Bugün sizlere biraz DUYGUSAL biraz da İBRETLİK bir konudan bahsedeceğim. Hüzünlü bir AŞK hikâyesinden DERT sahibi olmuş bir kadına (anneye) uzanan hikâyeden!
Konunun kahramanlarından birisi cezaevinde tutuklu bulunan ve bir dönemin TOROSLARIN EVLADI olarak tanıtılan Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Muhittin Böcek!
Konunun diğer kahramanı ise Kemer’in soylu ailelerinden MİNTALARIN kızı Havva! Muhittin Böcek’in eski eşi oğlu Gökhan’ın annesi Havva Minta!
Bu ikilinin aşkları, nişanlılık döneminde Havva Minta’nın geçirdiği talihsiz kaza sonrası bir ayağının AMPUTE edilmesi ve buna rağmen Muhittin Böcek ile evliliğe uzanan hayatları!
Yaşanan talihsiz kazaya rağmen dillere destan olan aşkları ile örnek gösterilen bir çift olan HAVVA-MUHİTTİN aşkından doğan bir çocuk. Gökhan Böcek!
Evet sevgili dostlar; Bu ikilinin aşkları Gökhan ile perçinleşirken ailenin üzerinde KARABULUTLAR dolaştı. Havva hanım, ilk olarak Haziran 2012'de GÖĞÜS (MEME) KANSERİNE yakalandı.

O dönemde Konyaaltı Belediye Başkanı olan Muhittin Böcek, eşi Havva hanıma büyük destek olup moral vererek birlikte savaşıp kanseri yenmesini sağladı.
Muhittin Böcek, takvimler 17 Ağustos 2020’yi gösterdiğinde koronavirüs tedavisi nedeniyle hastaneye yattı. Toplam 108 gün yoğun bakımda entübe edilerek tedavi edildi. Akdeniz Üniversitesi Hastanesi'nden 4 Aralık 2020'de taburcu edildi. Dile kolay 108 gün değil mi?
Başta Havva hanım ve sevenlerinin duası, doktorların üstün çabası ile hayata tutunan Muhittin Böcek tekrar görevine yani Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine döndü.

Ne oldu, ne yaşandı bilinmez ama aşkları dillere destan olan MUHİTTİN-HAVVA çiftinin sessiz sedasız boşandıkları duyuldu. Tam tarih belli değil amma muhtemelen covid sonrası!
Muhittin Böcek'in Temmuz 2025'te tutuklanmasının ardından Havva Minta bir kez daha gündeme geldi. Havva hanım, KANSER TEDAVİ görmesi nedeniyle mümkün mertebe olaylardan uzak durmaya çalıştı.
Kendisini en son duruşmada görmüş ve peş peşe koltuklarda oturduğumuz için ara ara sohbet etmiştik. Özellikle oğlu Gökhan’ın durumuna çok üzüldüğünü söylemişti Havva hanım. Tabi yazılmamak kaydı ile bir çok konuyu da!
O zamanlar pek keyfi yoktu. Gökhan Böcek’in tutukluluk halinin devam edeceği açıklanınca ana yüreği bu ya, “OĞLUMMMM” diyerek GÖZYAŞLARINA boğulmuştu Havva Minta! Gördüklerim bana, “Ağlarsa anam ağlarlar gayrısı yalan ağlar” sözünü hatırlattı.

Bir sonraki duruşmada kendisini göremeyince yakınlarına sorduğumda “BİRAZ RAHATSIZ” demişlerdi. Ancak biraz deşeleyince Havva hanımın illet, evlerden ırak o kötü hastalığının (kanser) tekrar nüksettiğini öğrenmiştim. Üzülmemek elde değil!
Önceki gün Havva hanımın yaşadığı zorlu süreç Muhittin Böcek’in sanal medyadaki, “Şimdi de Havva Hanıma 2. defa kanser teşhisi konulmuş. Çok üzgünüm Allah yardımcısı olsun. Oğluma ve bana ihtiyacı olsa da ne yazık ki 13 aydır ailemden, torunum Muhittin Aslan’dan, sevdiklerimden, şehrimin güzel insanlarından ayrıyız. Dört duvar arasından dua etmekten başka bir şey yapamıyoruz. Hayatımın hiçbir döneminde kendimi bu kadar acılı ve üzgün hissetmemiştim. Oğluma, aileme, sevdiklerime zaman ayıramadığım için özür af ola… “ ifadeleri kamuoyuna yansımış oldu.
Dillere destan bir aşktan paramparça bir aileye. Biri hastanede biri hapishanede! Yapılanlar, yaşanan vs.vs. hepsi boş. İnsan, “DEĞERMİYDİ” diye kendine sorası geliyor.
Şimdi şöyle bir bakıyorum da mal, mülk, şöhret hepsi boş. Önemli olan tek şeyin SAĞLIK olduğu gerçeği! Havva hanımı uzun yıllardır tanırım. Dirayetli bir kadındır. Tıpkı ilk teşhis konulduğunda o illeti nasıl alt etsiyse şimdi de alt edecektir.
Velhasıl velkelam; Sağlık, varlıklı olmaktan değerlidir demiş büyüklerimiz. Kalın sağlıcakla.