Bazı insanlar hayatlarını yaşar. Bazıları ise hayatlarının başında nöbet tutar. Sabah gözlerini açtıklarında günün güzelliğini değil, günün taşıdığı riskleri kontrol ederler. İşleri yolunda giderken işsiz kalabilecekleri günü düşünürler.

***

Sevilirken terk edilmeyi, sağlıklıyken hastalanmayı, huzurluyken felaketi hesaplarlar. Dışarıdan bakıldığında tedbirli görünürler. Oysa içlerinde görünmeyen bir sınır karakolu vardır. Ve o karakolda görev yapan asker hiç uyumaz.

***

Bu insanlar çoğu zaman kendilerini "gerçekçi" olarak tanımlar. Hayata pembe gözlüklerle bakmadıklarını söylerler. Oysa fark etmedikleri şey şudur: Sürekli tehlike arayan gözler, bir süre sonra güvenli bir manzaraya da savaş alanı gibi bakmaya başlar. Çünkü güvensizlik tuhaf bir misafirdir.

***

İnsan zihni aslında bir deniz feneri gibidir. Görevi yaklaşan kayalıkları göstermektir. Fakat bazı insanların zihninde bu fener o kadar güçlü yanar ki artık yalnızca kayalıkları aydınlatır. Deniz görünmez olur. Ufuk görünmez olur. Gün batımı görünmez olur. Sadece tehlikeler görünür.

***

Bu yüzden çok düşünmenin altında çoğu zaman, güven arayışı vardır. "Ya işimi kaybedersem?", "Ya beni aldatırsa?", "Ya hastalanırsam?"... Bu soruların peşinde geçirilen yıllar vardır. Fakat asıl soru çoğu zaman hiç sorulmaz: "Başıma kötü bir şey gelirse, onunla baş edebilir miyim?"

***

Çünkü kaygının en derin köklerinden biri, felaket beklentisi değil; kişinin kendi dayanıklılığına duyduğu güvensizliktir. Hayatın ironisi de burada saklıdır.

***

İnsan kendini korumak için sürekli tetikte kalır. Sürekli tetikte kaldıkça yorulur. Yoruldukça daha kırılgan hisseder. Daha kırılgan hissettikçe daha çok kontrol etmeye çalışır.

***

Böylece görünmez bir döngü başlar… Ve kişi farkında olmadan hayatı yaşamaktan çok, hayatın nöbetini tutmaya başlar. Oysa güven, kötü şeylerin asla olmayacağına inanmak değildir.

***

Güven; fırtınanın çıkabileceğini bilmek ama kendi gemiciliğine de güvenmektir. Çünkü hiçbir liman sonsuza kadar güvenli değildir. Ama insan bazen limandan değil, denize açılabilecek güce sahip olduğunu hatırladığında huzur bulur.

***

Belki de bu yüzden bazı insanların ihtiyacı daha fazla garanti değildir. Daha fazla kendine güvenmektir. Çünkü hayat, sürekli nöbet tutanlara değil; belirsizliğe rağmen yürümeyi göze alanlara açılır.