Adam elma dikti. Daha meyve verecek kadar gelişmedi. Üç sene oldu, yeğenim evlendi. Daha çocuk bulmayı düşünmüyorlar. Fabrika açıldı ama daha üretime geçmedi. Market açıldı, daha yapılan masrafı kurtarıp kâra geçmedi.
***
Adam atmış yaşında. Maddi bir sıkıntısı da yok. Akşama kadar kahvede sohbet eder. Daha namaza başlamadı. Kabir; ahların, vahların, keşkelerin en çok olduğu bir mekan. Aahhh! Ben aldanmış ve aldatılmışlardanım. Acep niçin namazlarımı ihmal ettim?
***
Vaahhh! Ben aldanmış ve aldatılmışlardanım. Buradaki sıkıntı bu kadar. Ya mahşerde, sırat köprüsünde halim ne olur? Keşke din adamlarının nasihatlerini dinleseydim. Çocuklarımla ilgilenip İslami vazifelerini yapmaları için yardımcı olsaydım.
***
Erkekler: Hanımıma ilgisiz olmasa idim. Komşum ile hoş geçinip onun kalbini kırmasa idim. Kadınlar: Ahh keşke! Yabancı erkeklere gülücükler dağıtıp efendime -eşime- asık suratlı davranmasaydım.
***
Kabir bunun gibi ardı arkası kesilmeyen pişmanlıkların yaşanacağı yerdir. Bir Allah dostunun sözü: ‘Orada herkes pişman olacak. En az pişman olanınız ben olaydım diye bakın bu yaşta koşturuyorum’.
***
Bir hanımın ineğini tekmeledikten sonra sağmaya kalksa süt vermeyeceğini bildiği için ‘kızım kızım’ diye okşayarak sağdığını çok gördüm.
***
Fakat insanları ilerde bir hizmete vesile olur diye incitmemek için nezaket kaidelerine uyan ve dikkat edenleri çok az gördüm.
***
‘Ağırlık -vakar- altın kal’a, hafiflik -kabalık- başa bela’. Arkadaşınızdan bir işi yapması için yardım istediğiniz zaman sert söylerseniz ‘az ye de bir uşak tut’ derler. Halbuki bal ve pekmezin içine bile biraz su ilave edip öyle içerler.
***
Aklı başında olan insanlar muhatabını incitmez, gayet kibar bir şekilde isterler. Cümleyi yumuşatarak ‘kardeşim bana bir bardak su verebilir misin’ gibi. Ya da ‘yakında elinizden bir su içmedim’ gibi iltifatla karışık ricada bulunurlar.
***
‘Söz var kestire başı, söz var kese savaşı’. Bir sert sözün ne kadar zararı olur? Onun hesabını sen yap. Tatlı dilin yılanı deliğinden çıkardığı gibi nezaket her zaman kazanır. Kabalıktan hiçbir zaman fayda gelmez.
***
Usul, adap gibi güzel özelliklerimizi hızla kaybettiğimiz; dijital, sosyal dediğimiz ellerimizdeki telefonsuz yaşayamadığımız bir dönemdeyiz. Her şeye inat güler yüzle selam vermekle başlayalım her güne.