Türkiye’nin en köklü Ticaret ve Sanayi Odalarından biri. Tam 144 yıllık bir geçmiş. Antalya’nın ticaretine, sanayisine, turizmine, üretimine ve ekonomisine yön veren önemli bir kurumdan söz ediyoruz. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası, yani ATSO’dan.
Ve ATSO’da uzun zamandır beklenen seçim maratonunun ilk ve en önemli etabı geride kaldı. Bu kez farklı bir seçim yaşandı. Tarihinde ilk kez dört aday yarıştı. Tarihinde ilk kez bir kadın aday başkanlık için sahneye çıktı.
Turuncu Liste ile Hatice Öz, Mavi Liste ile Berkay Bahar, Kırmızı Liste ile Davut Çetin ve Beyaz Liste ile Reşat Güney, Antalya iş dünyasının oylarına talip oldu.
Yaklaşık 69 bin kayıtlı üyesi bulunan ATSO’da, 45 bine yakın faal üyenin 35 bini sandığa giderek tercihini yaptı. ANFAŞ Fuar Merkezi’nde kurulan sandıklar sadece oyların değil, Antalya iş dünyasının beklentilerinin de adresi oldu.
Pazar günü ANFAŞ’ta hem hareketli hem de hararetli bir seçim atmosferi vardı. Sonuçlar ise özellikle bir liste açısından dikkat çekiciydi. Kesin olmayan sonuçlara göre Berkay Bahar’ın Mavi Listesi, 49 meslek komitesinin 30'unda ipi göğüsledi.
Davut Çetin’in Kırmızı Listesi 12 komite kazanırken, Hatice Öz’ün Turuncu Listesi 4 komitede başarı elde etti. 3 komitede ise oylar eşit çıktığı için bugün seçim kurulunda kura çekilecek.
Ben, Ali Yılmaz’ın 14’ncü grupta kaybedeceğini aklımın ucundan bile geçirmemiştim. Hatice Öz’ün de bu kadar az sayıda komiteyi kazanacağını hiç tahmin etmemiştim. Sadece seçimi kimsenin tek başına kazanamayacağını belirtmiştim.
Evet, bu rakamlar bana şunu söylüyor; ATSO seçimlerinin ilk raundunda Mavi Liste üstünlük sağlamış durumda. Ama asıl mesele bundan sonra başlıyor. Çünkü seçim henüz tamamen bitmiş değil.
ATSO’nun 49 meslek komitesine seçilenler 124 meclis üyesini oluşturdu. Bu üyeler Cuma günü önce meclis başkanlık divanı için, ardından da ATSO’nun yönetim kurulu başkanını belirlemek üzere sandık başına gidecek.

Yani dün sandıkta başlayan yarış, ATSO’nun yeni yönetiminin şekillenmesiyle bitecek. Seçimlerin en önemli tarafı bence tam da burada başlıyor. Çünkü seçim kazanmak başka şeydir, kurum yönetmek başka. ATSO sadece bir başkanın veya bir grubun kurumu değildir.
ATSO, Antalya’nın ticaret hayatının önemli bir çatı kuruluşudur. Turizmcinin de, sanayicinin de, ihracatçının da, üreticinin de, küçük işletmenin de, büyük şirketlerin de. Dolayısıyla seçim sürecinde yaşanan rekabet sandık kapandığı anda geride kalmalıdır.
Artık listelerin rengi değil, Antalya’nın menfaatleri konuşulmalıdır. Mavi, kırmızı, turuncu, beyaz. Hepsi seçim döneminin renkleriydi. Şimdi ise olması gereken tek renk var:
Antalya’nın rengi!
Seçimlerin doğasında rekabet vardır. Adaylar yarışır, listeler yarışır, insanlar birbirlerini ikna etmeye çalışır, bazen tansiyon yükselir. Bazen kırgınlıklar yaşanır.
Bunların hepsi siyasetin ve seçimin doğasında vardır. Ancak sandık kapandı. Şimdi hesaplaşma zamanı değil, kucaklaşma zamanı olmalı. Çünkü Antalya’nın artık kaybedecek zamanı yok.
Ekonominin, turizmin, ticaretin ve üretimin bu kadar yoğun sorunlarla karşı karşıya olduğu bir dönemde ATSO’nun enerjisini kendi içinde tüketmesini Antalya kaldırmaz. Antalya’nın güçlü bir Ticaret ve Sanayi Odası’na ihtiyacı var.
Sadece açıklama yapan değil, çözüm üreten bir ATSO’ya, sadece sorunları anlatan değil, sorunların çözümü için masaya yumruğunu koyan bir ATSO’ya.
Önümüzdeki günlerde 124 meclis üyesi, ATSO’nun yeni yönetiminin şekillenmesinde söz sahibi olacak. Kim kazanır? Berkay Bahar mı? Davut Çetin mi? Yoksa seçim sürecinin ardından farklı bir uzlaşı mı ortaya çıkacak? Bunu kısa süre içerisinde göreceğiz.

Ama benim temennim çok net; Kim kazanırsa kazansın, kazanan Antalya olsun! Çünkü ATSO’da başkanlık koltuğu bir makamdan ibaret değildir. O koltuk, Antalya iş dünyasının emanetidir.
Oraya oturan kişinin sadece kendisini, ekibini veya kendisine oy verenleri değil; Antalya’nın tamamını temsil ettiğini unutmaması gerekir.
Seçim bitti. Şimdi hesaplaşma değil, çalışma zamanı. Şimdi rakipleri konuşma değil, ortak aklı büyütme zamanı. Şimdi “Ben kazandım” deme değil, “Antalya kazandı” deme zamanı. 144 yıllık bir kurumun ağırlığı da bunu gerektirir.
ATSO’nun yeni yönetimine şimdiden başarılar diliyorum. Ve kim başkan olursa olsun, kendisinden tek bir şey bekliyorum: Antalya’nın hakkını, hukukunu, ticaretini, sanayisini ve geleceğini her şeyin üzerinde tutması.
Velhasıl velkelam; Bu seçimde asıl mesele bir başkanın kazanması değil. Asıl mesele Antalya’nın kazanmasıdır. Ali Bahar’ı da rahmetle anmayı unutmayalım!