Bursa’da bölücü terör örgütü pkk’nın siyasi uzantısı Dem Parti organizasyonuyla düzenlenen nevruz kutlamaları ilginç ifadelere sahne oldu.
Elâzığ-Bingöl karayolunda 33 silahsız eri şehit eden teröristlerin elebaşlarından parmaksız zekinin (Şemdin S.) abisi Sırrı Sakık, meydandaki kalabalığa hitabında adeta patolojik bir vaka temsilinde bulundu.
“Bugün Bursa’yı Ağrı’ya, Diyarbakır’a, Muş’a, Van’a çevirdiniz…” şeklinde bir ifade kullanan Sıkık, sosyal medyadaki paylaşımında ise şu yorumda bulundu:
“Bakın, burası Bursa!Bu halk yıllar önce evleri yakılırken, zulümden kaçarken bir çulunu bile alamadan bu şehirlere sığındı.Ama bugün bakın: Ne kadar çoğuz, ne kadar büyüğüz!”
Bu anlamsız ifadelerin, ezbere dönüşmüş bölücü histerinin açığa çıkmasından öte bir tarifi mümkün mü?
Evleri yakan ve zulüm eden kimdi? Çulunu bile almadan kaçan o halk kime sığındı? Zulmedene olmasa gerek!
Hem çokluk ve büyüklükle hem de Bursa’yı başka illere çevirmekle övünüyorsunuz!
Oysa biz, o iller de Bursa gibi olsun istiyoruz! Çokluk ve büyüklüğe gelince tarih orada duruyor!
Türkiye ekonomisinde Bursa, dış ticaret fazlası veren kent olarak önemli bir yere sahip.
Yani sizin anlayacağınız ifadeyle Bursa’nın dışarıya sattığı (ihracatı), dışarıdan aldığından (ithalatı) milyarlarca dolar daha fazla…
Biz diliyoruz ki ülkemizde Bursa gibi refaha ve kalkınmaya hizmet eden daha fazla şehirler olsun…
Siz ise Ağrı’yı, Diyarbakır’ı, Muş’u, Van’ı Bursa’ya çevirmemiz gerekirken ırkçı ve ayrılıkçı salyalar saçıyorsunuz…
Biz istiyoruz ki yıllardır sizin de içinde bulunduğunuz dar bir grubun refahına ve siyasi rantına hizmet etmekten başka bir sonuç üretmeyen ve halka her türlü bedel ödeten terör belası artık bitsin.
Paradigması iflas etmiş ve ne ülkede ne de bölgede geçerliliği kalmamış halüsinasyonlardan vazgeçilsin!
Lakin ısrarla aynı beylik laf ve ezberlerle şov peşindesiniz! Aklınızı başınıza devşirin!
‘Terörsüz Türkiye’ hedefi uğruna ‘kan kusup kızılcık şerbeti içtik’ diyenlerin sinir uçlarıyla oynamayın!
Bu hedefi sizinle ‘bölücülük halayına’ durmak sanıyor ve etrafınızdaki iş birlikçilerden esinleniyorsanız büyük bir yanılgı içerisindesiniz…
Kimlik, anadilde eğitim, eşit yurttaşlık, özgürlük gibi safsatalarla toplumun enerjisini boşa harcamayın!
Emperyalist emellere uşaklık ve taşeronluk yapmaktan usanmadınız mı? Daha ne kadar kanla beslenen vahşiliğe garsonluk edeceksiniz?
Bakınız, insanlık tarihinin hiçbir sayfasında Türk’ün korktuğu ve çekindiği bir netice ile sonuçlanmış savaş bulamazsınız.Açın tarihi de Uyvar Kalesi önündeki mücadeleyi bir okuyun!
Türk, yüksek bir cesaret ve özgüvene sahiptir. Hoş görüsünün kaynağı da budur!
Dolayısıyla sizlerin tahammül ile taviz arasındaki farkı anlamanızın vakti geldi de geçiyor bile…
Tarihte azanların, bugünkü durumu hepimizin malumu.
İsyandan inşa çıkmayacağı iyi anlaşılmalı… Halktan önce siz bir karara varmalısınız…
Ders alanlara ve ders verenlere saygıyla…