Geçtiğimiz pazar günü Antalya’da iki önemli spor organizasyonu aynı güne denk geldi.
Bir tarafta 674. Tarihi Elmalı Yağlı Güreşleri’nin final heyecanı, diğer tarafta TFF 1. Lig’de mücadele eden Antalyaspor’un sahasında Sivasspor’la oynadığı kritik karşılaşma vardı.
Öncelikle Elmalı’da düzenlenen organizasyona emek veren herkesi, altın kemerin sahibi olan Orhan Okulu’nu da tebrik ediyorum. 674 yıllık bir geleneği yaşatmak hepimiz için gurur verici.
Ancak aklımda bir soru var:
Antalya’nın tüm protokolü neden Elmalı’daydı?
Elmalı ile Antalya’nın merkezi arasında yaklaşık 112 kilometre var. Yaklaşık 1,5 saatlik bir mesafe…
Elbette herkes Elmalı’ya gitmesin demiyorum. Ancak başkanların Elmalı’daki programa katıldığı bir günde, en azından başkan vekilleri, yardımcıları veya kurumların diğer yetkilileri Antalyaspor’un maçında şehri temsil edemez miydi?
Herkesin Elmalı’da olması şart mıydı?
Mesele iki organizasyondan birini tercih etmek değil. Mesele, Antalya’nın iki önemli değerine aynı anda sahip çıkabilmek.
Çünkü Antalyaspor da bu şehrin bir değeri.
Hem de bugün, belki de her zamankinden daha fazla desteğe ihtiyacı olan bir değeri.
BU TAKIM KİMİN?
Antalyaspor iyi gününde değil. Alınan sonuçlar ortada. Taraftarın da yönetime ve takıma yönelik eleştirileri var.
Ancak kötü günde takımın yanında olmak daha önemli değil mi?
Bir takım yalnızca kazandığında desteklenecekse, bunun adı gerçek destek olmaz.
Bugün Antalyaspor ekonomik ve sportif anlamda zor bir süreçten geçiyor. Yönetimi, teknik heyeti ve futbolcularıyla ayağa kalkmaya çalışıyor.
Peki, bu süreçte kim yanında olacak?
ÖKSÜZ BIRAKMAYIN
Bazen Antalyaspor’u gerçekten öksüz ve yetim bırakılmış gibi görüyorum.
Taraftarın ilgisi azalıyor, sonuçlar yüzleri güldürmüyor, kentin ileri gelenlerinin desteği ise yeterince hissedilmiyor.
Üstelik bu durum sezon başladığından beri böyleydi.
Elbette eleştirelim.
Ama sahip de çıkalım.
Çünkü Antalyaspor sadece bir futbol kulübü değil; Antalya’nın marka değerlerinden biri.
674.Tarihi Elmalı Yağlı Güreşleri elbette yaşatılmalı. Ata sporumuza sahip çıkılmalı.
Ama Antalyaspor da unutulmamalı.
Sonuçta mesele 112 kilometre değil.
Mesele, o 112 kilometrelik mesafede Antalyaspor’un yalnız bırakılmaması.
Bugün sahip çıkmazsak, yarın çok geç olabilir.