Son günlerde yaşanan olaylara bakınca insanı insan, bizi biz yapan değerlerin ayaklar altına alındığını görüyorum. Vahim İDDİALAR karşısında “Bizde İFFET VE AHLAK sorunu varmış” demekten kendimi alamadım.

Buradan bir kez daha yazıyorum; Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde yaşandığı ileri sürülen ve Muhittin Böcek’e yönelik FUHUŞ suçlamaları tamamen bir İDDİA!

Bu nedenle şu veya bu isim “SUÇLU” diyemiyorum. Kimseyi de suçlamıyorum. Yargının vereceği kararı bekleyip göreceğiz. O zaman gerçekleri görüp daha net konuşacağız.

Ancak ortaya çıkan fotoğrafa baktığım zaman İFFET ve AHLAK erozyonu yaşandığını net olarak söyleyebilirim. En azından İDDİA sahiplerinin söyledikleri, anlattıkları çarpık ilişkiler bile erozyonun göstergesidir.

Sevgili dostlar; Bugün günlerden cuma ve bugünün anlamına binaen yaşananları, yazılıp çizilenleri, konuşulanları baz alarak İFFET VE AHLAK EROZYONU üzerine bir yazıyı kaleme almak istedim. Belki faydası olur diye!

Asrımızın insanı ciddî anlamda manevî ve ahlâkî bir çöküntü yaşıyor. Bu çöküntünün ciddî bir neticesi olarak da sosyal problemler bir çığ gibi artarak devam ediyor.

İffet; insanın hayâ ve edebe aykırı söz ve davranışlardan sakınması, insanın ahlâkî kirlenmeden ve şehevî çirkinliklerden uzak tertemiz ve nezih bir hayat yaşamasıdır.

İffet; başkasının namusuna göz dikmemek, kendi namusuna başkalarının da yan bakmasına fırsat vermemektir. İffet, hayâ ve edeple iç içe yaşanan nezih hayat şeklidir. İffeti besleyen hayadır. Haya da iffetle beslenir.

İffet ve namus, edeb ve hayâ, iman ve nikâh, şeref ve itibar insanî ve ahlâkî özelliklerdir. Bunlardan mahrum olmak, insanlığı kaybetmekle eş anlamlıdır.

Erkek olsun, kız olsun çocuklara haya, iffet ve namus kavramları tanıtılıp, öğretilmelidir. Çünkü erkeklerin namuslu olmadığı bir toplumda, kadınlar iffetli olmaya devam edemezler. Onun için iffet, erkeğe de kadına da lâzımdır.

Halk arasında “HAYA PERDESİ YIRTILMIŞ” deyimi kullanılır. Şahsiyetimizdeki yüksek insanî değerleri, dış ve iç etkilerden koruyacak bir haya perdesi yoksa, nefsi eğitme imkânı azalmış demektir. Davranışlarımızı frenleyen iffet ve hayadır.

Lider Gazete 777 X 510 Piksel 2026 09 04T003446.487

İffet ve hayânın karşısında, kötülüklerin en büyüklerinde biri olan fuhuş ve zina vardır. Fuhuş ve zina, kötülüğü ve iffetsizliği çok büyük olan söz ve davranışlardır.

Fuhuş, umumî olarak bütün kötülük ve edepsizlikleri içine almaktadır. Fuhuş; akıl ve hikmete uygun olmayan, dine ve insanlığa aykırı olan, bütün nahoş fiil ve halleri işleyerek maddî ve manevî, dünyevî ve uhrevî şeylerin kötü ve hoş olmayanlarını işlemektir. Fuhuşta, medeniyetin esası olan ilâhî, vicdanî ve medenî kanuna aykırılık ve terslik vardır.

İffeti “NEFSİ HAYVANÎ ZEVKLERDEN KORUMAK” diye açıklayan Hazreti Mevlana, bu erdemi kanaat, zühd, gönül zenginliği, cömertlik gibi erdemlerin esası olarak görür ve iffetten yoksun olmanın bütün güzelliklerden mahrum kalmak demek olduğunu belirtir.

Yine Mevlâna’ya göre edep, bedendeki ruh gibidir. İnsanı insan yapan da edeptir. İnsan ile hayvan arasındaki farkı edepte aramak gerektir. Çünkü edep aynı zamanda şeytanın oyununu bozar ve onu kahreder” demiş.

Mevlânâ edebin ne olduğu ile ilgili ise “Ey Müslüman, edep nedir diye arar sorarsan bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül etmektir” ifadelerini kullanmış.

Mevlânâ arkadaş ve dost seçimi sırasında da edepli insanların aranması gerektiğini şu sözlerle vurgulamış; “Er olmayan kaypak arkadaşlara uyma, çevir onların yaprağını! Çünkü onlar sizinle yoldaş olurlarsa saman gibi içsiz bir hale düşerler. Size uymuş görünür, sizinle beraber safa girerler ama sonra kaçarlar, safı da bozar perişan ederler.”

Bu mesele aslında çok derin bir mesele. Onca ilahiyatçı varken bu konuda ahkam kesmek bana düşmez. En azından onların çıkıp bir iki kelam etmesi gerekir. Yoksa bu çöküntünün altında hepimiz kalıp gideriz.

Velhasıl velkelam; Edep ve hayâ insana Allah’ın bir lütfu ve ihsanıdır. Bunu bilelim yeter.