Hatırlayınız!

31 Mart 2024 seçimlerine sayılı günler kalmıştı.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı için yarışan isimlerde İYİ Parti adayı Selçuk Türkoğlu, 20 Mart’ta rakipleri Alinur Aktaş ve Mustafa Bozbey’e ‘mal varlığını açıklama’ çağrısı yapmış kendisininkini de beyan etmişti.

Türkoğlu’nun beyanında o günün rakamıyla Nilüfer Beşevler’de 4 milyonluk bir dairesi, Nilüfer Dağyenice’de 3 milyon değerinde 2 dönüm arazisi vardı.

Ayrıca 2005 model Renault marka bir aracı olan Türkoğlu’nun bir sigorta şirketi, bir de eşinin şahıs şirketi üstüne kantini vardı, bankada ise toplam 17 bin lira civarı parası bulunuyordu.

Türkoğlu, o tarihte yeni milletvekili olmuş ve vekil emeklisi olabilmek için ‘iki yıl erken seçim olmasın diye dua’ ederken Büyükşehir’e ‘zoraki aday’ olarak yerel seçim yarışına itilmişti.

Türkoğlu, Büyükşehir adaylığında sadece 40 bin dolaylarında oy alabilmişti. Aslında bu sonuç, Türkoğlu’nun milletvekilliğinin meşruiyetini tartışmaya açmaya yetse de konuşulmamış kendisi de seçim sonrası neşeyle Ankara’nın yolunu tutmuştu.

Bugün Türkoğlu’nun mal varlığında nasıl bir değişim var bilmiyoruz ama o günlerden bugüne yansıyan son derece önemli bir netice var!

Peki, nedir?

O gün Türkoğlu’nun çağrısına ilk ve tek yanıtı AK Parti adayı Alinur Aktaş vermişti.

Bir TV kanalının canlı yayınında mal varlığını açıklayan Aktaş, 2 daire 1 araç, 200 bin lira civarında bankada nakit ve kendisini oğlunun temsil ettiği bir şirkete yüzde 50 ortak olduğunu duyurmuştu.

Aktaş’ın mal varlığını açıklaması sonrası sözde muhalif medya ayağa kalkmış, adeta yer yerinden oynatmıştı.

‘26 milyonluk şirkete ortakmış’, ‘biri 4 diğeri 2 milyon değerinde iki evi varmış’ diye fondaş medya olayı köpürtmüş de köpürtmüştü.

Halbuki o tarihte CHP’nin Gemlik ilçe belediye başkanlığına aday gösterdiği ismin mal varlığı bile Aktaş’tan daha fazlaydı… Hatta Bozbey’in sadece oturduğu villası hepsinden değerliydi…

Aktaş, mal varlığını açıkladığında seçime birkaç gün kalmış ama CHP adayı Mustafa Bozbeymal varlığını açıklamamıştı. Birkaç hakikat ehli dışında kimse de ‘Bozbey niye mal varlığını açıklamıyor’ diye sormuyordu!

Bozbey ne seçimden önce ne de seçimden sonra ‘mal varlığı’ ile alakalı tek kelime etti. Bozbey’in mal varlığını kimse öğrenemedi!

O günden bugüne 2 yıl geçti.

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde göreve gelen Bozbey, ‘Osmanlı Başkenti’ Bursa’yı yerel ve ulusalda ‘skandallar başkentine’ dönüştürdü.

Akrabalığı liyakat sayarak yaptığı ‘baldız, yeğen, yenge, yancı’ atamalarıyla işe işe başlayan Bozbey, icraat ve hizmetten çok kriz, kaos, kargaşa, kavga, dedikodu ve skandal üretti.

Nihayetinde Bursa, dün beklediği ve geç kalındığını düşündüğü bir sabaha uyandı.

Bozbey ve taifesi, “Suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacı ile kurulan örgüte üye olma, rüşvet,suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında” gözaltına alındı.

Anadolu Ajansı duyurdu: Bursa 3. Sulh Ceza Hakimliği, şüphelilerle bağlantılı 7 şirkete Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF)kayyum olarak atandı.

Şirketlerin isimleri kamuoyuna yansıdı:Seres Gayrimenkul, Verev İnşaat, Fide Özel Eğitim, Tiba Mimarlık, Bozbey İnşaat, Perçem İnşaat, Kafkastur Araç Kiralama…

Ve nihayet Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporu kamuoyuna yansıdı.

213 taşınmaz ve 35 aracın suça konu edildiğine yer veren raporda suça konu işlem hacminin toplam 15 milyar 951 milyon lira olduğu görüldü.

Böyle milyar-milyon deyince bazen karşılıklık oluyor eski parayla 15 katrilyon 951 trilyon!

MASAK raporuna bakınca Bozbey’in mal varlığını neden açıklamadığı belki de daha doğrusu açıklayamadığı net olarak anlaşılıyor.

Nasıl açıklasın?

Raporda ‘paravan’ olduğu nitelendirilen gayrimenkul şirketinde satış danışmanı olarak çalışıp 50 milyonluk villada oturmak hayatın olağan akışında mümkün mü?

Değil elbette!

Bursalılara saygıyla…