Beyaz gelinliğim kirlenmesin diye çok dikkatli ve titiz hareket eden gelin hanımları çok görmüşsünüzdür. Fakat aynı gelin hanımların salonda, düğünlerde komşu oğlu, arkadaşı ile dans ettiğini de görmüşsünüzdür.

***

Düğününde gelinliğinin kirlenmemesi için gösterdiği hassasiyeti insan kendisi için göstermez mi? Sen evlisin, ki bekar olsan da fark etmez. Karşı cinsten, sana nikah düşen birisiyle olmaz. Başkasının elini tutamazsın. Ateş ve barut misali.

***

Eşi de kıskanmıyor. Allah’tan korkmuyorlar. Namus ve iffet mefhumunu öğrenmeden evlenmişler. Ailesi müdahale etse bile ‘yabancı değil efendim, dayısının oğlu, yok efendim kuzen onlar’ gibi sözlerle konuyu basitleştirmeye çalışıyorlar. Sonra ne yuvalar yıkılıyor, televizyonlarda izliyorsunuz.

***

Adamın birisi her sene Peygamberimizin doğum gününde kurbanlar keser, milleti toplar. Mevlitler okutturur, tevhitler çektirir. Bol bol yedirir içirirdi. Elinden geldiği kadar etrafına yardımcı olurdu.

***

Komşusu ise son derece cimri; evine misafir kabul ettiği, kahvede bir bardak çay içtiği, bayramlar hariç camiye girdiği görülmezdi.

***

Fakat ne hikmetse iki ay içinde adamın evi üç defaya mahsus olmak üzere doldu taştı. Yenildi, içildi. Ne zaman biliyor musunuz?

***

Ahirete göçtüğü gün. Tevhit günü. Mevlit günü. Ne garip! Sağlığında kendi eliyle vermeyip de adet ve gelenek icabı, öldükten sonra yeniliyor, içiliyor, ikram ediliyor.

HATIRA

Bir gün otobüste giderken tanıdığım bir gençle beraber Antalya’dan Hurma’ya dönüyoruz. Bana dedi ki: ‘Abi herkes beni tenkit ediyor’. Ben de tam anlayamadım: ‘Ne diye tenkit ediyorlar?’

***

‘Kadın kuaförü olduğum için. Siz ne diyorsunuz?’

Şöyle bir düşündüm. Bu gence ayeti kerime ve hadisi şerif yerine akli bir misal vereyim dedim.

***

‘Delikanlı nasipse ilerde evleneceksiniz. Hanımınızı erkek bir kadın kuaförüne gönderir misiniz?’ Genç bir hoş oldu. Böyle bir cevap beklemiyordu. Kem küm ettikten sonra ‘güvenirsem gönderirim’ dedi.

***

Güvensen ne olur güvenmesen ne olur? Zaruret olmaksızın eli devamlı hanımınızın başına, yeri geldiğinde ensesine dokunuyor. Kalbinde Allah korkusu olanlar bu işten kaçarlar. Kaçmalı.