Her yeni gün Türkiye’nin dört bir yanından sosyal medyaya yansıyan şiddet olayları ile karşılaşıyoruz.
“Gücü, gücü yetene” diye bir söz var ya hani tam da o cinsten.
***
Hepsini kaleme almam imkansız ama izlediğimde şok olduğum ve başkası yüzünden insan olmaktan bir kez daha utandığım bir videoyu utana, sıkıla kaleme almak istiyorum.
***
Yer, Eskişehir. Bir tramvay yolculuğunda genç bir kadın ile ileri yaşlarda olan başka bir kadın arasında başlayan yer verme kavgası. Daha doğrusu yer vermeme kavgası.
***
Birkaç dakikalık videoyu izlediğinizde ilk önce aklınızdan geçen şu oluyor: Acaba, sosyal bir deney mi yapılıyor burada? Hani böyle bir saygısızlığa diğer yolcular ne tepki gösterecek ya da olay nasıl tatlıya bağlanacak? diye düşünüyorsunuz o an. Diğer türlüsünü düşünmek yani olayın tamamen gerçek olduğunu bilmek insanlık değerlerimizin öldüğünün kanıtı olarak işleniyor takvime...
Ve maalesef bu yaşanılan olay ne bir sosyal deney ne de bir eşek şakası. Acı ama gerçek!
***
İleri yaşlarda olan kadın, oturan kadından yer istiyor. Sen misin o yeri isteyen? Genç kadından duymadığı hakaret, işitmediği laf kalmıyor teyzenin. Genç kadın bir bir kendi doğrularını yer isteyen kadına en çirkin haliyle sıralıyor.
***
Benim bir anne olarak en çok üzüldüğüm konu ise ne yazık ki genç kadının nefret ve aşağılayıcı bir dille söylemlerini çocuğunun yanında sarf etmesi... Düşünsenize, bir çocuk annesinden yaşlı bir kadına yer verilmemesini annesinden öğreniyor. Hem de annesine göre en haklı gerekçeleriyle!
***
Şimdi bizlere bazı şeyler küçük yaşta yanlış öğretiliyor zaten. Büyüklerinize yer veriniz, büyüklerinize saygı duyunuz gibi... Birine yer vermek için o kişinin benden büyük olmasına gerek yok, birine saygı duymam için o kişinin benden yaş olarak büyük olmasına gerek yok.
***
Mesela ben bir ulaşım aracında yolcuyum, araçta tıka basa dolu diyelim. Ben oturuyorum ama karşımda da yaşça benden küçük lakin ayakta durmakta zorlanan biri var. Yaşının, cinsiyetinin hiçbir önemi olmadan eğer gerçekten o kişinin ayakta duramaması beni rahatsız ediyorsa ben o kişiye yer vermekten gocunmam. Kalkarım ve kişiye yerimi veririm. Belki rahatsız, belki kötü bir gün geçirdi ve ayakta kalmaya mecali yok, belki az önce kötü bir haber aldı, belki de o gün karnı aç kaldı... Ne bileyim insanız ya hepimiz başımıza gün içinde her şey gelebilir.
***
Benim birine yer vermem için yaşımın o kişiden küçük olmasıyla bir ilişkisi olmamalı. Bu insanı bir durumdur. Ve yine toplumda yapılan en büyük yanlışlardan biri de büyüklerine saygı duy. Hayır efendim, saygı duymanın büyüğü, küçüğü olmaz. Dünya üzerindeki tüm canlılar saygı duymayı hak ediyordur ve bunu da yaşla sınırlandırmak bana göre doğru değildir.
***
Ben çocuğuma, benden yaşça küçük olan iş arkadaşıma, yeğenime saygı duyabilmeliyim. Birilerinin fikirlerine saygı duymak için ondan yaş olarak büyük olmak zorunda değilsin. Ya da sadece o senden büyük diye o kişiye saygı duyulmaz. Saygı kişinin kendisine duyduğu öz saygı ile başlar.
***
Ve saygının yaşı olmaz. Saygı bir kalıba sokulup şekillendirilmez. Saygıdan yoksun nesiller yetiştirmemek dileğimle büyük, küçük demeden herkese sevgi ve saygılarımla...