Türk sporunda aynı dönemde iki farklı hikayeyi bir arada yaşadık. Bir tarafta sahaya çıktığı her maçta inancını, mücadelesini ve takım ruhunu ortaya koyan Filenin Sultanları vardı. Diğer tarafta ise yıllardır beklediğimiz büyük turnuva başarısına yine ulaşamayan A Milli Futbol Takımımız…
***
A Milli Kadın Voleybol Takımımız, 2026 FIVB Milletler Ligi finalinde Brezilya karşısında sergilediği mücadeleyle yalnızca bir kupa kazanmadı, milyonlara büyük bir gurur yaşattı. İlk seti kaybetmesine rağmen oyundan kopmayan, baskıyı hissettiği anlarda daha da güçlenen Sultanlar, Brezilya’yı 3-1 mağlup ederek VNL’de ikinci kez şampiyonluğa ulaştı.
***
Bu başarı, tesadüfün değil yıllardır süren planlı çalışmanın, altyapıya verilen önemin ve sporcuların ortaya koyduğu fedakarlığın sonucu. Filenin Sultanları artık dünya voleybolunun en güçlü ekipleri arasında yer alıyor. Sahaya çıktıklarında sadece bir maç oynamıyor, milyonların desteğini ve beklentisini de omuzlarında taşıyorlar.
***
Sultanlar’ın en önemli farkı ise zor anlarda verdikleri reaksiyon. Kaybedilen bir setin ardından oyundan düşmek yerine yeniden ayağa kalkmaları, takım olmanın ne demek olduğunu gösteriyor. Brezilya karşısında da bunu bir kez daha gördük. İnanç, disiplin ve mücadele birleştiğinde Türk sporunun neler başarabileceğine tüm dünyaya gösterdiler.
***
Ancak aynı dönemde futbol tarafında ise farklı bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Türk futbolunun en büyük hedeflerinden biri olan Dünya Kupası yolculuğunda A Milli Futbol Takımımız beklenen başarıyı ortaya koyamadı. Yıllardır hasret kaldığımız büyük turnuvalarda kalıcı olma hedefi yine ertelendi.
***
Futbolumuzda yetenekli oyunculara, büyük bir taraftar desteğine ve önemli bir potansiyele sahip olmamıza rağmen istikrar sorununu aşamıyoruz. Kısa vadeli başarı beklentileri, sık teknik adam değişiklikleri ve altyapıdan yeterince oyuncu yetiştirememe problemi, milli takım seviyesinde karşımıza çıkmaya devam ediyor.
***
Filenin Sultanları’nın başarısı aslında bize önemli bir mesaj veriyor. Başarı; günü kurtaran hamlelerle değil, uzun vadeli planlama, doğru yönetim ve sistemli çalışmayla geliyor. Voleybolda kurulan yapı, bugün dünya şampiyonlukları ve kupalarla karşılığını veriyor.
***
Futbolda da aynı kararlılığa, aynı sabra ve aynı sisteme ihtiyaç var. Çünkü Türkiye’nin futbol potansiyeli de voleyboldaki kadar büyük. Ancak bunun için sadece yıldız oyunculara değil, güçlü bir altyapıya, doğru stratejiye ve sürdürülebilir bir anlayışa ihtiyaç duyuluyor.
***
Bugün Filenin Sultanları’nın zaferini kutlarken, bu başarının arkasındaki anlayışı örnek almalıyız. Türk sporunun geleceği, günü kurtaran başarılarla değil, kalıcı bir sistem kurmakla şekillenecek.
***
Sultanlar bize zirveye nasıl çıkılacağını gösterdi. Şimdi sıra diğer branşlarda da aynı başarı hikayelerini yazabilmekte…