Bugün Antalya’nın boğucu gündeminden uzaklaşmak istiyorum. Dön dolaş hep aynı konuları yazıp çiziyoruz. Değişen bir şey yok. Yalan dolan hepsi. Biraz maziye gitmek istiyorum.

Çocukluğumu, okul yıllarımı hatırlıyorum. Siyasetin, anarşinin en cafcaflı dönemleriydi 1970’li yıllar. Hem üniversitelerde hem de liselerde her gün bir olay yaşanırdı.

Hatırlıyorum o yılları şimdi. Konya’da Gazi Lisesi’nde idik. Her okul çıkışında bir tantana! Kapıda polis! Endüstri Meslek Lisesi’nden gelen grupla Zafer Meydanı’na kadar yürürdük.

O dönem FURKO KAPAĞI diye tabir ettiğimiz TOPLUM POLİSLERİ etrafımızda olurdu. Slogan atıp sonunda İstiklal Marşı’nı okurduk. İsmini hatırlayamadığım bir baş komiser abimiz vardı, “Slogan atın sessizce dağılın” derdi. Herkes onun dediğini yapar dağılırdı.

Yine o yıllarda siyasetin yaşandığı liselerde kavgalar çıkardı. Okul boykot bile edilirdi. Ya kendi okulumuzdaki yada diğer okullardan gelen karşıt görüşlülerde kavga ederdik.

Ama hiçbir zaman polisle bırakın çatışmayı tartışmaya bile girmezdik. Zaman zaman gözaltına alınır poliste saçlarımız 3 numaraya vurulup evlerimize gönderilirdik.

Bunlar siyaset ve savunduğumuz siyasi görüş uğruna idi. Hiçbir zaman kız meselesi yüzünden kan döken kavgalarımız olmadı. Hele hele okul basıp kendi okul arkadaşlarımıza ateş açmamız hiç olmadı, olmazdı da!

Bunu niye anlattığımı açıklayayım. Son dönemde okullarda yaşananlara bakıp kendi öğrencilik dönemlerimi kıyaslamak istedim. İnanın hayrete düşüyorum.

Geçen yıl başlayan ve insanının kanını donduran olaylar neticesinde okullar ve içinde eğitim gören “GELECEĞİMİZ” dediğimiz çocuklarımız ve gençlerimiz maalesef zıvanadan çıkmış! Hiç geçmişten ders almamışlar. Veya o dönemleri yaşayalar çocuklarına acı tecrübeleri hiç aktarmamışlar. Hal böyle olunca okullar ve çevreleri başka bir hüviyete bürünmüş.

Ben dün bunları düşünürken önüme Antalya Emniyet Müdürlüğü’nün sanal medya hesabından yaptığı rakamlarla dolu paylaşım önüme düştü. Resmen DEHŞET verici!

Okulların açıldığı 14 Eylül Pazartesi gününden itibaren Çocuk Şube Müdürlüğü koordinesinde ‘GÜVENLİ OKULLAR PROJESİ’ yürütülmüş.

Kent merkezindeki okullar resmen POLİS ABLUKASINA alınmış! Bin 508 ekip, 3 bin 361 polis görev yapmış. Sırf çocukların okulda cana kast edecek olay çıkarmaması için!

Adsız Tasarım 2026 10 20T235556.875

Tabi polis bunu yaparken okul çevresinde 18 bin 903 kişinin GBT ile 7 bin 6094 aracın sorgulamasını gerçekleştirmiş. Yetmemiş okul çevrelerindeki 549 kafeyi denetlemiş. Üstüne bin 112 park ve bahçeyi, 80 metruk binayı kontrol edip 460 tekel bayisini de denetlemiş.

Antalya Emniyet Müdürlüğü ekipleri yaptığı bu çalışmaları 297 Okul Kolluk Görevlisi ile Güvenli Eğitim Koordinasyon Görevlisini bir araya getirip bilgilendirme yapmış.

Sırf çocuklarımızın güvenli bir ortamda eğitim alması, geleceğimizin güvence altına alınması için. Rakamlara bakınca çocuklar okula gitmiyor da sanki savaşa gidiyor hissi uyandırıyor!

Adsız Tasarım 2026 10 20T235613.714

Şimdi eskiyi hatırlayıp günümüze baktığımız zaman özellikle ortaokul ve liselerde işin rengi değişmiş. Siyaset bir tarafa ‘YAN BAKANIN GÖZÜNÜ OYARLAR” misali kavgalar var.

Vallahi bu mevzularla bakınca, “Ne oluyor bize. 1970’lere mi geri dönüyoruz” diyeceğim ama öyle geri dönüş falan yok. Anlamsız, boşu boşuna bir kavga ve mücadele var.

Neyse ben bu konuyu çok uzatmayayım. Bu işin uzmanları benden daha iyi bililer neyin ne olacağını. Kaş yaparken göz çıkarmayayım.

Velhasıl velkelam; 1970’li yıllarda kavga ettiğimiz bir okul arkadaşıma rastladığımda, “Ya sen benim burnuma bir yumruk atmıştın. O yumruk neydi öyle ya” deyip gülüşmüştük.Umarım bunlar hep birer tatlı anı olarak kalır.