Milli ruh insanı dik tutar.
Mücadele hırsı verir.
Savaşma, kazanma azmini yaratır.
Onurlandırır.
Gururlandırır.
Galip gelme gücünü artırır.
Milli ruh olmayınca devreye “Neme lazımcılık” girer.
İnsanda azmetme refleksi oluşturmaz.
Tepki verdirmez.
Sıradanlaştırır.
Bayağılaştırır.
Milli ruhu, millilik kimliği olanlar yaşar.
Yüreğinde hisseder milli ruhu.
Damarlarındaki kanda hücre hücre dolaşır.
Milli ruh, güçlü kişiye şahsiyet kazandırır.
Tıpkı Beşiktaşlı Sergen Yalçın hocada olduğu gibi.
Tıpkı Fenerbahçeli İsmail Kartal hocada olduğu gibi.
Ne yaptı Sergen hoca?
Hiç yok yere bir grup kendini bilmez, sabırsız taraftarın yuhalaması sonucu hemen takımın başından ayrıldı.
İstifa etti.
İşte milli ruh budur.
İsmail hoca ne yaptı?
Aynı şekilde kendini bilmez, heyecanlı bir taraftarın attığı pet şişesi üzerine hemen istifa etti.
İşte milli ruh budur.
Onurlu olmak budur.
Gururlu olmak budur.
Damarlarında asalet taşımak budur.
Paraymış, pulmuş iter elinin tersiyle.
İnat etmez, kalmaz takımın başında.
Kulaklarının duymadığını dikkate almazlık etmez.
Duysada parmaklarıyla kulaklarını tıkar ki duymasın.
Neden?
Çünkü Milli ruh yoktur adamda.
Nasıl yani?
Ne gibi?
Kim gibi?
Nasıl olacak, ne gibi olacak, kim gibi olacak?
Tıpkı şu anda milli takımın başında millilik ruhu olmayan, taşımayan, kulaklarını tıkayan adam Montella denen adam gibi.
Ruhunda, benliğinde millilik ruhu taşıyan, milli futbol takımına çağrılan Türk futbolcularının Ferdi yetenekleriyle donattıkları millilik ruhları ile dünya kupasına gittiler
Olağanüstü gayret ve özveri ile koşturup maçları kazanmalarında Montella denen adamın hiçbir katkısının olmadığını gördük.
Oyuncularımız milli hırslarıyla kazandılar ve dünya kupası maçlarına gittiler.
Sonra ne oldu?
Kocaman bir hiç.
Neden?
Çünkü çocukların karşısında, taktik üstüne taktik geliştiren ve sahaya çıkan her rakibi ilk on beş, yirmi dakikada çözüp hemen takımı ona göre yönlendiren teknik adamları yoktu saha kenarında.
Montella ne yaptı?
Saha kenarında ellerini kavuşturup benim Tv. karşısında oturup izlediğim gibi izledi takımın maçlarını.
Çünkü bu adamın milli takıma vereceği fazla bir şeyi yok ve yoktu.
Sıfır çekip geldik sayılır.
Şimdi ne oluyor?
Ne olacak ?
Çocuklar yorgun.
Taktik yok.
Yönlendirme yok.
Lig maçlarının heyecanı sarmış bedenleri taktiksiz hoca ile milli ruh forması giydiremezsin.
Sonuç işte ortada.
Golleri gelen attı giden attı.
Milli ruhu olmayan, milli benliği, kimliği olmayanlardan tıpkı Sergen hoca gibi tıpkı İsmail hocada olduğu gibi milli ruh heyecan yok ki adam istifa etsin.
Şimdi kalkmış ne diyor?:
“İstifa etmeyi düşünmüyorum”
Bir insanda aidiyet duygusu olmayınca işte böyle konuşur.
Gerçek bu.
Milli ruhsuz, kimliksiz ve hiçbir fotbol taktiği verip sonucu etkileyecek yeteneği olmayan bir adamın söyleyeceği şey de işte bu olur.
Geçmiş olsun demeye devam.
Kimse beni bu eleştirimden dolayı kızıp ve kalkıp bana :
“Çok biliyorsan sen gel yap” demesin çünkü milli ruh taşıyan büyük Türk milleti adına bunları söylüyorum.
Var mı itirazı olan?
Cumartesi akşamı Belçika maçı sonrası büyük sevinç yaşar mıyız?
Acaba?