Uzun zaman önce mahalleye getirilip bırakılan köpek bir iki yıldır çığırından çıktı.
Millete rahat yüzü göstermiyor.
Gün geçtikçe kudurdu.
Azdı.
Oraya buraya hırlayıp saldırdığı yetmezmiş gibi şimdi de bizim kapıya gelmiş hırlıyor.
Komşular çok rahatsız bu köpekten.
Herkes bizar oldu.
Sahibine şikayet edilse de o da umursamıyor.
Belliki itinin hırlamasından o da memnun.
Memnun olmasa çeker ipinden, bağlar inine.
İt ağası halden memnun.
İti hırladıkça önüne kemik atıyor.
Bunu yapıyorki kimse kendilerine ses etmesin.
“İt oğlu it” diye bir deyimimiz vardır ya hani, aynen öyle.
İti hırlıyor sahibi sırıtıyor.
Köpek şimdi de mahallenin en saygın en sabırlı en tecrübeli en güçlü ağır abisinin kapısına hırlamaya başlamış.
Bu hırlamasıyla o kapıyı da sindireceğini sanıyor.
Ama nafile.
Bu defa sert kayaya çarptığının farkında değil köpek.
Sahibi her ne kadar “Şu kapıya hırlama, sonra karışmam, seni paramparça ederler” demiş olsada köpek durmuyor.
Anadolu’da bir söz vardır:
“Eceli gelen köpek cami duvarına işermiş” diye.
Bu köpeğin de eceli yaklaşmış olmalı ki şimdi de bu kapıya hırlamaya başlamış.
Bilmiyor ki bu kapı başka kapı.
Öbür kapılara benzemez.
Şimdilik “Hoooşşşt” diyip duruluyor.
Eğer kapının sabrı tükenirse vay o itin haline.
Ne itin ağasını dinler ne itin hırlamasını.
Paçasından tuttu mu yere çalar, paralar.
Kimse de elinden alamaz.
O zaman sahibi de bu köpeğe sahiplik etmekten vazgeçer.
İşte o zaman vay o köpeğin haline.
Çünkü mahalleli yıllardır az çekmedi bu itin hırlamasından.
Dur denildi, durmadı.
Hoşt denildi, susmadı.
Sopa gösterildi, anlamadı.
Sahibine şikayet edildi, tınlamadı.
Aslında sahibi öbür mahallede oturuyor. Öyle olmasına rağmen köpeğinin yuvasını getirip bu mahalleye koyması zaten uzun zamandır mahalleliyi çok rahatsız ediyordu.
Son zamanlarda köpeğin sürekli sağa sola saldırması, hırlaması, mekan sahiplerini son derece rahatsız ediyor.
Bir de mahallenin ağır abisine hırlamaya başlaması bardağı taşıran damla oldu.
Eğer ağır abi ayağa kalkarsa vay o köpeğin haline.
Ne mi yapar ağır abi?
İtin gırtlağından tuttumu yere çalar.
Nefesini keser.
Hayatını bitirir.
Yuvasını dağıtır.
Mahalledeki varlığını sona erdirir.
Sahibinin de itinin de soluğunu keser.
Mahalleli de rahata kavuşur.
Bu gişat da onu gösteriyor…