Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu bulunan ve görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in de aralarında bulunduğu 41 sanıklı davada 4'uncü duruşma başladı.
Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya siyasi anlamda desteğin az olduğu görüldü. Duruşmayı Yeni Parti Antalya İl Başkanı Nail Kamacı da takip etti.
Saat 09.30’da başlayan duruşmada, tutuklu sanık Muhittin Böcek ve oğlu Gökhan Böcek hazır bulundu. Bundan önceki 3 duruşmaya siyah çanta ile Muhittin Böcek salona girerken, bu kez o çantanın Gökhan Böcek’in elinde olduğu gözlemlendi.
Tutuksuz sanıklardan sadece Bilal S, duruşmaya katılırken, taraf avukatları da hazır bulundu.
Duruşma 3 tanığın dinlenmesiyle başladı.
Tanıklardan Ahmet F., 2 milyon 300 bin ve 4 milyon 350 bin gönderilen parayla ilgili savunma yaptı.
“PARALARIN ALTIN BOZDURMA KARŞILIĞINDA DELDİĞİNİ DUYDUM”
22 yıldır halen E.K’ya ait kuyumculukta satış danışmanı olarak çalıştığını belirterek,“ Nurhak Ermiş’in hesabına gönderilen parayla ilgili, olayın gerçekleştiği tarihte ben yoktum. Dükkanın içinde tesadüfen söylendi. Kabul ettiklerine şahit oldum. Gökhan Böcek’in parası olduğunu söyledi. S. Ç. parayı iki kez getirdiğini söyledi. 2 milyon 300 bin ve 4 milyon 350 bin TL olarak konuşulmuştu. Nurhak Ermiş ile soyadı Maktav olan kişinin hesabına gittiğini söylediler. E.T.Ç ve S.Ç bunu söyledi. Ortada konuştukları S.Ç tarafından nakit getirilen paralar, diğer kişiler üzerinden gönderiliyordu. E.T.Ç o gün bu paranın altın bozdurulması karşılığında gönderildiğini söyledi. Ancak gerçekte bir altın bozdurulması yoktu. Buna karşın bir gider pusulası düzenlendiğini gördüm. Nakit olarak parayı getiren S.Ç’dir, iki seferde parayı o getirdi. E.Ç bizim dükkana gelir oturur çay içer muhabbet ederdi. O gün geldiğinde çok telaşlı ve heyecanlıydı. Patronumuzu dışarıya çağırdı, sadece kendin gel telefonunu bırak dedi. Kuyumculuğa getirildiği konuşulan paralar TL olarak geldiğini düşünüyorum. Paraları görmedim. Ayrıca bu konuya ilişkin düzenlenen evrakları gördüm TL cinsindendi. Hesaba gönderilen para 2 milyon 300 bin yada 2 milyon 350 bin TL’ydi.” dedi.
“PARALARIN NE İÇİN GELDİĞİNİ BİLMİYORUM”
Tanık Burhan K., 2 senedir kuyumculukta çalıştığını belirterek,” Şirketin hesabından Nurhak Ermiş ve Z.B hesabına gönderilen paraların kim tarafından neye dayandığına dair bilgim yok. Şirket sahibimiz gözaltına alındıktan sonra muhasebecimiz E.T.Ç, iş yerine geldi. Normalde haftada bir işyerine gelirdi. Muhasebe işlerine bakardı. Söz konusu paraların şirkete ne için geldiğini ne karşılığında gönderildiğini bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.
“SİYAH ÇANTA VE VALİZLE PARA GELDİ”
Kuyumcu çalışanı tanık Fatih A., 2020 yılından beri ve halen R.K isimli işyerinde tezgahtar olarak çalıştığını söyledi.
2024 yılının mart ayında S.Ç.’nin 2. 5 milyon parayı sırt çantasında getirdiğini anlatan Fatih A., “Parayı teslim aldım, saydım, kasaya teslim ettim. Hiçbir şey söylenmedi. İki gün sonra S.Ç’nin babası E.T.Ç geldi. Heyecanlı bir şekildeydi, patronumla görüştü. Yukarıda ne konuştular onu bilmiyorum. Para hesaba gönderildi. Aynı yılın mayıs ayında bu kez, 4 milyon 350 bin TL valizle para getirdi. Yine ben teslim aldım saydım, kasaya teslim ettim. Bu paranın kasadan hesaptan çıkışının olup olmadığını bilmiyorum. Ancak daha sonradan medyadan paranın Z.B’nin hesabına gönderildiğini öğrendim. Bu paraların ne için getirildiğini, kaynağını, gider pusulasının olup olmadığına, yada kuyum işi yapılıp yapılmadığına dair bilgim yok. Patronumuz E.K tutuklanmadan önce işyerine telaşlı şekilde E.T.Ç geldi. Patronumuzla görüşmek istedi ve telefonunu yanına alma dedi, dışarı da ne konuştuklarını bilmiyorum. E.K benim 1989 yılından beri arkadaşımdır, bana çok güvenir. Bana paranın neden geldiğini S.Ç sorduğumda bana E.K biliyor dedi. Gelen paraların kaynağını bilmiyorum.” dedi.
E.T.Ç VE S.Ç SAVUNMASI
Tanıkların ifadelerinin ardından E.T.Ç, 3 tanıkta birbirinden farklı çelişkili ifadeler verdi. Gayri resmi işlerimiz olmadı. Hiçbir mali müşavir gayri resmi işlere bakmaz. Biz onların resmi işlerine baktık.” dedi.
S.Ç., tanık beyanlarında yorumların havada uçuştuğunu söyledi.




