Sevgili okurlar;

Antalyaspor’un Pendikspor karşısında sahadan 3-2 gibi ağır bir yenilgiyle ayrılması, kulüpteki tüm romantik söylemleri yerle bir etmiştir.

*

Yeni bir dönemin kapısı aralanırken taraftarın coşkuyla tribünleri doldurması bekleniyordu. Maalesef stadyumda sesler cılız kaldı, seyirci sayısı adeta yok denecek kadar azdı. Bu durum sadece sahadaki skora gösterilen bir tepki olarak okunamaz. Ekonomik şartların ortada olduğu bir dönemde bilet fiyatlarının tırmandırılması, maça gitmek isteyen ama bütçesi elvermeyen taraftarı dışarıda bıraktı. Takımın desteğe en çok ihtiyaç duyduğu, yeni kurulan kadronun moral aradığı günde tribünlerin boş kalması yönetimin şapkayı öne koyup düşünmesi gereken birinci meseledir. Camiayı kucaklamak yalnızca transfer tahtasındaki dosyaları kapatmakla bitmiyor; o tribünleri dolup taşıracak, taraftarın cebini yakmayacak adımları atmak da gerekiyor.

*

16 FIFA dosyasının çözülmesi, mali yükün altına girilerek Güray Vural, Pedrinho ve Ufuk Akyol gibi isimlerin transfer edilmesi kıymetli adımlardır. Yönetim önemli bir sorumluluk aldı. Buna rağmen Pendikspor karşısında ne oynadığını bilmeyen, savunması çöken ve hücumda varlık gösteremeyen bir takım izledik. Yeni oyuncuların sisteme uyum sağlayacağı, biraz zamana ihtiyaç olduğu biliniyor. Savunmadaki dikkat dağınıklığı ve hücumdaki beceriksizlik bu seviyede ağır faturalar kesiyor.

*

Burada bir parantez de teknik direktöre açmak gerek diye düşünüyorum. Bülent Korkmaz’ın maçın ikinci yarısının hemen başında defans oyuncusunu oyundan alıp yine yerine defans oyuncusu sokması akıl alır gibi değildi. Madem yeni transferler henüz hazır değil, fiziksel veya taktiksel olarak o seviyede değil; o halde sezon başından beri alıştığın, takımı tanıyan iskelet kadroyu neden alelacele bozuyorsun? Kulübenin panikle hamle yapması, sahada zaten ne yapacağını bilmeyen takımı ve savunma kurgusunu tamamen darmadağın etti.

*

Başkan Mustafa Ergün’ün forvet, savunma ve kanat bölgelerine takviye yapılacağını açıklaması, kadro planlamasındaki eksiklerin net bir itirafıdır. Zaten asıl mesele de burada başlıyor. Sezon başında doğru kurulamayan kadro mühendisliği, transfer tahtası açıldıktan sonra yapılan panik hamleleriyle yamanmaya çalışılıyor. Ufuk Akyol gibi takımı bilen oyuncuların form tutması orta sahayı rahatlatabilir; peki ya tribünle kurulan bağ ne olacak? Yönetim transfer hamleleriyle sahayı güçlendirmeye çalışırken, bilet fiyatlarıyla taraftarı küstürdüğünü fark etmeli.

*

Futbolda dünün hesabı uzun tutulmaz, bugün kaybeden yarın kazanabilir. Önemli olan düştükten sonra ayağa kalkabilmektir. Fakat ayağa kalkarken omuz verecek kitleden yoksun kalmak işleri iki kat zorlaştırır. Antalyaspor teknik heyeti Pendikspor maçındaki hatalardan ders çıkarmak zorunda. Aynı hatalar tekrarlanır, mücadele seviyesi düşük kalır ve tribünler boş kalmaya devam ederse bu sezonun hikayesi hayal kırıklığından öteye gitmez.

Zaman daralıyor; hem sahada toparlanma vakti hem de taraftarla barışma zamanı.