Ana muhalefet bastırıyor.
Meydanlarda CHP genel başkanı Özgür Özel erken seçim yapılsın istiyor.
Muhalif küçük partilerde bunu istiyor.
AK Parti “Hayır” diyor.
MHP “Hayır” diyor.
Yani iktidar partileri seçim istemiyor.
“Seçim zamanında yapılacak” diyor.
Erken seçim isteyenler "Halkçıyız" diyorlar.
"Halkın tercihine saygılıyız" diyorlar.
"Halk ne derse o" diyorlar.
Böyle demiyorlar mı?
Diyorlar.
Halk oylaması denen bir Referandum yapıldı mı?
Yapıldı.
"Parlamenter sistem kaldırılsın mı?"
diye sordular.
"Yoksa devam mı etsin?" dediler mi?
Dediler.
Yani halka gittiler.
Yani bize geldiler.
Anlattılar, dinledik.
"Sandığa gidelim oylayalım bunu" dediler.
Halk gitti.
Tercihini yaptı ve halkımız:
"Parlamenter sistem kaldırılsın, başkanlık sistemi gelsin" dedi mi?
Dedi.
Ve bu sistem ile yüzde ellinin üstünde kabul gördü mu?
Gördü.
Yıllardır da bu sistemin içinde yaşıyor muyuz?
Yaşıyoruz.
O zaman şimdi parlamenter sisteme dönüş istemek niye?
Parlamenter sistemi geri getireceklermiş!
Niye yani?
Bu ülke cumhurbaşkanı ile başbakan arasındaki kavgaları, sürtüşmeleri, anlaşmazlıkları, fikir ayrılıkları nedeniyle kanun tekliflerinin askıya alındığı az mı gördü, yaşadı.
Hem halk diyorsunuz hem halkın tercihini unutuyor, ciddiye almıyor, hesaba katmıyorsunuz.
Genel seçim olalı üç yıl oldu.
Şimdi de bir erken seçim isteği başladı.
Neden erken seçim olsun ki?
Dün seçiyorsunuz bugün yok sayıyor, erken seçim istiyorsunuz!
Her seçim sonrası sistem, rejim, beka sorunu yaşıyoruz.
Hem halkçıyız hem değiliz.
Dün çoğunluk vardı kazanıldı.
Yarın çoğunluk olmaz kaybedilir.
Bu normal.
Bırakalım seçim zamanında yapılsın.
Olmazsa gelecek yılın yani 2027 yılının Ekim ayında bir erken seçim yapılabilir.
Yani bir buçuk yıl daha sabredin.
Meydanlara zaten çıkıyorsunuz yani bir anlamda seçim propagandası yapıyor iktidarı ve Erdoğan’ı eleştiriyorsunuz.
Buna devam edin.
Sandıktan belki de siz çıkarsınız.
Belli olmaz.
Ama şimdi bir erken seçim havası yok.
Ufukta da gözükmüyor.
Bir kişinin veya bir partinin veya partilerin beklentisini karşılamak için siyâset ve seçim yapılmaz.
Yapılmamalı.
Ülke gerçekleri...
Siyasetçi gerçeği...
Gelecek gerçeği...
Bölgenin gerçeği...
Bölgenin içinde bulunduğu savaş gerçeği seçimi kaldırmaz.
Halkımızın böyle bir beklenti ve isteğide yok.
ABD ve İsrailin bölgemiz üzerinde tehditi bitmiş değil.
İstenmeyen bir savaş yaşanıyor.
Muhalefetin, iktidarı "Yüzde ellinin altına gerilersen seni ve sistemini alaşağı ederim" tehditi ile korkutması seçimi kazandırmaz.
Sosyal medya da halkın böyle bir beklentisi varmış gibi hayali rakamlar ile kamuoyu araştırması yapılmış gibi gösterilmesi ile erken seçime gidilmez.
CHP’li belediyelerin bazıları hakkında iddianameler hazırlanması CHP’yi sinir küpü haline getirsede halk seçim beklentisinde değil.
Bırakın halk ne zaman sandık isterse o zaman seçim olsun.
Senin benim isteğimle değil…