Seçim zamanı yaklaştıkça partileri heyecan sarmaya başladı.

AK Parti bildiğiniz gibi.

İşinde gücünde.

Onların derdi ülkeyi içinde bulunduğu sıcak bölgede nasıl ederim de milletimi savaştan uzak tutarım.

Nasıl ederim de halkıma hizmeti daha iyi yaparım.

Daha nasıl ederim de askeri gücümü havada, karada, denizde en güçlü hale getiririm.

Ak partinin derdi işte bunlar.

Bir zamanların ana muhalefet partisi CHP ise:

“Neyi, nasıl ederim de Yeni partiye daha fazla milletvekilinin gitmesini önlerim?”

“Daha nasıl ederim de partinin öylece bölünmesini önlerim?”

“Daha ne yapayım da üyelerimin yeni partiye gitmesini önlerim?”

Yeni partinin derdi ise:

“Daha nasıl ve ne ederim de CHP de kalan milletvekillerini buraya çekerim?”

“Daha ne yapayım da CHP’li

Belediye Balkanlarını buraya geçireyim?”

“Daha ne ederimde elime geçirdiğim ülkenin ana muhalefet partisi konumunda kalayım?”

Veee …

Asıl sıkıntı burada devreye giriyor.

CHP diyor ki:

“Kimi aday göstereyim ki Erdoğan’ı alt edeyim“

“Kimi bulayım ki Erdoğan’a gidecek oyları bize çekeyim?

“En güçlü aday kim olabilir ki CHP’den Yeni partiye kayacak olan oylarımızı bizim aday bize çeksin”

CHP bunu düşünedursun.

Yeni partide çiçeği burnunda genel başkan Özgür Özel CHP’yi öyle kafasına takmış ki bir türlü oradan başını kaldırıp kendine gelemiyor.

Aklı hala orda.

Gelemiyor ama bir türlü de yaklaşan seçim de kimi cumhurbaşkanı adayı yapacak onu düşünüyor.

İmamoğlu’ndan cumhurbaşkanı adayı olmayacağını o da biliyor.

Biliyor ama dillendiremiyor.

Sanırım öyle bir arayışta da şimdilik değil.

Partisini oturtma çalışmalarında şimdilik.

Geziyor il.

Bu gün burada yarın şurada öbür gün öbür tarafta.

Bir koşturmacadır gidiyor.

CHP tek başına hiçbir şey olmayacağının farkında.

Şimdilik sıradan bir parti konumunda.

Özel de bunu biliyor.

Küçük partilere kancayı nasıl atarım hesaplarında.

Aynı hesabı CHP de yapıyor.

Hani, atalarımız demişler ya:

“Koyun can derdinde, kasap yağ derdinde”

*. *. *.

Bulunduğumuz bölge ateş çemberinde.

Erdoğan “Nasıl ederim de bu ateşin ülkeme sıçramasını önlerim” hesabında.

Dışarıda her taraf yangın yeri.

Muhalefet hiç oralı değil.

Bir iki basit cümle ile olayı geçiştiriyorlar.

Kendiler parçalanma, bölünme, silinme, kazanma, kaybetme hesaplarındalar.

Oysa, maazallah, ülkeye bir kıvılcım sıçrasa ki İsrail “Bunu nasıl yaparım” hesabında.

Eğer o kıvılcım bir sıçrarsa o zaman ne Yeni partisi kalır ne CHP’si.

*. *. *.

Partiler seçimi düşünüp cumhurbaşkanı adayı olarak kimi öne çıkarmayı düşünüyorlarsa bunda acele etmelerini öneririm.

Çünkü seçim hiç te uzak değil.

İştahları kabarık bu konuda ama bakalım adayları kim olacak.

CHP de ve Yani parti de genel başkanları aday olmayacağına göre!

CHP’nin adayı öne çıkarsa Yeni parti ona destek verir mi?

Yoksa Yeni partinin adayı güçlü bir isim olursa CHP ona destek olur mu?

Bu konuda AK parti rahat.

CHP de umutlu olan isim M. İnce olur mu?

Yeni parti de Özel aday olur mu?

Bekleyelim ve görelim.

*. *. *.

“CHP biziz” demişler Yeni partililer.

Bunu diyenlere sormazlar mı?

“Siz CHP’li iseniz kurduğunuz o parti neyin nesi?”

“CHP’den seçilip sonra yeni kurulan partiye gidenler nasıl CHP’li oluyor?

Gerçekten çok ilginç bir sahiplenme bu.

Hem CHP’den ayrıl hem “Asıl CHP’li biziz” de.

Bu nasıl bir mantık?