İki maç, iki yenilgi ve biten bir Dünya Kupası hayali... A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası'nda gruptan çıkma şansını ikinci maçta kaybetti. Paraguay'a 1-0 mağlup olan ay-yıldızlılar, Avustralya yenilgisinin ardından bir darbe daha alarak turnuvaya erken veda etti. Üstelik Türkiye, rakibinin ikinci yarıyı 10 kişi oynamasına rağmen skoru değiştiremedi ve milyonların umut bağladığı Dünya Kupası serüveni büyük bir hayal kırıklığına dönüştü.

***

Türkiye için Dünya Kupası daha grup aşamasında bitti. İki maç oynandı, sıfır puan alındı, gol atılamadı ve turnuvaya veda edildi. Tablo bu kadar net. Kimsenin bu başarısızlığı şanssızlıkla açıklamaya çalışmaması gerekiyor. Dünya Kupası'nda iki maç sonunda golünüz yoksa, puanınız yoksa ve grubun son sırasında yer alıyorsanız ortada şanssızlık değil başarısızlık vardır.

***

Paraguay maçı bunun en açık örneği oldu. Mücadelenin daha 2. dakikasında yenilen gol bütün planları bozdu. Ancak asıl sorun bundan sonra yaşandı. Paraguay devrenin sonunda 10 kişi kaldı. Dünya Kupası seviyesindeki bir takımın, bir devre boyunca 10 kişi oynayan rakibi karşısında en azından beraberliği bulması gerekir. Türkiye bunu da başaramadı. Topa sahip olmak, rakip sahada oynamak ya da şut çekmek hiçbir şeyi değiştirmiyor. Futbolda sonuç konuşur. Sonuç ise yine hüsran oldu.

***

Montella maç sonunda futbolcuların mücadelesinden söz etti. Şut sayılarından söz etti. Kaderden söz etti. Ancak artık bunlar kimseyi tatmin etmiyor. Bu takımın teknik direktörü kendisi. Sahadaki oyunun, tercihlerin ve sonuçların sorumluluğu da öncelikle ona ait. İki maç sonunda gol atamayan bir takımın teknik direktörü çıkıp önce kendi payına düşen sorumluluğu kabul etmelidir.

***

Turnuva boyunca Türkiye'nin oyununda ciddi sorunlar vardı. Hücumda üretkenlik yoktu. Rakip ceza sahasında çözüm üretilemedi. Oyuncuların çoğu beklenen seviyenin altında kaldı. Takımın yıldızlarından beklenen liderlik sahaya yansımadı. Zor anlarda sorumluluk alması gereken isimler ortada görünmedi. Bu seviyede oynuyorsanız yetenek tek başına yeterli olmaz. Karakter göstermeniz gerekir. Türkiye bunu gösteremedi.

***

***

Eleştirilerin bir bölümü de federasyona yönelmelidir. Başarı geldiğinde herkes ortaya çıkıyor. Başarısızlıkta ise kimse sorumluluk almak istemiyor. Bu takımın Dünya Kupası'na hazırlık sürecinden teknik heyet tercihine kadar her kararın altında federasyonun imzası var. Bu nedenle ortaya çıkan tablonun sorumluluğu sadece saha kenarında duran teknik direktöre yüklenemez.

***

Aylarca bu kadro için büyük sözler söylendi. Avrupa'nın en yetenekli jenerasyonlarından biri olduğu anlatıldı. Artık potansiyelden bahsetmenin anlamı kalmadı. Bu oyuncuların önemli bölümü üst düzey liglerde oynuyor. Büyük kulüplerde forma giyiyor. Buna rağmen Dünya Kupası'nda iki maç sonunda gol atamayan bir takım görüntüsü ortaya çıktıysa herkesin dönüp kendine bakması gerekiyor.

***

Şimdi sırada ABD maçı var. Türkiye turnuvadan elendiği için puan tablosu açısından bir anlam taşımıyor. Ancak itibar açısından taşıyor. Ev sahibi ve grubun lideri olan ABD karşısında alınacak sonuçtan çok ortaya konacak mücadele önemli olacak. Çünkü şu ana kadar sahada görülen tablo taraftarı tatmin etmedi.

***

Bu Dünya Kupası'nın ardından Türk futbolunda ciddi bir değerlendirme yapılmak zorunda. Sürekli aynı hataları yapıp farklı sonuç bekleyemezsiniz. İki maçta sıfır puan, sıfır gol ve erken veda kabul edilebilir bir tablo değildir. Bunun adı başarısızlıktır. Bu başarısızlığın sorumluları da sadece tribündeki taraftarın tepkisini izlemekle yetinmemelidir.