Bizimkiler geliyormuş!

Gelsinler de görelim.

Hoş gelirler sefa gelirler.

Ama buraya gelip yüzümüze gülüp arkamızdan kuyumuzu kazmasınlar.

Biz düşmanın da mert olanını severiz.

Şunların bir boy ölçülerini alalım bakalım ne diyecekler?

Onlarca yıldır “Bizi Avrupa Birliğine alın”

diye az kapılarını çalmadık.

Açmadılar o kapıyı.

Aralamadılar bile.

Hani ekonomi de müttefiktik?

Hani NATO müttefikiydik?

Hani tüm ürettikleri ürünlerini alıyorduk?

Hani dosttuk?

Hani Rusya’ya karşı güçlü bir müttefiktik?

“Olmaaaaz!”

“Almayız sizi aramıza” dediler.

Bırakın aralarına almayı aksine teröre destek verdiler.

Terörist gruplara her türlü silahı, mühimmatı binlerce tır dolusu verdiler.

Ülkemizi bölmeye çalıştılar.

İçeri de askeri ihtilaller yaptırdılar.

Ekonomimizi çökertip enflasyonu yükselttiler.

Kendilerine her türlü hizmeti veren içerideki yalaka, dalkavuk ve hizmetçileri ihya ettiler.

Silah istedik, vermediler.

Tank istedik, vermediler.

Uçak istedik, vermediler.

Hava savunma sistemi istedik, vermediler.

Müttefikmişiz!

Rusya saldıracak diye ödleri kopuyor. Kendi askeri güçler çok zayıf.

Askerleri kâğıttan asker.

Şimdi öyle bir yalakalık yapıyorlar ki bize!

Neden acaba?

Neden olacak, NATO müttefiki olmamız nedeniyle kendi sınırlarına Türk askerini, Mehmetçiği istiyorlar.

Müttefiklerimiz birçok konuda hem siyasi hem ekonomi hem askeri yönden bize çok kan kusturdular.

Şimdi askeri alanda ürettiğimiz silah, mühimmatı ve savunma ve gerekirse bir saldırı anında kullanacağımız silahların varlığından haberdar olunca bel büküp, diz kıvırıp, el oluşturup kapımızda sırıtkan suratlarıyla şimdi dalkavuk nasıl olunur bize sergiliyor, gösteriyorlar.

NATO müttefiklerimiz evimize geliyorlar.

Gelsinler bakalım.

Ne ekerlerse onu biçeceklerini biliyorlar çünkü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nasıl bir lider olduğunu duydular, gördüler ve anladılar.

*. *. *.

Biz Türküz.

Kapımıza geleni misafir ederiz.

Düşman da olsa kovmayız.

Yedirir, içirir konuk eder ağırlarız.

Minderimize oturanın yaptığı ayıbını yüzüne vurmayız.

Azarlamayız.

“Sen bunu söyledin, sen şöyle dedin, siz böyle yaptınız, siz şöyle ettiniz “ demeyiz.

Hoşgörülüğün, mütevaziliğin daniskasını gösteririz.

Türk misafirperverliğini sunarız.

Herşeyin bir yeri bir zamanı vardır ve yeri zamanı geldiğinde gereken üslupla kabahatleri, yanlışları yüzlerine vurulur.

“Eski Türkiye yok” deniyorsa elbet dost, düşman bunun farkına varmıştır artık.

*. *. *.

Kıbrıs Rum kesimine askeri destek veren Fransa geliyor Ankara’ya.

Ege adalarını silahlandıran ve her fırsatta bize düşmanlığını sergileyen Yunanistan geliyor.

Teröristleri barındıran, koruyup kollayan Belçika, İsveç ve Almanya geliyor.

Ve parasını verdiğimiz ve üretimine katkı sağladığımız F35 uçaklarımızı vermeyen ve Gazze’de yetmiş beş bin masum insanın öldürülmesi için soykırımcı katil İsrail’e her türlü bomba ve para veren gönderen, teröristlere olanla gücüyle yardım eden Amerika geliyor.

Bize dost gözüküp her fırsatta düşmanlık edip dibimizi oymaya çalışan sözde müttefiklerimiz, size sesleniyorum!

Aklınızı başınıza alın ve bizimle gerçek anlamda dost olun çünkü o zaman siz, biz hepimiz kazanırız.

Yoksa, kaybeden başta Avrupa olur sonra ABD ile İsrail olur.

Yalnız bir gerçek daha var ve şunu çok iyi biliyoruz ki bu dünyada Türkün Türk’ten başka dostu yoktur…