Bursa’da siyasi gündem yoğun ve çok sesli bir kakofoni yankı buluyorken ‘ekonomik göstergeleri’ ıskalamamak gerek. Çünkü asıl yarış burada!
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), bu yılın ilk çeyreğine ilişkin ihracat rakamlarını açıkladı.
Bursa, yılın ilk 3 ayında toplam 4 milyar 250 milyon dolarlık ihracat performansıyla İstanbul ve Kocaeli’nin ardından üçüncü oldu.
Aylık bazda; ocak ayında 1,2 milyar dolar, şubat ayında 1,5 milyar dolar dış satıma imza atan Bursa, üçüncü ayda 1,54 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi.
Malumunuz geçen yıllar içinde ihracat liginde ikinciliği Kocaeli’ne kaptıran kentimiz, üçüncülükte bulunuyor. Fakat Ankara’nın soluğu Bursa’nın ensesinde!
Üç aylık toplamda 4 milyar 162 milyon dolarlık ihracatla dördüncü olan Ankara, aylık performans itibarıyla martta 1,66 milyar dolar ile Bursa’yı geçti.
Peki, nasıl?
Evet, Bursa yılın ilk 3 ayında ihracatını, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,8 oranında artırdı. Özellikle otomotiv endüstrisindeki yüzde 12,7’lik yükseliş pozitif katkı sundu.
Dev endüstri, çeyrek bazda 2,5 milyar dolar barajına merdiven dayadı…
Sektörel çeşitlilik açısından ihracatta en rekabetçi kentlerin başında hiç şüphesiz Bursa geliyor ve Ankara ile kıyaslandığında Bursa hemen her sektörde hacim olarak öne çıkıyor.
Öyleyse Ankara, Bursa’yı nasıl geçti, geçiyor ya da geçecek?
Elbette ‘savunma Sanayi’, Ankara’nın en güçlü kası olarak kenti üst sıralara taşıyor.
Yukarda da belirttiği gibi Ankara’nın ilk çeyrek toplamı 4 milyar 162 milyon dolar. Savunma Sanayi hariç ihracatı ise 3 milyar dolar.
Yani yaklaşık 1,15 milyar dolarlık bir savunma ihracatı olduğu anlaşılıyor.Zira TİM, ‘savunma’ ihracatına ilişkin verileri yayınlamıyor.
TİM’in açık kaynak verileri, Bursa’nın henüz savunma sanayinde doğrudan bir ihracatçı kent olmadığına işaret ediyor.
Bursa’da ‘savunma sanayi’ için kritik üretimler yapan şirketler olduğu gerçekliğiyle bakıldığında kentin bu alanda ihracatçıdan çok tedarikçi olarak çalıştığı görülüyor.
Başkent ve çevresinde yoğunlaşan ‘savunma sanayi’ açısından Bursa’nın üretim tecrübe, kapasite ve potansiyeli elbette önem arz ediyor.
Sadece bunlar değil, Bursa’nın nitelikli iş gücü de bu alanda üstün beceriler sergileyebilme potansiyeli taşıyor.
‘Yazılım’ başta olmak üzere birçok sektörde Bursa’nın bu alana özgü yüksek katma değer üretme olasılığının diğer illerden yüksek olduğuna şüphe yok.
Haliyle kamu ya da özel fark etmeksizin Bursa’nın da ‘savunma sanayi’ açısından ihracatçı kent statüsünü güçlendirecek yatırımlar çekmesi gerekiyor.
Özellikle Bursa’nın tekstildeki birikiminin mevzu bahis alanda daha etkin kılınması mümkün görünüyor.
Bursa, savunma sanayinde fiili bir atılım içine girdiğinde Ankara’nın gerisinde kalması söz konusu bile olamaz.
Hatta asıl rakibimiz Kocaeli’nden ikinciliği bile almak mümkün. Zira Kocaeli ile kıyaslandığında Bursa’nın birçok sektör açısından önde olduğu görülüyor.
Kocaeli ihracatını, otomotiv(ticari) ile kimya ihracatı domine ediyor ve Bursa’yı da bu sektörlerdeki performansıyla geçiyor.
Örneğin Kocaeli’nin ilk 3 ayda toplam 2,8 milyar dolarlık ihracatı varken Bursa’nın 2,3 milyar dolar ihracatı bulunuyor.
Yine Kocaeli’nin 1,5 milyar dolarlık kimya ihracatına karşın Bursa’nın 186 milyon dolarlık kimya ihracatı var.
Bursa ise tekstil, hazır giyim, makine, mobilya gibi sektörlerde Kocaeli’nin önünde bulunuyor.
Şüphesiz Bursa’nın ihracatta Ankara’nın soluğunu nefesinde hissetmesine neden olan bir unsur da tekstil ve hazır giyimdeki kan kaybıdır.
Bilhassa ‘hazır giyim ve konfeksiyon’ sektöründe Bursa’nın kaybı ilk çeyrek itibarıyla yüzde 30’lara dayandı.
‘Tekstil ve hammaddeleri’ ihracatında da Bursa, ilk 3 ayda toplam yüzde 4’lük bir düşüş yaşadı.
Kentimizin sanayi birikimi açısından kritik öneme haiz bu sektörlerdeki gerileme, ihracat rakamlarıyla boyutlandırılabilir.
Tabi iş gücü kaybı da bu sektörlerdeki daralmanın bir başka göstergesidir.
Bu manzaradan hareketle Bursa’yı ‘büyükşehir’ yapan unsurun sanayi olduğu hakikatini yadsımadan kentin her başlıkta ihtiyaç duyduğu planlama adımının biran evvel atılması alternatifsiz bir şart olarak önümüzde duruyor.
Gündelik ezber ve klişelerle türetilen birtakım şaibe ve şüphelere kapılmadan gerçekçi ve akılcı bir yaklaşımla kentin geleceğine damga vuracak bir vizyon belgesi niteliğinde planlama yapılması gerekiyor.
Unutulmamalı biz yerimizde sayarken ülkemiz kentleri gibi bölgemiz ve dünya kentleri ilerlemeye devam ediyor, edecek…
Bursalılara saygıyla…