Geldik bir cuma gününe. Bugün sizlere öyle bir konudan bahsedeceğim ki tıpkı BÜLBÜLÜN DİLİNDEN ÇEKTİĞİ misali gibi.

B Ü L B Ü L’ Ü N Ç E K T İ Ğ İ 1

Dünya kenti, bir günde dört mevsimin yaşandığı, Selçuklu payitahtının alt şehri, Türkiye’nin dünyaya açılan penceresi ve gözbebeği şehrimiz Antalya’da anlaşılan, “MIZRAK ÇUVALA SIĞABİLİR” diye düşünenler var.

MIZRAK bu. Sığar mı sığar! Eğilip bükülemiyor, ikiye katlanamıyor. Dolayısıyla MIZRAK çuvala girmemek için direniyor. Girmiyor. Delip geçiyor, yüreğimizle beraber...

B Ü L B Ü L’ Ü N Ç E K T İ Ğ İ 2

Sonra, ÇAM devirmeler var. Yani GAFLAR. ‘Dam üstünde saksağan’ demeler gibi. Düşünülmeden ve tasarlanmadan söylenen sözlerle, ÇAMLAR devrildiğini de bilirsiniz.

ÇAMLAR devrildikçe, altında ÇAM devirenlerin değil, bizlerin kaldığı sözler ve fiiller yaşanıyor. “BÜLBÜLÜN ÇEKTİĞİ DİLİ BELASIDIR” diyenler haksız sayılmaz.

Sayılmaz da, KARGALAR, BÜLBÜLLÜĞE soyunduğunda bu türden manzaralar karşımıza aniden çıkıveriyor. Bitti mi? Bitmedi. Kraldan fazla kralcı olanlar, aramadığınız kadar çoktur.

Bunlara AFERİN DELİLERİ de diyebilirsiniz. Bir AFERİN için söylemeyecekleri laf, yerine getiremeyecekleri fiil ve davranış yoktur. Bu AFERİN DELİLERİ pek çok.

Oysa yaptıkları. LAF ile dünyaya NİZAMAT vereceğini sananların düştüğü GAFLET çukurlarıdır hep. Amma, kime anlatırsınız ki bunları. Anlamazlar çünkü. Beyinleri KUŞ BEYNİ gibidir.

Diplomalarını nereden alırlarsa alsınlar, unvanları ne olursa olsun, konuşmadan edemez bu tipler. Dilini EŞEK ARILARI soksun DENESİCELER bu ve bunlar gibi olanlardır.

Bir çuval inciri berbat etmelerinin an meselesi olduğunu bile bile konuşmaktan vazgeçmezler.

Antalya’da bunlardan sürüsüne bereket. Bir de sanal medyada BÜLBÜL GİBİ şakıyorlar ya sorma gitsin!

Bu güzel şehir, inanı bu yaşananlara ve olanlara layık değil. Böyle insanlara, layık hiç değil. Konuşanların ve yaptırımlarda bulunanların kendilerine ait olan ve şehrin hiçbir zaman katılmadığı söylem ve davranışları, bu şehre mal edilmemeli. Ama mal ediliyor.

Antalya’nın tamamı bu şekilde diye KORO HALİNDE konuşmak bazı çevrelerin işine geliyor.

Antalya böyle olmadığını bir türlü anlatamıyor! CILIZ tepkiler, GECİKMİŞ tepkiler yerini bulmuyor. Bütün bunlar bilindiği halde, Antalya adına konuştuklarını sananlar, konuşmaya devam ediyorlar.

Onların davranışlarını hoş görenlerin, “YANLIŞ YAPILMIŞ BİR DAHA OLMAZ” diyenlerin çabalarını anlayabilen varsa, beri gelsin. “Sözlerimiz yanlış anlaşıldı, biz aslında öyle demek istememiştik” diyorlar. Hadi ya!

Kendilerine has “U” dönüşleri yapıyorlar yani. İşte bu insanlar yalnız bırakılmalı. Olaylar ZAMANA bırakılıp, GEÇİŞTİRMELER ve GÖSTERMELİK SORUŞTURMALARLA üzerleri örtülmemeli.

Lüzumsuzların yaptığı LÜZUMSUZLUKLAR hiçbir şekilde SAVUNULMAMALI ve taraftar bulmamalı. Ağzına hakim olamayanları, içindeki emelleri kendine uygun bir ortam bulduğunu zannettiği an, dışarıya döküveren AFERİN DELİLERİNİ kimse kabullenmek zorunda değil.

Kim bunlar? Kimi zaman bu şehri temsil edemeyecek olanları, kimi zamanda siyasi arenada kendi görüşlerini temsil edemeyecek olanları temsilci seçenler sanırız düşünüyorlardır!

Bir şehrin kaderiyle oynamaya kalkan siyasetçiler, iş adamları, spor adamları, gazetecisi vb. söylediği sözü ölçüp, tartıp konuşamıyorsa, tıpkı BÜLBÜLÜN ÇEKTİĞİ misalidir.

Bu şehre zarar verenleri BÜLBÜLÜN DİLİNDEN ÇEKTİĞİ gibi görmek zorunda da değiliz.

Artık kente yapılacakları, EŞEK ARISI gibi BOŞ KOVAN yapıp VIZILDAYARAK es geçmek yerine, BAL ARISI gibi taş üstüne taş koyarak üretken olup desteklemeliyiz.

Antalya, acizlerin şehri olamaz. Antalya, Antalya’yı düşünmeyenlerin şehri olamaz. Antalya haddini bilmeyenlerin şehri de olamaz. Antalya aklına geldiği gibi konuşan ve davrananların şehri hiç ama hiç olamaz.

Kimse kusura bakmasın. Üstüne alınan alınsın. Bu laf ya. Tıpkı MIZRAK gibi bu da ÇUVALA sığmaz. Gittiği yere kadar gider.

B Ü L B Ü L’ Ü N Ç E K T İ Ğ İ