Ben açık ve net olmayı severim.
Lafı eveleyip gevelemeden söylerim.
Doğruya doğru olmak gerek.
Bursa sanayisini dünyaya kim açtı?
Kim tanıttı?
Kim sırtladı ve ülke ülke götürüp tanıttı?
Kim fuarlara gidip “Bursa burada”dedirtti?
Kim genç iş adamlarının önünü açtı?
Kim tecrübeyi öne aldı, yolunu açıp genişletti?
Kim mütevazi olup Bursa sanayicisinin saygınlığını yükseltti?
Hiç hık mık demeden ve içinizden gelen sese kulak vererek, BTSO başkanlığı için açık ve net olarak “İbrahim BURKAY”diyemez misiniz?
Adım gibi biliyorum ki dersiniz.
Hani bir söz vardır ya:
“Sezar’ın hakkını Sezar’a verin” diye.
Öyleyse Burkay’ın hakkını da verin.
Vefa örneği gösterin.
Taşın altına elini değil gövdesini koyarak çalıştı.
Bursa ve BTSO için oradan oraya, yurt içinden yurt dışına…
Ülke dışında, kuzey ülkelerinden güney ülkelerine…
Batı ülkelerinden doğu ülkelerine kadar koşuşturup durmadı mı?
İş adamlarımızın ürünlerini tanıtıp, sattırıp, para kazandırmadı mı?
“Bunları yapmadı” diyebilir misiniz?
Bunların olmadığını eksik söylemiş olabilirim ama yalan veya yanlış söylemiyorum.
Doğruya doğru.
Seçim olacak tabi.
“Ben daha iyi yönetirim” diyenler olabilir tabi.
Neden olmasınlar ki?
Yeni yönetim adayları tabiki olabilir ve olmalıdır da.
Bu çok normal.
BTSO bir ailedir.
Aile içinde yarışlar mutlaka olur.
Olmalıdırda.
Ancak atalarımızın dediği gibi:
“Yiğidi öldür ama hakkını ver”
Ayrıca, kime destek verilecekse açık yüreklilikle “Oyum şuna” denmelidir.
“Kem küm, şey mey, bir bakayım, bir düşüneyim, henüz karar vermedim” gibi tarafsızlığa gerek yok.
Açık ve net olunmalı.
“Benim adayım şu” denmeli.
Herşey açık ve netken, objektif iken, hizmetse hizmet, başarıysa başarı, tanıtımsa tanıtım, büyümekse büyümek, yırt dışına açılmaksa açılmak, kazanmaksa kazanım ile her şey ortada değil mi?
Kim yaptı bunları!
“İbrahim BURKAY bir şey yapmadı”diyebilir misiniz?
“Görünen köy kılavuz istemez”
Öyleyse hala ortada olmanın, tarafsız kalmanın zamanı değil.
İşte yapılanlar, işte Bursanın sanayisi, işte esnafı, işte tüccarları ve işte Bursa’nın ülkedeki yeri.
Bunda emeği olanları yürekten kutluyorum.
Bu emeği yukarı taşıyanları şimdi gene sırtlamak zamanı değil mi?
Şimdiye dek BURKAY ve ekibi Bursa sanayisini, ticaretini, esnafını sırtlamıştı.
Şimdi de sizin onu sırtlama, omuz verme, yanında, arkasında durma zamanı değil mi?
Ona destek olma zamanı değil mi?
Hem şimdi değilse daha ne zaman?
Yılların tecrübesi var.
Kararlılık ve dinamizmi var.
İş bilirliği var.
Tanınmış, bilinmişliği var.
Sevgi ve saygınlığı var.
Emeği var Bursa’ya.
Emeği var Bursa ticaretine ve tacirlerine.
Dur durak bilmedi.
Gecesini gündüzüne kattı.
Bursa’ya hizmet Türkiye’ye hizmet anlayışıyla koşturdu.
Hak edenin hakkını verdi.
Şimdi kadirşinas olma zamanı değil mi?
Kadirkıymet bilme zamanı değil mi?
Aldığını verme zamanı değil mi?
Şimdiye dek hep o size verdi şimdi de sizin onun yanında olmanız gereken zaman değil mi?
Hak edenin hakkını verme zamanı değil mi?
Şaşkın olmanın ne yeri ne zamanı çünkü dünya ekonomik krizin yol kavşağında.
Maceraya gerek var mı?
BURKAY’ın hakkını verin.
Dün çalışmalarından, başarılarından memnun olup övenler bugün başkan Burkay’ı eleştirmeleri ne kadar doğru olabilir ki?
Ben her zaman, hemen her konuda açık ve net oldum ve şimdi de öyle oluyorum.
Onu bunu bilmem.
Ben, gördüğümle, bildiğimle, tanımışlığımla BTSO’nun başında gene başarının zirve yaptığı muhterem insanı orada görmek istiyorum.
İbrahim BURKAY ile durmak yok yola devam diyorum…