Mustafa Bozbey’in tutuklanması gibi CHP’nin ve Genel Başkanı Özgür Özel’in propagandası da benim için sürpriz olmadı.
Onlara göre ‘Bozbey, AK Parti’ye geçmeyi kabul etmediği için tutuklandı!’
Tüm kampanya bu teze göre kurgulandı… Halbuki Bozbey, ‘Böyle bir şey söz konusu değil’ demişti!
Esasında manzaranın böyle şekil alacağını 2025 yılının ağustos ayında ifade etmiştik! (https://www.liderbursa.com/makale/bozbeyden-izaha-muhtac-aciklama/90429)
Yine aynı yılın ekim ayında Turgay Erdem’in tutuklanmasıyla sonuçlanan süreçte de ‘daha derinlere inileceğinin’ altını çizmiştik… (https://www.liderbursa.com/makale/erdemi-bitirenler/90510)
Beklediğimiz gibi de oldu!
Zaten, başka ne diyeceklerdi?‘Evet, hırsızlar. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını yemişler!’ diyecek halleri yok.
Fakat bir ara ümit ettim: Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Lideri Devlet Bahçeli gibi ‘yolsuzlukla’ anılana ‘git aklan öyle gel’ derler diye!
Eskiler hatırlar, iki binli yılların başında 57’nci hükümette Koray Aydın bakandı, hakkında birtakım iddialar gündeme gelince MHP Lideri Bahçeli, ‘ya siyaset ya ticaret’ diyerek Aydın’ı sadece bakanlıktan değil milletvekilliğinden de istifa ettirmişti.
Yine iki bin onlu yılların başında Adana Büyükşehir’in başkanlık koltuğunda MHP’den seçilen Aytaç Durak var idi. Durak hakkında da servet ve rüşvet iddiaları gündeme gelmiş MHP Lideri Bahçeli, partiden istifasını istediği Durak hakkında savcılara ‘duruma el atmaları’ çağrısında bulunmuştu…
Bu örnekler, Devlet Bahçeli’nin ‘nasıl bir lider?’ olduğunu anlaşılır kıldığı kadar siyasal tutumunun da hem partisini hem de siyaset kurumunu lekelenmekten muhafaza etmeye dönük olduğunu gösteriyor.
Bahçeli, halkın siyaset kurumuna ve devlete güvenini sarsmamak adına ve üstelik de ‘bedel ödeme pahasına’ tavizsiz ve kavi bir cepheyi hem temsil hem de tahkim etmiş ve ediyorken Özgür Özel’in ne siyaset kurumu umurunda ne de toplumun devlet kurumlarına güveni…
Oysa bugün hem küresel hem de bölgesel gelişmeleri ve barındırdığı riskleri düşündüğümüzde ülkemizin kritik bir kavşakta olduğunu görüp ‘halk nezdinde siyaset ve devlet kurumlarına güvenin’ gerekliliğinin hayatiyetini anlamak çok da zor değil.
Lakin belli ki birileri ya anlamak istemiyor ya anlamaya kapasiteleri yetmiyor ya da anlamak aldıkları talimatlara uymuyor…
İşte Bursa’da gördük!
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’daki mitingde şu ifadeleri kullandı:
“…‘Ya AK Parti'ye katılacaksın ya hapse atılacaksın’ dediler. İddia ediyorum, Mustafa Bozbey bu akşam AK Parti'ye katılmayı kabul etse bir anda bütün işleyiş değişir, savcının tutumu değişir, kararlar değişir. Ve bir anda Mustafa Bozbey'in suçsuz olduğu, iftiracıların yalan söylediği kabul edilir ve bir anda Mustafa Bozbey özgürlüğüne kavuşur…”
Özel, kusura bakmasın ama bu açık bir yalan…
Nereden mi biliyorum?
Mustafa Bozbey, 19 Ağustos 2025 günü ‘Başkan Burada’ programı kapsamında Yenişehir’deydi. Videosu da var haberi de!..
Cumhuriyet gazetesi ‘AK Parti’ye geçecek’ iddiasını ortaya atmış Bozbey’de ayak üstü basın açıklamasıyla ‘Bu iddialara gülüp geçiyorum’ demişti.
O basın açıklamasında Bozbey’e ‘Peki, AK Parti’den size herhangi bir davet var mı?’ diye de sorulmuş ve şu yanıtı vermişti:
“Böyle bir şey söz konusu değil, böyle bir şey de yok.”
Burada ne görüyoruz?
Bozbey’in yalanladığı bir iddia üzerine CHP siyasi kampanya kurguluyor.
Yani propagandasını yalan üzerine inşa ediyor!
Peki, böyle bir propagandanın karşısında toplumun hakikati görmesi için ne olması veya ne yapılması gerek?
Açıkçası ‘kara propagandaya’, ‘doğrularla’ karşı koymak çok zor!
O yüzdendir ki hem ailevi sağlık gündemimin yoğun olması nedeniyle hem de kakofoniyi büyütmemek adına bu konuyu gün be gün yazmıyorum.
Bursa’da siyasetçi ve medyacı kılıklıların ‘ışık saçan’ zekasını izleyip gülüyorum…
Kendini değil kentini düşünen siyasetçilere saygıyla…
NOT: Bursa Büyükşehir Belediyesi, bu perşembe 11.00’de toplanacak ve ‘Başkan Vekili’ olarak bir ismi seçecek. Umarız yalnızca kendini düşünen biri seçilmez…