Antalya futbolunda hafta sonu birbirinden çok farklı iki tablo ortaya çıktı. Bir yanda TFF 1. Lig’de üst üste ikinci yenilgisini alan Antalyaspor, diğer yanda Süper Lig’de Beşiktaş gibi güçlü bir rakibi 1-0 mağlup ederek 4 puana ulaşan Alanyaspor…

Rakamlar da aslında iki takım arasındaki mevcut ruh halini anlatmaya yetiyor. Antalyaspor, Pendikspor karşısında 2-0 geriye düştü, büyük bir reaksiyon göstererek skoru 2-2’ye getirdi ancak sahadan 3-2 mağlup ayrıldı. Kırmızı-beyazlılar böylece ilk üç haftada iki yenilgi almış oldu.

Alanyaspor ise teknik direktörü Joao Pereira yönetiminde Beşiktaş karşısında disiplinli bir oyun ortaya koydu. Nuno Lima’nın 73. dakikadaki golü turuncu-yeşillilere 1-0’lık galibiyeti getirirken, Alanyaspor puanını 4’e yükseltti.

Antalyaspor’da zaman daralıyor

Antalyaspor açısından artık meselenin yalnızca alınan sonuçlar olmadığını görmek gerekiyor.

Takım mücadele ediyor, hatta Pendikspor karşısında 2-0’dan dönerek karakter de gösteriyor. Ancak sezon başında kadro yapılanmasının tamamlanamaması, yeni oyuncuların zamanında takıma katılamaması ve transfer yasağı nedeniyle yaşanan sıkıntılar, sahadaki tabloyu doğrudan etkiliyor.

FIFA tarafından Antalyaspor’a üç dönemlik transfer yasağı uygulanmıştı. Kulüp yönetimi bu süreci çözmek için yoğun mesai harcadı ve sonrasında bazı oyuncuların lisanslarının çıkarılmasıyla kadro takviyelerinin önü açıldı. Güray Vural, Pedrinho, Francis Nzaba, Ufuk Akyol ve Ahmet Sağat gibi isimler bu süreçte kadroya dahil edilen oyuncular arasında yer aldı.

İşte tam da burada kritik soru ortaya çıkıyor:

Bu transferler neden daha erken yapılamadı?

Çünkü futbolun gerçeği basit. Yeni bir teknik direktör, yeni bir kadro ve yeni bir hedef belirliyorsanız, oyuncuların birbirine alışması için zamana ihtiyacınız var. Ligin ilk haftaları da bu uyumun sağlanabileceği en değerli dönem.

Antalyaspor bugün sadece puan kaybetmiyor; aynı zamanda zaman kaybediyor.

2-0’dan dönüş umut verdi ama yetmedi

Pendikspor karşılaşmasının bir başka yönünü de göz ardı etmemek gerekiyor.

Antalyaspor 2-0 geriye düştükten sonra maçı bırakmadı. Skoru 2-2’ye getirdi. Bu, takımın tamamen koptuğunu söylemek için erken olduğunu gösteriyor.

Ancak 2-2’den sonra üçüncü golün gelmesi, savunma zaaflarının ve takımın henüz tam anlamıyla oturmadığının da göstergesi.

Bu nedenle Antalyaspor için önümüzdeki haftalar sadece puan toplama haftaları değil, takımın gerçek kimliğini bulma haftaları olacak.

Alanya’da işler farklı

Alanyaspor cephesinde ise tablo şimdilik daha sakin.

Sezonun ilk haftasında beraberlik, ikinci haftada Beşiktaş galibiyeti… Üstelik bu galibiyet yalnızca skor tabelasında yazan 3 puandan ibaret değil.

Alanyaspor, Beşiktaş karşısında savunma disiplinini korudu, rakibine net fırsatlar vermemeye çalıştı ve doğru zamanda duran toptan golü buldu. Nuno Lima’nın kafa golüyle gelen galibiyet, turuncu-yeşillilere 3 puanı getirdi.

Teknik direktör Joao Pereira’nın maç sonrasında söylediği “Bugünkü galibiyet sadece 3 puan. Önümüzde 32 maç daha var” sözleri de aslında Alanyaspor’un mevcut havasını özetliyor.

Sevinç var ama rehavet yok.

İki takım, iki farklı hikaye

Antalya’nın iki profesyonel takımına baktığımızda bugün ortaya çok net bir kontrast çıkıyor.

Alanyaspor’da plan, istikrar ve özgüven ön plana çıkıyor.

Antalyaspor’da ise zamanla yarışan bir yapılanma var.

Elbette daha sezonun başındayız. Üç maç üzerinden kesin hüküm vermek doğru olmaz. Alanyaspor’un da önünde çok uzun bir maraton var. Antalyaspor’un da toparlanmak için yeterli zamanı bulunuyor.

Fakat Antalyaspor’un bu zamanı doğru kullanması gerekiyor.

Çünkü futbol bazen sadece ne kadar iyi olduğunuzla değil, ne kadar erken hazır olduğunuzla da ilgilidir.

Antalyaspor’un artık transfer sürecini bir an önce tamamlayıp, yeni oyuncularını sahaya sürmesi ve teknik heyetin elini güçlendirmesi gerekiyor.

Alanyaspor ise şimdilik başka bir hikaye yazıyor:

Az konuşuyor, sahada karşılığını veriyor.

Antalya futbolu açısından temennimiz, iki takımın da sezon sonunda yüzleri gülen taraf olması. Ancak bugünkü fotoğrafa baktığımızda, Alanya’da ışıklar yanıyor, Antalya’da ise alarm zilleri çalıyor.