Sosyal Güvenlik Kurumu, borçların tecil ve taksitlendirilmesine ilişkin uygulamada önemli bir güncellemeye gitti. Artık başvuru yapanların gerçekten ödeme güçlüğü içinde olup olmadığı daha somut bir ölçütle, likidite oranı üzerinden belirlenecek. Yani “zor durumdayım” demek yetmeyecek; rakamlar konuşacak.
***
Defterini bilanço esasına göre tutan işletmelerde hesap basit: dönen varlıklardan stoklar çıkarılacak, kalan tutar kısa vadeli yabancı kaynaklara bölünecek. İşletme hesabı esasına göre çalışanlarda ise kasa, banka ve kısa vadeli alacakların toplamı kısa vadeli borçlara oranlanacak. Ortaya çıkan sonuç, şirketin nefes alıp alamadığını gösterecek.
***
500 bin liranın üzerindeki borçlarda tablo daha sıkı. Bu işletmelerin durumunu serbest muhasebeci mali müşavir ya da yeminli mali müşavir raporla belgeleyecek. Halka açık şirketlerde ise değerlendirme, Sermaye Piyasası Kurulu’na sunulan son bilanço üzerinden doğrudan SGK tarafından yapılacak. Borcu 500 bin liranın altında kalanlarda süreç daha pratik; mali durum bildirim formundaki beyanlar esas alınarak hesaplamayı Kurum kendisi yapacak.
***
Belirleyici eşik ise likidite oranı. Oran 1,00 ve altındaysa borçlu “çok zor durumda” sayılıyor ve kapı açılıyor. 1,01’in üzerindeyse tecil talebi reddediliyor. Aradaki fark küçük görünse de sonucu doğrudan değiştiriyor. Hesaplamada virgülden sonra sadece iki hane dikkate alınıyor, yuvarlama yapılmıyor.
***
Süre tarafında da net bir çerçeve var. Oran 0,51 ile 1,00 arasındaysa borç en fazla 18 aya yayılabiliyor. 0,50’nin altına düşenler için ise 36 aya kadar taksit imkânı tanınıyor. Bunlar üst sınır; yetkili makam isterse daha kısa vadeyle planlama yapabiliyor.
***
Ödeme planı oluşturulurken borcun en az yüzde 10’u peşin alınıyor. Kalan tutar eşit taksitlere bölünüyor ve tecil süreci ancak ilk taksitin tamamen ödenmesiyle başlıyor. Yani sistem önce “niyet”, sonra “kolaylık” diyor.
***
Disiplin kısmı da unutulmamış. Cari ay borçlarını bir yıl içinde üç kez aksatanların tecili bozuluyor. Yine de sınırlı bir tolerans var; en fazla iki aylık eksik ya da gecikmiş ödeme, takip eden yıl sonuna kadar kapatılırsa hak kaybı yaşanmıyor.
***
Kamu kurumları için farklı bir yol izleniyor. Belediyeler ve diğer kamu idarelerinde likidite oranı hesabı yapılmıyor, beyanlar üzerinden değerlendirme yapılıyor. Üst düzey yöneticiler ile limited şirket ortakları ise şirketten ayrılmış olsalar bile kendi mali durumları dikkate alınarak aynı formülle inceleniyor.
***
Özetle, SGK yeni düzenlemeyle hem ölçüyü netleştiriyor hem de ödeme güçlüğü yaşayanlara taksit kapısını açık tutuyor. Rakamı tutan için süre var, plan var, nefes alma alanı var. Tutmayan için ise mazeret dönemi kapanıyor.