"Reklamın iyisi kötüsü olmaz" demiş 19. Yüzyılda yaşayan ABD’li şovmen P.T. Barnum. Yani, bir bilgi negatif de olsa marka bilinirliği varsa kitlelere erişme sağlanıyor. Bir başka deyişle gündemde kalmayı!
Önceki gün buna benzer bir olay yaşandı. Gazeteci Fatih Altaylı, Antalya’nın simge restoranlarından 7 Mehmet’in adını yalan yanlış bilgilerle de olsa kaleme aldığı yazısı ile Türkiye’nin zihinlerine bir kez daha kazımayı başardı.
Yılların gazetecisi Altaylı, 7 Mehmet’in Antalya Büyükşehir Belediyesi ile yaşadığı kira anlaşmazlığı nedeniyle Antalya Hasan Subaşı Parkı’ndaki işletmesini kapanma kararı aldığını iddia etti. Benzer iddialar geçtiğimiz yılda gündeme gelmiş ve ZİNHAR yalanlanmıştı!
Hemen 7 Mehmet’in üçüncü kuşak temsilcisi Şef Mehmet Akdağ’dan,“Antalya Büyükşehir Belediyesi ile herhangi bir kira anlaşmazlığı yok! Sorun 1950'li yıllardan bu yana bölgeyle ilgili devam eden mülkiyet davasından kaynaklı. Herhangi bir kapanma söz konusu değil” açıklaması geldi.

Fatih Altaylı gibi ünlü gazetecinin araştırıp, sorgulamadan, aslını astarını öğrenmeden bir yazıyı kaleme alması MESLEĞİMİZİN geldiği noktayı açıkça gösteriyor.
Çünkü ne iddia ettiği gibi kira anlaşmazlığı ne de 7 Mehmet’in Antalya’daki işletmesini kapatması gibi bir durum yok! Tamamen uydurma, kulaktan dolma bilgilerle kaleme alınmış bir olay. Düpedüz YANILTICI bilgi!
Fatih Altaylı, “Kaş yapayım derken göz çıkarmış” misali bir yazı kaleme almış. 7 Mehmet’in İstanbul Haliç ve Bodrum tesislerini gündeme getirmek istemiş.
Bereket, Mehmet Akdağ gibi aklı başında biri de konuyu detayları ile açıkladı. Yoksa, bu mevzu “Bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış” atasözüne dönüşecekti!
Her neyse. Yine de “Reklamın iyisi de kötüsü de olmazmış” ama bana göre 7 Mehmet gibi bir markanın böyle gündeme getirilmesi hiç hoş olmamış.
Neyse konu kapandı! Bademli pilava devam.
BİR REKLAMDAN ÖTE!
Fatih Altaylı’nın 7 Mehmet ile ilgili yaptığı algı mıdır reklam mıdır bilinmez. Lakin ATV’de yayınlanan ‘KİM MİLYONER OLMAK İSTER’ programında öyle şeyler oldu ki. Reklamın ötesinde hak edene verilen değer ortaya çıktı.
Programa yarışmacı olarak katılan Cihan Topal! Türkiye’nin ilk ÇİFT KOL NAKİLLİ ismi!

25 Eylül 2010’da Prof. Dr. Ömer Özkan ile birlikte eşi Rektör Prof. Dr. Özlenen Özkan ve müthiş ekibiyle yapılan bir operasyon. Bu olay Türkiye’nin ilk çift kol nakli olarak tarihe geçerken Cihan Topal’a da çocuğunun elinden tutabilmenin imkanını vermişti. Ve işte bu isim yarışma programında soruları cevaplarken konu nakile geldi.
Cihan Topal anlattıkça Oktay Kaynarca şaşkınlığını gizleyemedi. Cihan’ın kollarına bakan Kaynarca, operasyonu gerçekleştiren ekibe alkış gönderip organ nakline dikkat çekti.

Tam 16 yıl sonra Türkiye için önemli bir olayın tekrar gündeme gelmesi, Cihan’ın hikâyesini milyonların önünde kendi cümleleriyle anlatması REKLAM değil GURUR verici oldu.
Cihan’ın ÇİFT KOL NAKLİ, Akdeniz Üniversitesinde gerçekleştirilen ilk yüz ve ilk rahim nakli gibi tıp tarihine geçen başka öncü operasyonlarına da yolu açtı.
Her birinin arkasında büyük bir bilimsel birikim, cesaret, özveri ve çok güçlü bir ekip ruhu var. İşte ATV’de yaşanan bu mevzu REKLAMDAN ÖTE’ye geçen bir minnet duygusu oldu.
Velhasıl velkelam; Prof. Ömer Özkan ve eşi Rektör Özlenen Özkan ile bu ekipte yer alanlarla ne kadar gurur duysak azdır. Allah uzun ömürler versin ki daha nice hayatlara dokunsunlar.