Antalyaspor’da artık beklemenin, oyalamanın, günü kurtarmanın zamanı geçti. Her hafta başka bir sorunla uyanan, saha içinde puan kaybeden, saha dışında yönetim tartışmalarıyla boğuşan bir kulübün daha fazla savrulmaya tahammülü kalmadı. Bu takım Süper Lig’den düştü. Şimdi 1. Lig’de yeniden ayağa kalkması gerekirken, daha sezonun başında yine aynı girdabın içine çekiliyor. Bir tarafta transfer yasağı ve FIFA dosyaları, diğer tarafta kongre ve başkanlık tartışmaları… Ortada ise ne yazık ki bütün bu tartışmaların faturasını ödeyen Antalyaspor var.
_google_ers_1788038728.png)
***
Sezonun ilk iç saha maçında 4-3’lük galibiyet geldiğinde herkes biraz olsun umutlandı. Taraftar, “Belki bu kez farklı olur” diye düşündü. Sonrasında gelen kötü sonuçlar o umudu da törpüledi. Sahadaki mücadele kadar kulübün geleceğine ilişkin belirsizlik de can sıkıyor. Antalyaspor’un bugün en büyük sorunu birkaç maçta alınan sonuçlardan çok daha büyük. Çünkü kulübün geleceği konusunda ciddi bir güven problemi oluşmuş durumda.
***
Tribünlerin boşalmasının, taraftarın küsmeye başlamasının altında da bu yatıyor. Antalyaspor taraftarı takımından vazgeçmek istemiyor. Yıllardır bu kulübün peşinden giden insanların bugün stada gelmek için bile isteksiz hale gelmesi üzerinde ciddi ciddi düşünülmesi gereken bir durum. Taraftarın gönlü alınmadan, şehir yeniden takımla bütünleşmeden bu işin düzelmesi kolay olmayacak. İnsanlara her sezon aynı sözleri söyleyip sonra aynı sorunlarla karşı karşıya kalırsanız, bir noktadan sonra kimse o sözlere kulak vermez.
***
Antalyaspor’un artık açıklamalardan çok icraata ihtiyacı var. Transfer tahtası ne zaman açılacak? FIFA dosyaları nasıl çözülecek? Kulübün borç yükü nasıl yönetilecek? Takımın kadro planlaması nasıl yapılacak? Bu soruların hepsinin somut cevapları ortaya konulmalı. Taraftar artık “çalışıyoruz”, “görüşmeler sürüyor”, “önümüzdeki günlerde açıklayacağız” cümlelerini duymak istemiyor.
_google_ers_1788038741.png)
***
Şimdi kulübün önünde bir de kongre tartışması var. Başkanlık için Levent Ördek’in isminin gündeme gelmesiyle birlikte Antalyaspor’da yeni bir dönem tartışması da başladı. Kim gelecek, kim gidecek, yönetim değişecek mi, mevcut yönetim devam edecek mi derken sezonun kritik haftaları gelip geçiyor. Antalyaspor üzerinden kişisel hesaplaşmalar yapılacaksa, bu kulüp daha çok yara alır. Koltuk hesabı yapılacaksa, kaybeden yine Antalyaspor olur. Birileri birbirine üstünlük kurmaya çalışırken sahadaki takım puan kaybeder, tribündeki taraftar biraz daha uzaklaşır, kulübün itibarı biraz daha yıpranır. Bunun sonunda kim kazanır? Hiç kimse.
***
O yüzden artık kim gidecekse gitsin, kim gelecekse bir an önce gelsin. Fakat gelecek olanın ne yapacağını çok açık biçimde anlatması gerekiyor. Antalya da artık kenara çekilip olup biteni seyretmemeli. Şehrin iş dünyası, yöneticileri, kurumları ve futbolun içindeki herkes elini taşın altına koymalı. Herkesin konuştuğu, kimsenin çözüm üretmediği bir ortamdan çıkmak gerekiyor.
_google_ers_1788038755.png)
Antalyaspor’un yeniden Süper Lig’e çıkması için önce kulübün kendi içinde ayağa kalkması gerekiyor. Bunun yolu da belli. Mali tabloyu düzeltmek, transfer problemlerini çözmek, doğru kadroyu kurmak, sportif aklı yeniden oluşturmak ve taraftarla kulüp arasındaki bağı güçlendirmek...
Bu işin lamı cimi kalmadı. Kulübün ne vizyonu kaldı ne de ayakta duracak mecali! Çünkü bu gidişatın sonu iyi görünmüyor...