Bak şu çeşmenin ne güzel suyu var, içecek tası yok. Kırma insanoğlunun kalbini, yapacak ustası yok.

***

Evdeki cam eşyaları kırmamak için dikkat ve titizlik gösteren hanımları çok gördük. Fakat aynı hanımların camlardan daha hassas olan kocalarının kalbini kırmamak için dikkatli ve titiz davrandığını pek görmedik.

***

Beyin geliri, alacağı maaş ve yaptığı harcamalar belli iken ‘şunu alalım, bunu da alalım’ diye kocayı bunaltanlar hayallerine kavuşamayınca: ‘Sen falanca kadar olamadın. Adam beş sene içinde arsa, araba aldı. Katı dikti. Sen ise asgari ücretle bizi perişan ediyorsun’ diyerek kocayı öldürüp öldürüp diriltiyorlar.

***

Ey şükür bilmez hatunlar! Eğer bu hareketiniz Cenab-ı Allah’ın gücüne giderse o beğenmediğiniz kocayı bir sebep halk ederek elinizden alıverir. O zaman başkalarının verdiği ile kıt kanaat geçinmeye razı olursunuz. Çünkü haddini bilmeyene haddini bildirirler.

***

Hem kadınlar hem erkekler için bu yıl şükür senesi olsun. Sabah sağlıklı bir şekilde güneşin doğuşuna uyanıyor olmak en büyük şükür sebebimiz değil mi? Yaşamı maddi imkanlar ile sınırlamayalım.

***

Ayak serçe parmağını bir yere çarpınca yaşadığın o tarifsiz acı gibi sıkıntı nerdeyse canın orda olur. Bu kadar acizken yaradanın bize verdiği tüm nimetlere sonsuz şükür ettiğimiz bir yıl olsun.

***

Ekşi cacık gibi bir söz. En gelişmiş füze gibi bir söz. Üç tane yüklü vagonu bir traktörün çekip gittiğini hiç görmedim. Fakat evli olduğu halde ellisinden altmışından sonra yetmez gücü ile ikide bir ‘evleneceğim’ diyen sulu erkekleri çok gördüm.

***

Yıkıcı tenkitlerde bulunarak dostlarını kaybedeni çok gördüm. Fakat yapıcı eleştiriler yapıp önce dostlarını kızdırdığı halde zamanla ‘Allah senden razı olsun’ diye kendini tenkit edenden özür dileyene az rastladım.

***

Dükkanda oturmuş sohbet ediyorduk. Çok konuşan muhatabımın hanımı da yanında idi. Şöyle dedi: ‘Evde birçok şeyi yenileyeceğim, hanım dahil’. Bu ağzı tamire muhtaç olan misafirime şöyle dedim:

***

‘Buralarda herkesin tek traktörü, tek römorku var. Çekebileceksen bir, iki, üç yapabilirsin’. Bu cevap hanımının o kadar çok hoşuna gitti ki onu hayatta hiç bu kadar mutlu görmemiştim.

***

Halbuki edepli hanımlarımız deseler ki: ‘Ben yakışıklı bir bey bulacağım’. Bu benzine çakılmış kibritin yaptığı tahribat kadar tehlikeli ve korkunçtur. Zira depremler duvarlar için tehlikelidir.