Çakal iş başında. İn'inde durmuyor. Duramıyor.
Leş görmüş akbaba misali saldırıyor.
Nerede işine yarayacak, ekonomisini düzeltecek, gücüne güç katacak, başkalarının eline geçmesini istemediği yada varlık sahibinin zayıflığını görerek çakal saldırıyor.
En önce Vietnam'a saldırdı.
İstediğini yapamadı, alamadı.
Binlerce askeri öldü.
Geri çekildi.
Burnuna Orta Asya'dan koku geldi.
Hemen oraya koştu.
Afganistan'da kazançlı çıkacağını umuyordu.
Havasının aldı.
Apar topar oradan kaçtı.
Ortadoğu'da minik yavrusu İsrail'in can güvenliğini sağlamak için bir bahane buldu ve binbir yalan ile Irak'a saldırdı.
Yaktı, yıktı, öldürdü.
Hazinesini boşaltıp inine taşıdı.
İstediğini yapmış olarak kuklalarını orada bırakarak kaçtı.
Çakalın burnu iyi koku alıyor.
Baktı ki beslemesi olan enik'ini (Enik : küçük köpek yavrusu) gelecekte ezecekler hemen İran'a saldırdı.
Tam boynundan ısırdı.
Nefesini kesti.
Kıpırdayamaz hâle getirdi.
Yalnız unuttuğu bir şey var oda İran'ın güçlü bir devlet ve millet oluşumu.
Çakal sanıyor ki bir iki ısırıkla İran'ı dize getirecek.
Yanılıyor.
Zaten vur - kaç taktiği ile satranç oynuyor bölgede.
Millet olma vasfını kazanmış olmayan ABD halkı kendi evlatlarının emperyalist hedefler için dünyanın dört bir yanında ölmesini istemiyor.
Bu noktada çakal baktı ki içeride sıkıntı yaşayacak bu kez bir çıkış noktası aradı.
Ve buldu.
Kendilerine hizmet edecek yerel kaynaklardan taraftar kitlesi oluşturdu.
Onları eğitti, donattı ve kullanmaya başladı.
Bunları Ortadoğu'da terörist kimliği ile farklı versiyonlarıyla kullanmaya başladı.
Artık kendi yavruları ölmüyordu.
Çakal iyi bir çıkış noktası bulmuştu.
Her türlü desteği ve parayı veriyor, onları kullanıyor, devletleri taciz ediyor, güçlü pozisyonunda kalıp uzaktan izliyor.
Çakal kendini besleyecek yerleri iyi biliyor.
Tıpkı Suriye'de petrol sahalarını kendine bağladığı gibi.
Yerinde duramayan çakal bu defa kendi bölgesine göz dikmiş durumda.
Yakınlarında Venazzuella'da altın ve petrol zenginliği var.
Kolombiya keza öyle.
Uzakları teröre teslim ederken komşularını ele geçirme hamleleri yapmaya başladı.
Çakalın bir de iyi yetiştirdiği enikleri var.
Bunların burnu da iyi koku aldıkları için gizli gizli çalışıyor ve dünyanın dört bir yanından her türlü haberi ona, çakala ulaştırıyorlar.
Böylece çakal heryerde ne olup bitiyorsa haberdar olup hemen oraya her cins çıkartmayı, saldırıyı yapabiliyor.
Şimdi de komşusuna saldırdı ve kendisine hizmet etmeyen, karşı çıkan, kafa tutan Maduro'yı derdest etmiş durumda.
Çakalın her zaman tek hedefi var.
Güçlü olmak için nerede ne varsa orayı ele geçirmek.
Çakal komedisini, dünya sahnesinde kimileri birkaç cılız ses ile itiraz etseler de herkes sessizce izliyor.
Bakalım bu komedinin sonu nereye varacak...