekonomik geleceği için kim, hangi somut adımı atacak? Süper Lig’den düşürülen Antalyaspor kim ve kimler tarafından yeniden nasıl ayağa kaldırılacak?

Asıl mesele Antalya’nın geleceği. Elbette yolsuzluk iddiaları araştırılacak. Suç işleyen varsa hukuk önünde hesap verecek. Siyaset de konuşulacak, seçimler de tartışılacak.

Ama Antalya’nın gündemi yalnızca adliye koridorlarından, operasyonlardan ve siyasi kulislerden ibaret olamaz! Bu şehrin trafiği var, suyu var, tarımı var, turizmi var, esnafı var, sanayisi var. Her şeyden önemlisi bir geleceği var!

Mesele neyi konuştuğumuz kadar, neyi konuşmadığımızdır. Mesele; yaşanan onca gürültü arasında Antalya’nın gerçek sorunlarının sesini duyamamaktır.

Velhasıl velkelam: Baykuşu bilmem ama bu şehrin üzerine çöken gündem karanlığını artık dağıtmak gerekiyor. Çünkü Antalya’nın kaybedecek zamanı yok!