Cuma akşamı Antalya'da oynanan Ziraat Türkiye Kupası Finali'nde Trabzonspor, Konyaspor'u 2-1 yenerek 10. kez bu kupayı müzesine götürdü. Muleka'nın 50. dakikadaki golüyle skora denge getiren Konyaspor direndi ama yetmedi. Onana'nın kritik penaltı kurtarışı da zaferin mimarları arasındaydı.

Onuachu, sezon boyunca 22 golle parladı ve finalde de kahraman oldu. Nijeryalı forvetin yarım vole golü ve soğukkanlı penaltısı, Trabzonspor'un hücumdaki etkinliğini gösterdi. Anthony Nwakaeme ve diğer "Naija Boys"un katkısıyla takım, özellikle ikinci yarıdaki dalgalanmalara rağmen direndi. Fatih Tekke için de özel bir geceydi; ilk büyük kupasını hocası olarak kazandı. Ligde 3. sırada bitiren, kupa finalini "kaybetmek başarısızlıktır" diye tanımlayan bir teknik adam, sözünü tuttu.

Trabzonspor ligin son haftasında Gençlerbirliği'ne 3-0 yenilerek sezonu kapattı. Kupa finali öncesi rotasyon ve motivasyon tartışmaları gündeme geldi. Konyaspor ise alt sıralardan finale çıkarak büyük başarı gösterdi ama finalde ikinci yarıdaki etkili oyunu ödüllendirilemedi. Muleka'nın golü sonrası dengeyi kurdular, penaltı fırsatlarını değerlendiremediler. İlhan Palut'un öğrencileri saygıyı hak ediyor.

Sahada bir zafer vardı, ama tribünlerde ve saha kenarında başka bir hikaye... Maçın başında atılan meşaleler stadyumu duman altında bıraktı, görüş mesafesini düşürdü ve hakem Halil Umut Meler maçı kısa süre durdurmak zorunda kaldı. Bu görüntü, Türk futbolunun kronik sorunu olan "taraftar şiddeti ve stadyum güvenliği"nin yeni bir yüzü oldu.

Kupa finali gibi bir organizasyonda bile kontrolsüz meşaleler, duman ve gerilim... Ne zaman öğreneceğiz? Futbol bir oyun, ama biz onu savaş alanına çevirmekte ısrarcıyız.

Hakem Halil Umut Meler'in yönetimi de tartışmasız değildi. İki penaltı kararı (biri Trabzonspor, biri Konyaspor lehine), itirazlar ve VAR görüşmeleri maçı kesintiye uğrattı. Türk futbolunda hakem atamaları, VAR tartışmaları ve "güven sorunu" her sezon aynı döngüde devam ediyor. Final öncesi hakem tercihi bile ayrı bir polemiklere sebep oldu. Bu sistem, adalete olan inancı eritiyor. Kulüpler, federasyon ve MHK birbirini suçlarken, sahada futbolcular ve taraftarlar bedel ödüyor.

Daha geniş bir tabloya bakalım. 2025-2026 sezonu şike, yasa dışı bahis ve maç manipülasyonu soruşturmalarıyla gölgelendi. Antalyaspor gibi takımların küme düşme süreçleri, tescil tartışmaları... Süper Lig'de yabancı oyuncu bolluğu, yerli yeteneklerin gelişiminin önündeki engeller, altyapıdaki fair play sorunları ve ekonomik krizlerin kulüpleri vurması... Bunlar bir final zaferiyle örtülemez.

Sonuç olarak, Onuachu'nun meşalesi yandı, Trabzonspor şampiyon oldu. Tebrikler. Ama duman dağıldığında geriye kalan, aynı eski sorunlar. Türk futbolu bir zaferle yetinemez; köklü değişim şart. Aksi takdirde her kupa, sadece bir sonraki krizi öteye taşır.