İnanılacak gibi mi? Devlet ve hükümet olanca gücüyle geleceğimizi kurtarmak için mücadele ediyor.

Baskınlar yapıyor.

İhbarları değerlendiriyor.

Hücrelere giriyor.

Gece, gündüz, sabah, akşam, gece yarısı, seher vakti belirlenen evlere, mekânlara aniden baskın yapılıyor.

Ne için bu yapılıyor?

Geleceğimiz olan çocuklarımızı, gençlerimizi uyuşturu bataklığına düşmeden kurtarmak için.

Yatlarda uyuşturucu çıkıyor.

Botlarda uyuşturucu bulunuyor.

Gemilerle getiriliyor.

Tırlala getiriliyor.

Uçaklarla getiriyorlar.

Arabalarla geliyor.

Araçlarda “Zula” diye tabir edilen yerler yaptırılıp öyle ülkemize sokuluyor uyuşturucular.

Çeşit çeşit olanları varmış.

Eskiden adını bildiklerimiz meğerse solda sıfır kalırmış.

Rakı uyuşturucu bir içki.

Şarap da öyle.

Bir de Afyon diye bir şey duyardık eskiden.

Bu uyuşturucu haşhaş kabuğunun çizilmesiyle ortaya çıkan sıvının, kazınıp kurutulmasıyla yapılırmış.

Bir de eroin diye duyardık uyuşturucu adını.

Sonra yurt dışından getirilen viskiler çıktı.

Ardından bira.

Bazıları sarhoşluk verirmiş ama sonuçta insanın kimyasını bozuyor ya.

Yani zararlı.

Sonra birden kimyasalları çıktı bu uyuşturucuların.

İnsanı fena çarpıyormuş.

Kendinden geçirip sinir sistemini, beyni, bedeni mahvediyormuş.

O nedenle de tüm ülkelerde tüm uyuşturucuları kullanmanın yasaklanması getirilmiş.

Getirilmiş ama bir şekilde üretilip bulundurulması da yasak.

Ülkeye sokulması yasak.

Satıcıdan kullanıcıya ulaşması yasak. Tamam da yasağı dinleyen kim?

Yüzlerce üretici, satıcı, dağıtıcı yakalanıp hapse atılıyor ama maalesef hala çok ve çabuk para kazanma hırsıyla bu yasal olmayan uyuşturucu ticareti yapmaya devam ediliyor.

*. *. *.

Duyduğumda inanamadım.

Oyuncu olup ve Ankara Keçiören belediye başkanı seçilen kişi uyuşturucu kullanıyormuş.

Hadi buna neyse diyelim.

Peki ya aynı belediyede çalışan yüz yirmi kişinin de uyuşturucu kullanmasına ne dersiniz?

Başkan uyuşturucu kullanıyor.

Çalışanları uyuşturucu kullanıyor.

Tamam da bunlar uyuşuk şekilde nasıl çalışabiliyor?

Bu kadar insana uyuşturucu nasıl ulaştırılıyor?

Kim getiriyor?

Kim pazarlıyor?

Nasıl uyuşturucu müptelası olmuşlar?

Ne zamandan beri bağımlılar?

Kim alıştırmış onlarca insanı?

Hem de aynı belediyede aynı belediye başkanı ve çalışanları ile!

Ne diyeceğimi bilemiyorum!

Devlet olanca gücüyle uyuşturucu ile mücadele ederken en üst makamda birinin uyuşturucu kullanması çok garipsendi.

Garipsenmenin ötesinde, yakıştırılmadı.

Bir de insanın aklına farklı sorularda geliyor.

Mesela; O belediyede çalışan onlarca kişi acaba ayrı ayrı mı kullanıyorlar yoksa toplu halde mi?

Böyle diyorum diye bana gülmeyin.

Hani, işin bağımlısı olmadığımız için onlarca insan nasıl bu uyuşturucuya nasıl ulaşmışlar, nasıl alışmışlar, merak ediliyor.

Bir şüphe daha var ki o da evlere şenlik!

Onca belediye çalışanına onca uyuşturucuyu ilk alıştıran ve gittikçe alıcı ve kullanıcının çoğalmasına neden olan kişi o kullanıcılarından biri değil midir?

Pirinci ayıkla ki içindeki taşı bulasın…