Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli, dünkü grup toplantısında şöyle dedi:

“Gerçek yüreklilik bilek gücü veya kas birikimiyle değil aklın ve ahlakın adalet çizgisinde sapmadan ve savrulmadan ilerleyişiyle tecelli edecektir.”

Bir önceki toplantıda da ‘ahlak’ vurgusunun öne çıktığı konuşmasında şu çağrıyı yapmıştı:

“Topyekûn bir mücadele başlatmalıyız.Hiç kimsenin gözünün yaşına bakamayız, bakmamalıyız.Kafa kafaya vererek milli ahlak reformu hazırlayıp bunu da tatbik etmeliyiz.Millî ahlâk milletin kurtuluşudur.Milli ahlaktan uzaklaşmak milli ruhu kaybetmekle eşdeğerdir.Ahlaki iflas bir nevi ölümdür.”

MHP Genel Sekreteri ve Bursa Milletvekili İsmet Büyükataman da geçen haftalarda İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında uyuşturucu, kumar ve şiddet vakalarına değinirken “Kaybedecek bir tane bile evladımız yoktur” demiş ve Bahçeli’nin ‘Milli Ahlak Reformu’ çağrısının gerekliliğini vurgulamıştı.

***

MHP’nin toplumsal gerçekliğe ayna tutan bu yaklaşımının kaynağı elbette ki sahadaki varlığıdır.

Örneğin Muhammet Tekin’in başkanlığındaki Bursa teşkilatları, toplumun hemen her katmanın derdini dinleyip çözümü için aracı oluyor.

Bursa ve Bursalı ne istiyor ve neye ihtiyaç duyuyor ise MHP teşkilatları, tüm kademeleriyle vatandaşın taleplerinden yana hizalanıyor.

Son dönemde ‘Hayırlı Günler Komşum, Derdin Derdimizdir’ buluşmaları, sahanın mesajlarının Başkent’te yankı bulmasına ve politikalara dönüşmesine hizmet etti, ediyor.

Mesela, vatandaş devletten implant tedavisi istiyor. Sahadan aldığı bu mesajı MHP, Meclis’e taşıyor ve vatandaşın ihtiyaç duyduğu implant tedavisi kanun teklifi veriyor. Vatandaş bunu görüyor, biliyor ve takip ediyor. Diğer dertlerini takip ettiği gibi…

Öte yandan son dönemde özellikle ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi bağlamında ‘MHP’nin yeniden kendini anlatma zorunluluğu’ içinde olduğunu düşünenlerin aksine sahadan net mesajlar alınıyor.

Zamanın daima Bahçeli’yi haklı çıkardığını gören vatandaş, gönlü de derdini de bu teşkilatlara açmaktan geri durmadığı gibi aynı saflarda yer almanın her fırsatını değerlendiriyor.

***

Salon siyasetçilerinin retorik gücünü artırmak adına bir istismar olgusuna dönüştürdüğü ahlak, MHP’de sözde birtemsilden öte ete kemiğe bürünüyor.

Ahlak için acizane kendimce temel şart gördüğüm ‘ilke ve eylem tutarlılığı’ bağlamında MHP’nin tavizsiz olduğuna da kamuoyuna yansıyan haberlerle hep birlikte şahitlik ediyoruz.

Sadece üst kademelerde değil temelde ‘ahlak’ inşası için mücadele edildiğini görüyoruz.

Geçen hafta sonu Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Merkezi’nin düzenlediği bir programa davetli olarak katıldım.

Marmara Bölgesi illerini kapsayan Ortaöğretim Teşkilatları Arası Bilgi Yarışması, Ülkü Ocakları Bursa İl Başkanlığı ev sahipliğinde tertip edildi.

Genel Başkan Ahmet Yiğit Yıldırım’ın katıldığı programda Bursa İl Başkanı Nurtaç Usta ve teşkilatları gibi katılımcı illerin başkan ve teşkilatları da hazır bulundu.

MHP İl Başkanı Muhammet Tekin, İl Başkan Yardımcısı Sertaç Yurdacan, MHP Büyükşehir Grup Sözcüsü İsmail Şenol da programdaydı…

***

Hınca hınç dolu salona hitap eden Ahmet Yiğit Yıldırım, kürsüdeki hakimiyetiyle etkileyici bir konuşmaya imza attı.

Cesaret, bilgi ve ahlak temeline vurgu yapan Başkan Yıldırım, şöyle dedi:

“Bugün yeni bir cepheyle de karşı karşıyayız. Bu cephe tankla tüfekle gelmiyor. Bu cephe uyuşturucuyla, alkolle, sanal kumarla ve dijital bağımlılıkla geliyor. O yüzden gençlerimizi bunlardan da korumak mecburiyetindeyiz. Bir gencimizi uyuşturucuya teslim etmek aslında bir vatan toprağını kaybetmekten farksızdır. Bugün bir gencimizi kurtarmak aslında bir aileyi, bir mahalleyi, bir geleceği kurtarmaktır. Ülkü Ocakları olarak gençliğimizin geleceğine yönelik çalışmaları bu anlamda bu alanda olduğu gibi gösteriyoruz.”

Salonda her yaştan Ülkücü, bu sözleri alkışladı. Sadece Ülkü Ocakları’na değil ‘toplumsal sorumluluk’ hisseden her vatandaşa bu kavrayıştan nasiplenme çağrısında bulunuyorum.

Yıldırım’ın konuşması sonrası yarışmaya geçildi. Farklı illerden gelen gençler, doğru cevapları verebilmek için ter döktü. Heyecanları görülmeye değerdi. Bilemeyenlerin mahcubiyeti de bilenlerin neşesi de öylesine bizdendi ki ‘otur saatlerce seyret’ deseler izlenirdi…

Kocaeli’nin birinci, İstanbul’un ikinci olduğu yarışmada ev sahibi Bursa üçüncülüğü elde edebildi.

Bu noktada altını çizerek ifade etmem gerekir ki misyonu ve motivasyonu ile bilgi yarışması gençlerde silinmez izler bırakacak ve ilham olacaktır fakat soruların muhteviyatı açısından yarışmanın,gençlerin bilimsel gelişimini de tetikleyici olması gerektiğini ve özellikle de pozitif bilimlere odaklanılmasının zaruri olduğunu düşünüyorum.

Nihayetinde Prof. Dr. Aziz Sancar gibi coşkun bir nehrin doğduğu bu kaynak, nicelerini besleyebilecek iradeye, yetkinliğe ve derinliğe sahip…

Bu çerçevede bilgi yarışmasının düzenlendiği mekândaÜlkü Ocakları Bursa İl Başkanlığı’nın Yatağan Teknoloji Kulübü çatısı altında geliştirdiği hibrit yarış otomobili, Pulsar Otonom Yaşam Tespit Sistemi ve Bürküt İHA Projesi’nin tanıtılmasını değerli buluyorum.

Önce ülkem ve milletim diyenlere saygıyla…