Antalya her yıl Ağustos ayının kabusu EYYAM-I BAHUR’u yaşar. Termometreler 50 dereceleri bulur ve yüksek nem zirve yapar. Yani Antalya’nın en bunaltıcı dönemidir.
Antalya’da ilk 15 günlük dilim böyle geçti ve böyle bir haftayı geride bıraktık. Hararet sadece havada değil her alanda yaşandı. Ben de bu hararet içinde hem geçen haftayı hem de bu haftayı ele almayı düşündüm.
Evet sevgili dostlar: Antalya bilinen şehirlerin aksine çok farklı bir yer. Bir haftayı geride bırakırken aslında yeni haftanın manşetlerini de beraberinde getiriyor. Hareket ve hararet çok!
Bugünden itibaren Antalya’nın önünde yine sıcak bir gündem var. Hem hava sıcak, hem siyaset, hem adliye koridorları sıcak! Kısacası Antalya’da termometre ne gösterirse göstersin, kentin gündemi ondan birkaç derece daha sıcak olacak!
Antalya’da haftanın en çok konuşulacak konusu hiç şüphesiz ki Büyükşehir Belediyesi etrafındaki soruşturma ve Muhittin Böcek dosyası olacak. Çünkü yeni İFADE VERDİĞİ konuşuluyor! Bana göre bu dosya artık sadece bir belediye başkanının yargı süreci olmaktan çıktı.
Antalya siyasetinin dengelerini, CHP’nin kentteki geleceğini, belediyenin yönetim anlayışını ve yıllardır konuşulan “BELEDİYE–SİYASET–İŞ DÜNYASI” ilişkileri tartışmanın merkezine oturdu.
Son günlerde soruşturma dosyasına ilişkin yeni iddiaların ve yeni belgelerin gündeme taşınması da tartışmanın daha uzun süre devam edeceğini gösteriyor. Örneğin ALDAŞ dosyasının İDDİANAMESİ!
Şimdi herkes aynı soruyu soruyor; Bu dosya nereye kadar gidecek? Kimler konuşacak? Kimler susacak? Yeni ifadeler gelecek mi? Yeni isimler gündeme girecek mi?
Ve en önemlisi; Antalya Büyükşehir Belediyesi bu siyasi ve hukuki türbülansı nasıl yönetecek? İşte yeni haftanın en önemli başlığı burada.
Çünkü Antalya'da artık yalnızca “BÖCEK NE OLACAK?” sorusu sorulmuyor. “BÖCEK SONRASI ANTALYA NE OLACAK?” sorusu da yavaş yavaş gündeme getiriliyor.
Büyükşehir davasını bir kenara bırakırsak, Antalya’da önümüzdeki dönemin en önemli siyasi tartışmalarından biri de CHP içerisinde yaşanacak. Çünkü belediyeler yalnızca hizmet üreten kurumlar değildir. Aynı zamanda siyasetin en güçlü merkezleridir.
Antalya gibi CHP'nin uzun yıllardır güçlü olduğu bir kentte Büyükşehir Belediyesinde yaşanan her gelişme, doğrudan parti örgütüne ve seçim hesaplarına yansır.
Son dönemde Antalya'da CHP'nin oylarına ilişkin tartışmaların da yeniden gündeme gelmesi bunun işareti. Parti içi kulislerde YENİ PARTİ AYRIŞMASI ile Antalya'da oy kaybı yaşandığına ilişkin değerlendirmeler kamuoyuna yansıdı.
Dolayısıyla önümüzdeki hafta yalnızca mahkeme ve soruşturma konuşulmayacak. CHP mi YENİ PARTİ mi? Antalya'da kim güçlenecek, kim zayıflayacak? Asıl soru bu olacak.
Antalya'nın bir diğer büyük meselesi ise turizm. Milyonlarca turist geliyor. Havalimanı hareketli, oteller dolu, sahiller kalabalık. Restoranlar, kafeler, eğlence merkezleri çalışıyor.

Peki… Antalyalı bundan ne kazanıyor? İşte asıl tartışılması gereken soru bu. Turizm rakamlarının iyi olması başka bir şeydir, turizmin kent ekonomisine adil biçimde yayılması başka bir şey.
Yeni haftada turizm açısından artık sezonun sadece “KAÇ TURİST GELDİ?” tarafı değil; “KAÇ PARA BIRAKTI?” sorusu da daha fazla sorulmalı sorgulanmalı.
Çünkü turist sayısı rekor kırarken Antalya esnafı aynı ölçüde kazanamıyorsa, bu noktada üzerinde düşünülmesi gereken bir problemin var olduğunu artık anlamamız gerekir.
Siyasetçi dosyaları konuşur, bürokrat rakamları açıklar. Turizmci doluluk oranını anlatır. Amma velakin vatandaşın gündemi daha basittir; Elektrik faturası ne kadar geldi? Pazar parası ne kadar tuttu? Ev kirası ne oldu? Trafikte neden bir saat kaybediyorum?
Turizm sezonunun zirvesindeyiz. Nüfus neredeyse iki kat arttı. Bunun doğal sonucu olarak trafik yeniden kentin günlük hayatının en büyük problemlerinden biri haline geldi.
Toplu ulaşım ayrı bir dert. Halk Otobüsleri’nde KLİMALAR ÇALIŞMIYOR! Durakta EL KALDIRMAZSAN otobüsler durmuyor!

Toplu ulaşımda yeni düzenlemeler de gündemde. Sarısu-Havalimanı hattına ilişkin yeni ulaşım düzenlemesi bunun son örneklerinden biri. Hava sıcak HARARET YÜKSEK!
Peki… Antalya’yı yeni haftada ne bekliyor dersiniz? Bana göre Antalya'nın gündemi
Yine Muhittin Böcek ve Büyükşehir Belediyesi soruşturması olacak. CHP’nin Antalya'daki siyasi dengeleri ve parti içi hesaplaşması ile YENİ PARTİ ayrışması da gündemi meşgul edecek.
Çok karamsar bir hafta bizi bekliyor ama artık Antalya’nın da YENİ BİR HİKÂYEYE İHTİYACI olduğu kesin. Son bir yıllık gündeme baktığımızda siyasi tartışmaların, soruşturmaların, belediye kavgalarının ve kişisel hesaplaşmaların kentin gerçek meselelerinin önüne geçmiş durumda.
Oysa Antalya'nın konuşması gereken çok daha büyük meseleler var. Su, tarım, imar, trafik, orman yangını, turizm, konut ve ÇEVRE!
Siyaset bunların üzerine kurulursa anlamlıdır. Yoksa siyaset, kendi içinde dönüp duran bir tartışmaya dönüşür. Yeni haftada Antalya yine konuşacak. Artık mesele kimin ne dediği değil, Antalya için kimin ne yaptığıdır.
Bu şehir dedikodudan yoruldu. Kavgadan yoruldu. Kutuplaşmadan yoruldu. Soruşturmalardan yoruldu. Antalya artık hizmet istiyor, şeffaflık istiyor, hesap verebilirlik istiyor.
Velhasıl velkelam; Antalya YENİ BİR HİKAYE yazılmasını bekliyor!