Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının 4’ncü duruşması dün Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde gerçekleştirildi.
RÜŞVET/YOLSUZLUK davasının duruşmasına tutuklu Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek ile 3 tutuksuz sanık katıldı. 36 tutuksuz sanığın davasını ise avukatları takip etti.

Adli Tatil sonrası ilk duruşma olması nedeniyle herkeste BU İŞ TAMAM veya TAHLİYE GELECEK yönünde beklenti oluştu. Hakikaten sabah saatlerinde ilk hava da bu yöndeydi!
Ayrıntılara geçmeden önce pazartesi günkü yazıma atıfta bulunmak istiyorum. Yazımda dünkü duruşmada CHP-Yeni Parti ayrışması nedeniyle İLGİNİN AZ olacağını söylemiştim. Hakikaten öyle oldu! Salonunun neredeyse yarısı boş kaldı.
Duruşmayı Yeni Parti Antalya İl Başkanı Nail Kamacı ile birlikte Meclis Üyeleri Bayram Ali Çeltik, Gülen Ercan ve Müge Gezginci takip etti. Öğleden sonraki bölüme, yangınlardan fırsat bulup gelebilen Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir de katıldı.

Nail Kamacı’nın duruşmayı takip etmesine, CHP İl Başkanı Hasan Şahin’in de katılmamasına şaşırdım. Kamacı’nın, “Siyasetten öte dostluk önemli” sözünü de takdirle karşıladım. Bana göre olması gereken de buydu!
Bir kuyumcuda yaşanan para trafiğiyle ilgili 3 tanık ifade verirken tekrarlar ve alakasız anlatımlar zaman zaman mahkeme başkanını sinirlendirdi. Öyle ki mahkeme başkanın tanıklara EDEBİYAT dersi vermesi dikkat çekti.
Geçmiş duruşmalara oranla ses düzeni bir nebze olsun düzeltilse de hala aksamalar yaşanması yine gözlerden kaçmadı. Benim aklımın hala almadığı böylesine bir duruma çözüm bulunamaması!
“Neyse” diyelim ve duruşmanın esas ayrıntısına geçelim. Evet dün çok ama çok DUYGUSAL bir gün yaşandı. Tutuklu olan Gökhan Böcek, savunma yaparken zaman zaman boğazı düğümlendi zaman zaman da ağlamaklı oldu.
Gökhan Böcek, sırf Muhittin Böcek’in oğlu olduğu için tutuklandığını, annesi Havva Minta’nın rahatsızlığının (kanser) tekrar ettiğini, oğlunun büyümesine tanıklık edemediğini ve telafisi olmayan süreç yaşadığını belirterek TAHLİYESİNİ istedi.
Oldukça duygusal savunma sonrasını yerine oturan Gökhan Böcek’in başını babası Muhittin Böcek’in okşaması göze çarptı.
Muhittin Böcek, her zaman olduğu gibi mahkeme heyetini selamlayarak savunmasına başladı. 15 aydır tutuklu olduğunun altını çizen Böcek, “Son günlerde bunu fırsat bilenlerin iftira ve uydurmaları ile uğraşıyorum. Anayasal haklarım ihlal ediliyor” serzenişinde bulundu.
Tutukluluk sürecinde oluşan algıdan rahatsızlığını dile getiren Muhittin Böcek’in, “Siyasi partinin aday etmediği isimlerin adliye koridorlarını aşındırdığını çok iyi biliyorum. Yargıyı kimse etkileyemez, adalete güveniyorum” sözleri ile kimi kastettiği anlaşılamadı!
Hastalığını yine anlatan Böcek, hayatı boyunca hiç yanlış yapmadığını, belediyeyi de kamu zararına uğratmadığını, ömrümü Antalya’ya adadığını ifade etti. Muhittin Böcek de tıpkı oğlu gibi TAHLİYESİNİ talep etti.
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki 4’ncü duruşmanın öğleden sonraki bölümü çok kısa sürdü. Saat 14.30’da başlayan celse mahkeme başkanın 10 dakika süren ara karar açıklaması ile son buldu.
Hafta başı oluşan tüm BEKLENTİLER Muhittin Böcek ve Gökhan Böcek için adli kontrol şartlarının yetersiz kalacağı düşünülerek tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi ile BOŞA çıktı!
Tekrar pazartesi günkü yazıma dönelim. Muhittin Böcek’in bu davadan EV HAPSİ ile TAHLİYE edilse bile Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu ile Veli Ağbaba hakkındaki İTİRAFLARININ YETERSİZ bulunacağı ve TAHLİYE edilmeyeceğine dikkat çekmiştim.
Geldiğimiz noktada Muhittin Böcek’in, “Ne yaptıysam devletim, milletim, adalet için yaptım” sözünde anlatmaya çalıştığı yaptığı çalışmalar YETERSİZ KALMIŞ ki tahliye beklentisi boşa çıkmış oldu.
Velhasıl velkelam; 3 Kasım’a kadar uzun bir süre var. Kim öle kim kala! Bakarsınız “Söz ola kese savaşı, söz ola bitire başı” sözü gibi bu olayda da bir söz her şeyi bitirebilir!