Zamcıları kimse engelleyemiyor.
Yeni yıl geliyor maaşlara zam yapılacak diye piyasa esnafları, marketler, gıda toptancıları, gıda sektörcüleri sürekli zam yapıyorlar.
Buna hiç kimse engel olamıyor.
Gözlerini milletin cüzdanına dikmiş durumdalar.
Maaşlara yılın başında ve yılın ortasında zam yapılacak diye bir iki ay öncesinden başlıyorlar etiketleri değiştirmeye.
Bayram yaklaşır, zam yaparlar.
Özel günler yaklaşır, zam yaparlar.
Yılbaşı yaklaşır, zam yaparlar.
Canları ister, zam yaparlar.
Sebze mevsimi geçmeye başlar, zam yaparlar.
Mevsim meyveleri ilk çıktığında zam yaparlar.
Don olur, zam yaparlar.
Kış gelir, zam yaparlar.
İlkbahar gelir, zam yaparlar.
Yaz olur, zam yaparlar.
Meyve veya sebze az üretilir, zam yaparlar.
Kısaca, bir bahane ile sattıkları ürüne zam yaparlar.
Ürettikleri ürüne zam yaparlar.
Dur durak bilmiyorlar.
Ne helal biliyorlar ne haram.
Ne Allah korkusu var ne kuldan utanma.
Varsa yoksa zam yapıp çok para kazanma hırsı var.
Denetleme yapılıyor, uslanmıyorlar.
Uyarı yapılıyor, uslanmıyorlar.
Ceza kesiliyor, uslanmıyorlar.
Durmak yok, zama devam.
İyi ama nereye kadar?
Ne zamana kadar?
Hükümet çalışanlara enflasyona göre zam yapıyor.
Zamcılar öncesinde zam yapıyor.
Emekliler umuda sarılıp iki, üç bin lira zam alacaklar.
Zamcılar öncesinde zam yapıyorlar.
Asgari ücretli zam alacak diye sevinip beklentiye giriyor.
Zamcılar zam öncesinde zam yapıyorlar.
Umutlar boşa çıkıyor.
Çünkü zamcılar çoktan o iki, üç bin liralık zammı, sattıkları ürünlere zam yaparak hemen aldılar bile.
Yani, zamlı maaş alınacak ay gelmeden iki ay öncesinden maaşlara gelecek olan zamlı maaş eridi bile.
Maaşlara gelen çoktan cepten çıktı bile.
İyi ama bu nereye kadar?
Her yıl aynı terane.
Her yıl aynı bahane.
Her yıl aynı bekleyiş, beyhude.
Ayrıca esas meselelerden biri de açıklanan enflasyon rakamlarının doğruluğu.
Kimse buna inanmıyor.
“Açıklanan enflasyon rakamlarından en az yirmi puan daha yüksek piyasa enflasyonu” diyorlar.
Hükümet çaresiz.
Memur çaresiz.
İşçi çaresiz.
Asgari ücretli çaresiz.
Emekli zaten çaresiz.
İyi ama o çaresiz bu çaresiz şu çaresiz ne olacak bu milletin hali?
Ayrıca, ne diyor millet biliyor musununuz?
“Hükümet zamları yanlış dağıtıyor”
“Düşük maaşlı memur veya işçiye ve asgari ücretliye ve emekliye yüksek oranda zam verilmesi lazım”
“Yüksek oranda çalışan ve emekli maaşı alanlara düşük oranda zam verilmesi lazım”
“Çünkü düşük maaşlı düşük zam alıyor, yüksek maaşlılar yüksek zam alıyorlar ve bu adaletli ve hakkaniyetli zam olmuyor”
“Çünkü herkes aynı marketten aynı manavdan aynı kasaptan aynı avm’lerden alışveriş yapıyorlar”
İşte Temmuz ayı geliyor ve zamlar yapılacak maaşlara bakın şimdiden tavukçular beyaz ete zam yaptılar bile.
Ne olacak bu iyi niyetli milletin hali?
Ne olacak bu alicenap milletin hali?
Ne olacak bu asil milletin hali?
Ne olacak bu çok çok az maaş alan emeklilerimizin geçinme sıkıntı, üzüntü ve sabır çekmeleri hali?
Bilen biri beri gelsin de bana değil bu asil ve necip millete bunu anlatsın.
Şunu samimiyetle ifade edeyim ki:
“Eğer bu gün seçim olsa hükümetin oy kayıbı çok olur, kaybeder” diye konuşuluyor.
Hükümet kaybediyorsa o zaman kim mi kazanır?
Kendi içinde bocalayan muhalefet mi?
Hayır.
Her gün zam yapan zamcılar kazanmaya devam ederler…