Aslında bugün sizlere sadece Antalya Valisi Hulusi Şahin’in katıldığı Antalya Dayanışma Grubu’ndaki bu şehirde çok konuşulacak sözlerini aktarmaktım.
Ama pazartesi günkü yazımda, “…..TSUNAMİ o zaman patlayacak. Dip dalgası kıyıya vuracak” diye bir cümle kurmuştum. Ve dün saban hem şehir hem de ben yeni operasyonla uyandım.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında düzenlenen 4. Dalga operasyonda çok sayıda iş insanı gözaltına alındı. İçlerinde tanıdık isimlerde var!
Böyle bir operasyonun yapılacağı sinyalini o günkü yazımda belirtmiştim. Çünkü Ö.B. isimli iş insanın İTİRAFÇI olduktan sonra verdiği ifade sonucu ünlülerin berberi Ö.S.’nin ifadesine dikkat çekmiştim.
Dediğim gibi de oldu. Kim BÜLBÜL GİBİ ŞAKIDI bilemiyorum ama ifadelerindeki bahsettikleri iş insanları N.K., V.P., M.Ç., E.M.S. Ş.L., S.K., A.T., İ.T. M.S.K., N.D.Ü., S.Ç., C.A.Y., A.M.G., ve S.T Gözaltına alındı.
Bu iş daha çok su götürecek gibi. Çünkü ifadelerde adı geçtiği iddia edilen ünlü bir işadamı daha varmış! Kendisinin de bu sıralarda yurt dışında olduğu da gelen bilgiler arasında.
Vallahi ok yaydan çıkmış. Nereye kadar kaçacak veya SAKLANACAK! Elbet bir gün o da gelip ifadesini verecek. Ama öyle ama böyle. Kimse bu TSUNAMİ’DEN kaçamayacak!
VALİ ŞAHİN DOBRA DOBRA
Dün Antalya Valisi Hulusi Şahin’in Antalya Dayanışma Grubu’nun toplantısına katıldı. O da benim gibi çok dertli. Öyle şeyler söyledi ki üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken sözler.
Vali Şahin bu kez protokol cümlelerinin arkasına saklanmadan, Antalyalıların yıllardır konuştuğu ama çözmekte zorlandığı meselelerine dobra dobra dokundu. Bence konuşmanın en çarpıcı tarafı ise ‘KENTLİLİK BİLİNCİ’ meselesiydi.
Şahin, Antalyaspor’un yeterince sahiplenilmemesinden yakınırken, takımın kaybettiği bir maçın ardından Galatasaray’ın şampiyonluk kutlamaları nedeniyle Antalya trafiğinin kilitlendiğini anlattı.
Ardından da kendisine şu soruyu sorduğunu söyledi; “Antalyalıların sahip çıkmadığı bir Antalyaspor’a ben neden destek veriyorum?” Ağır bir soru. Ama Antalya’nın da kendisine sorması gereken soru da buydu!
Milyonların yaşadığı, milyonlarca turistin ziyaret ettiği bu şehirde gerçekten ortak bir Antalyalılık duygusu oluşturabildik mi? Vali Şahin’in “Birçok atağa kalktım ancak destek bulamadım” sözleri de aynı noktaya çıkıyor.
Şahin’in imar konusunda söyledikleri de yabana atılacak cinsten değil. Kaçak yapılaşmadan kentsel dönüşüme, geçmişte verilen yanlış imar kararlarından eski yapı stokuna kadar oldukça sert ifadeler.
Özellikle bir imar kararının bir şehrin 100 yıllık kaderini belirleyebileceği yönündeki yaklaşımı önemli. Antalya yıllardır büyüyor. Binalar yükseliyor, nüfus artıyor, araç sayısı çoğalıyor. Peki şehir aynı hızla gelişiyor mu? İşte tartışmamız gereken esas mesele bu.
Önümüzde şimdi COP31 var.
Şahin’e göre organizasyon Antalya’ya yeni bir fuar alanı kazandıracak ve kentin uluslararası kimliğinde yeni bir dönemin kapısını açabilecek. Ancak bunun ciddi bir trafik yükü de olacak. Özellikle Antalya-Alanya hattında zor günlerin yaşanacağını şimdiden açıkça söylüyor.
Bir de yılların değişmeyen meselesi var: Demiryolu. Türkiye’nin turizm başkenti Antalya’nın hâlâ demiryoluyla buluşamamış olması gerçekten düşündürücü.
Vali Şahin’in Kapadokya-Antalya-İstanbul hattı önerisi bu nedenle dikkate değer. Böyle bir bağlantının yalnızca ulaşımı değil, Antalya’nın kış turizmini de değiştirebileceğini söylüyor.
Özetle Vali Şahin, Antalya’nın önüne bir ayna koydu.O aynada turizmiyle övünen büyük bir dünya kenti var.
Ama aynı aynada plansız büyüme, trafik, imar, ulaşım ve en önemlisi bu şehre gerçekten sahip çıkma meselesi de var.
Velhasıl velkelam; Artık Antalya için şu soruyu sormanın zamanı geldi; “Bu şehirden hepimiz kazanıyoruz da, bu şehir için ne yapıyoruz?”