Yarın mübarek Ramazan Bayramı imiş.

Nasıl geldi nasıl geçti anlayamadık.
Oruçlarımızı tuttuk.
Teravih namazlarını kıldık.
Zekatımızı fitremizi verdik.
Allah kabul etsin, inşallah.
Bir aylık bir zaman su gibi geldi geçti gitti.
Anlayamadık dersek yerinde bir söz etmiş oluruz.
Amerika ve İsrail yüzünden İslam âlemi kan ağlıyor.
Bombalar ardı ardına iniyor Müslümanların üzerine.
Dur durak bilmiyor.
Zalim ve vahşi batı tüm barbarlığıyla
yükleniyor.
Gazze perişan.
Batı Şeria perişan.
İran perişan.
Ölümler acımasızca oluyor.
Vicdan rafa kalkmış.
İnsani hissiyat kayıplarda.
Yangınlar yüreklerde.
Mekânlar yerle bir.
Varsa yoksa İsrail'in güvenliği imiş.
Yahudiler ölmemeliymiş.
Binlerce yıllık hayalleri gerçekleşsin de ne olursa olsunmuş.
Müslüman kanı onlara helalmiş.
Ramazan ayı gelmiş, bugün son günüymüş, yarın bayrammış.
İslâm ümmeti perişan.
Bayram gelmiş, neyime?
Büyük Türk milleti alicenap duygularıyla savaşları izliyor.
Yanlışlara kızıyor.
Ölümlere acıyor.
Devletimiz güvenliğimizi almış, halkımız rahat.
Yalnız vicdanlar kan ağlıyor.
Yarın bayrammış.
Yürekler acırken bayram şekerinin tadı yok.
Tüm bu olumsuzluklar içinde umudumuz var yarınlara.
Bombalar yağsa da, gökyüzü ölüm kussada yarın Ramazan bayramı.
Şarkılarda söylendiği gibi olmuyor hayat.
Birinin hayali bir başkasının hayatını elinden alıyor.
Şarkıcı Şenay taa bin dokuz yüz yetmiş ikilerden sesleniyor:
"Sev kardeşim" diyor ve sonra bir şarkı patlatıyor:
"İnsanlar birlik olsa, el ele verse, hayat bayram olsa"
Keşke demekten kendimi alamıyorum.
Keşke hayat bayram olsa.
Yarın bayrammış.
Madem öyle, bayramınız mübarek olsun.