Memur-Sen, Ankara Kızılcahamam’da 9’uncu Türkiye Buluşması’nı gerçekleştirdi.

Sendikanın genel başkanı Ali Yalçın, toplantıda boyunu aşan bir ifade kullandı:

“…Anadolu, 100 yıllık narkozdan çıkıyor…”

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, bu ifadeden dolayı Yalçın’ı topa tuttu.

‘Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır’ başlıklı bir açıklama yayınlayan Önder Kahveci, Yalçın’a ders niteliğinde bir yanıt verdi:

“Sözde yetkili sendikanın başkanı çıkmış,

‘Yiğit düştüğü yerden kalkar… Anadolu 100 yıllık narkozdan çıkıyor…’ diye konuşuyor.

Biz de soruyoruz:Kimi kastediyorsun? Hangi narkozdan bahsediyorsun?

Bu millet, 100 yıl önce esaret zincirlerini kırarak ayağa kalktı!

Yedi düvele karşı imanla, cesaretle, kanla ve canla mücadele ederek bağımsızlığını kazandı!

Cumhuriyet’i kurarak yeniden dirildi!

Sizin ‘narkoz’ dediğiniz şey; bu milletin en büyük uyanışıdır!

Aslında mesele belli…

Süslü cümlelerin arkasına gizlenen bir Cumhuriyet hazımsızlığı, bir Atatürk rahatsızlığı…

Bunu ilk defa mı görüyoruz? Hayır!

23 Nisan’da Meclis’i anarsınız ama o Meclis’in ilk Başkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü anmazsınız.

30 Ağustos’ta zaferi konuşursunuz ama Başkomutanın adını ağzınıza almazsınız.

29 Ekim’de Cumhuriyet’i kutlarsınız ama kurucusunu hatırlamazsınız.

10 Kasım’da ise suskunluğunuz her şeyin özeti olur.

Ve sonra çıkıp bu millete tarih anlatmaya kalkarsınız!

İşin en trajik tarafı, siz bir de Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının kurduğu devletin memurlarının hakkını savunduğunuzu iddia edersiniz. Devletini, tarihini ve geçmişini kabullenmeyenlerden bu devletin çalışanına bir hayır gelmeyeceği de açıktır.

Ey aklı evveller!

Türkiye Cumhuriyeti, bir kopuş değil; bu milletin bin yıllık devlet aklının devamıdır.

Cumhuriyet’i kuran irade, bu milletin bağrından çıkan kurmay akıldır.

Biz devletimizi yıkmadık; daha güçlü, daha çağdaş bir yapıyla yeniden inşa ettik.

Sizin rahatsızlığınız işte tam da buradadır.

Cumhuriyet’tedir, Atatürk’tedir, milli egemenliktedir, Anadolu’daki Türk varlığının sarsılmazlığındadır!

Ama bilin ki;

Bu milletin iradesini örseleyemeyeceksiniz!

Tarihimizle bağımızı koparamayacaksınız!

Cumhuriyet’i bu topraklardan silemeyeceksiniz!

Atatürk’ü bu milletin gönlünden çıkaramayacaksınız!

Çünkü biz;1923’te ayağa kalkmış,O günden bugüne yürüyüşünü sürdüren, her türlü ihanete rağmen dimdik duran büyük bir milletiz!

Ve bu millet;dün olduğu gibi bugün de yarın dakendi tarihine, kendi devletine, kendi değerlerine sahip çıkmaya devam edecek,21. yüzyıla Türk mührünü vuracaktır.”

Kahveci’nin açıklamalarını okuyunca ‘İyi ki Türkiye Kamu-Sen var’ diyoruz.

Yalçın’ın bu ifadesi, boyunu aştığı kadar bürokrasideki liyakat sorununu da resmetmektedir!

Memuru olduğu cumhuriyete hazımsızlık duymak, Kahveci’nin deyimiyle aklı evvellik değil de nedir?

Ülkemiz, bürokratik oligarşi ve ihanetten dolayı büyük bedeller ödedi. Yeni bedeller ödetilmesinemüsaade edilmemeli!

Bu manzara, bürokraside ‘liyakat’ olgusunun yeniden tartışılması ve tanımlanmasının gerekliliğini gözler önüne seriyor.

Vatana, millete ve devlete sevgi ve sadakat duymayanın memurlukta ne işi var?

Önce ülkem ve milletim diyenlere saygıyla…