Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, göreve gelişinin 13’üncü yılında basının karşısına çıktı.
En son TOBB YK üyesi olduğu dönemde böyle bir toplantı yaptığını hatırlıyorum;hatta ‘bu toplantılarımız devam edecek’ dediğini ama sürdürmediğini de!..
Her iki toplantıda da oradaydım…
13 yılın muhasebesi olmasını beklediğim program,ağırlıklı olarak Matlı’nınsivil toplum serüveni anlatısına dönüştü.
Zaten kamuoyuna yansıyan da Bursa TB’nin durumundan çok Matlı’nınBTSO Başkan adaylığı hedefi oldu.
Mesela kimse, ‘Borsa’yı 36’ncılıktan 15’inciliğe yükselttik’ ifadesinin önünü ardını arama gereği duymadı!
Halbuki Bursa TB, 2000 yılında da 173,5 milyon işlem hacmi ve yüzde 1,6’lık pay ile 15’inci sıradaydı.
***
Başkan Matlı, 2015’ten beri konuşulan fakat yılan hikayesine dönen ‘Badırga Et Kombinası’ projesi hakkında ‘Başaramadık’ dedi.
Yine kimse nedenselliğini irdelemedi. Acaba o dönemde tarım bakanı kimdi?
Matlı, ‘Bursa TB’ gündemli toplantının ilk çeyreğinde BKSTV başkanlığı dönemini anlatmaya başladı ve ‘Bursa’da Fettah Can konseri bana nasip oldu’ dedi.
İroni yapıyor sandım ama gayet ciddiydi. Oysa benim için bu toplantıda konserin ilk konuşulan konulardan olması garipti.
Ki o yıllarda kendisine de bizzat söylemiştim;‘bir konsere yarım milyon harcamak kültür ve sanatsal ilerlemeye hizmet etmez. Tarımcısınız,köylü resimleriyle bildiğimiz İbrahim Balaban resim yarışması düzenleseniz daha iyi olurdu’ diye…
Bursa TB’nin ‘Büyük Anadolu Lojistik Projesi (BALO)’ katılımcılarından olduğu hatırlatan Matlı, “Burada da eksiklerimiz oldu, hala emekleyen bir projenin parçasıyız”ifadelerini kullandı.
Başkan, ‘BALO’ dediğinde maskeli balo sananlara söyleyeyim;bu projeye TOBB üyesi tüm odalar ve borsalar ortak…Yani proje aslında TOBB’un…
***
Bursa TB olarak ‘Pideli Köfte’ ve ‘Bursa Havlusu’naCoğrafi İşaret (Cİ) aldıklarını hatırlatan Başkan Matlı, ‘Bursa bu kadar büyük ama bir magneti olmayan şehir’ dedi.
Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’e ‘Otobana tadımlık bir Bursa sokağı yapalım’ önerisinde bulunduğunu söyleyen Özer Matlı, “İnsanlar orada Bursa’nın lezzetlerini görsün, tatsın ama yemek istiyorsa şehre gitsin. Bacasız sanayiyi büyütme konusunda hazır yol üzerinde geçen müşteri var. İçeriye almıyoruz” dedi.
Bursa’nın turizmdeki potansiyelinin realize olmamasının nedeni sizce de sahiden bu mu?
Turizmi büyütecek daha vizyoner projelere ihtiyacımız olduğu ortada…
Bursa TB’nin ‘Gıda Ur-Ge’ projesine ilişkin bilgi verirken Matlı, ‘Bizim de Ur-Ge’lerimiz var’, ‘Bizim de tahkim merkezimiz var’ dedi.
Başka kimin var ki?
‘Yeni bir basın var’ diyen Matlı, Habitat ile birlikte Bursa’da ‘facebook istasyonu’ kurduklarını açıkladı.
BTSO başkan adaylığı için,merakla beklenen projelerinden biri de ‘tiktok istasyonu’ olursa şaşırmamak gerek!
***
Aslında Matlı, bu toplantıdan çok önce adaylığını açıklamıştı ve hakkında ‘13 yılda Borsa’da ne yaptı ki’ yorumları gündeme geliyordu.
Ne yazık ki toplantıda Matlı tarafından dile getirilen başarılamayanlar, bu yorumları haksız çıkarmıyordu.
13 yılın sonundaMatlı’nınYenişehir’de ‘Gıda OSB’ ve Yıldırım’daki Et-Ba arazisinde ‘konut-ticaret-turizm’ konseptli projeyapılacağını açıklaması ise düşündürücüydü.
Tıpkı Bursaspor’a Matlı’nınverdiği destek gibi bu projeler de sizce neden şimdi açıklandı? Acaba bunlar başarılabilecek mi?
Başkan Matlı, ‘projeleri yaparken yerel yönetimlerle iş birliği içinde çalışıyoruz’ diyerek sanki bunun artı bir değer olduğunu vurgular gibiydi.
Halbuki zaten bu işleri yaparken yerel yönetimlerle iş birliği içinde olmak zorundasınız. Olmazsanız ne olur?
Örneğin salı akşamı Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin şubat ayı toplantısının ikinci oturumu yapıldı.
Yıldırım Belediyesi’nin talebiyle Et-Ba arazisindeki 1/5000 ölçekli plan değişikliği AK Parti ve CHP’li üyelerin kabul etmesiyle Meclis’ten geçti.
MHP grububu plan değişikliğineçekimser kaldı.
***
Gıda OSB projesinden bahsederken de‘tekstilde sıkıntılar var’ diyen Matlı, Bursa’nın nitelikli göç alması gerektiğini belirterek “verimsiz, emek yoğun sektörlerin Anadolu’ya taşınması gerekiyor” dedi.
Başkan Matlı’nın tekstili bu şekilde tariflemesi akıl alır gibi değildi.Tekstil, Bursa’nın olmazsa olmazı ve bilgisi, tecrübesi ve birikimine sahip olduğu en güçlü kaslarından biridir.
Bursa’nın halihazırda 3 milyar dolar seviyelerinde ihracat gerçekleştirdiği ‘tekstil ve hazır giyim’ sektöründen çıkmaktan bahsediyor olamazdı. Fakat öyle gibiydi!
Şayet öyleyse bu ne ülkemizin ne de dünyanın gerçekliğiyle örtüşür.
Bakınız kıymetli okur, küresel ölçekte en büyük 10 ihracatçının 8’i G20, 4’ü ise G7 üyesi. Yani gelişmiş ekonomiler sanılanın aksine tekstilden çıkıyor falan değil aksine kapasiteyi daha da büyüten yatırımlar yapıyor.
Dünyanın en büyük tekstil ihracatçı ülkeleri hangileri peki? Çin, Hindistan, ABD, Almanya, İtalya…
Yani tekstildeki sıkıntımızı, Bursa’dan Anadolu’ya kaydırarak çözemeyiz. Aksine Bursa’da daha fazla ilerlemeye yönelik yatırım yapmalıyız.
***
Toplantının ikinci bölümünde soru cevaplara geçildi.
İlk soru, ‘Biz hala tarım ülkesi miyiz?’ oldu.Özer Matlı’nın cevabı son derece ilginçti:
“Tarımsal ana emtialar konusunda bazılarını üretmek zorunda değiliz. Türib’deki lisanslı depoyla yaptığımızda Karadeniz’deki ürünleri sıfır maliyetle getirip… Yani Ukrayna-Rusya’nın toprakları, humuslu topraklar, yağmur da bizden fazla alıyor. Yani bizim su fakiri olan ülkede bu sulamak yerine ikili anlaşmalarla o tarımsal ürünleri buraya getirsek bu fiyatlar düşecek…”
Gıda, tarım ve hayvancılık alanındaki ithalatla zenginleşen lobilerin en büyük iddialarından biridir bu: ‘Dışarıdan buğday alıyoruz ama içeride makarna yapıyoruz.’
Başkan Matlı, Gıda OSB derken Rusya ve Ukrayna’dan gelen tarımsal ürünlerle ‘katma değerli’ dediği gıda ürünlerini üretmeyi mi kast ediyor acaba?
Bu konunun da Bursa iş dünyası tarafından çok iyi anlaşılması ve ne vaat edildiğinin fark edilmesi gerekiyor.
***
Bu toplantının asıl gayesini ortaya çıkaran soru, ‘BTSO başkan adaylığında aynı noktada mısınız?’ oldu.
Matlı’nın bu soruya verdiği yanıt ve devamındaki açıklamalar kelimenin tam anlamıyla hayal kırıklığıydı.
‘Adayım, ama bugün Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) için buradayız. Onunla ilgili sonra bir araya geleceğiz’ demesini beklerdim. Demedi!
‘Bir tek üzerinde ‘adayım’ yazan tişört giymediğim kaldı’ diyen Matlı, “Geçen bir arkadaş da soruyor, ‘abi aday mısın hala’ diye. Abi nasıl açıklayacağım? Sizin huzurunuzda da söylüyorum BTSO’ya Başkan adayıyım” dedi.
Matlı, “Benim odanın yaptığı şeylerden, vizyondan, lojistik projesinden, organize sanayi bölgesinden hiç sorunum yok ama iletişim ve yapılış şekillerinde…” diye başladığı cümleyi “Biz olanları daha ilk defa bu kadar detaylı anlattık öyle değil mi?” diye bitirdi.
Son derece garip bir cümleydi.
Yani bir yandan odayı şeffaf olmamakla tarifleyip bir yandan kendisinin de ilk defa şeffaf bir toplantı yaptığını açıklaması, nereden baksan tutarsızlıktı.
***
Matlı’nın‘aynı soruya cevap yaptığı’ konuşmanın devamı da bağlam kopukluğu arz ediyordu.
Kimseyi kırmak istemediğinden, şeffaflıktan, iyilik etme isteğinden, küs olmamaktan, değerlere sahip çıkmaktan bahseden Matlı, ‘Bursa’da 32 şirket 7 bin küsur çalışan kaç şirket var?’ dedi.
‘Odada başarılı işler yapıldı mı? Yapıldı’ diyen Başkan Matlı, “Bir de beni denesin şehir. Belki ben daha iyisini yapacağım. Biliyor mu beni?” ifadelerini şu sözlerle pekiştirdi: “Referans olarak Matlı’nın hikayesine baksın…”
“Konu tek benim başkanlığımla ilgili değil. Asıl önemli olan 70 komitede vizyonu olan insanlarla ben yanında durup eşlik edecek birisiyim. Kurum benim değil. Gelsin birisi kurtarsın. Yok öyle birisi. O birisi biziz. Yani iş dünyasında da 70 tane komite çalışırsa başarı çıkacak, benden olmaz. Benden ne olur? gıda konusunu sorduğunuzda cevap çıkar. İyi bir tekstilci kadar tekstili bilemem…İlla benim başkan olayım oradaki koltuğu işgal edeyim diye bir derdim yok…Bana ‘ne proje açıklayacaksın’ diyorlar, ilk önce küsmeyeceğim kimseyle diyorum. Bundan daha iyi proje olur mu? Biz siyasetçi değiliz üyemizle ilgili yapacağımız ana işlerin dışında bir işimiz yok, belediye değiliz olmamamız lazım…”
Yukarıda da dediğim gibi keşke Özer Matlı, ‘adayım’ deyip bıraksaydı. Konuştukça bırakın adaylığı, adayadaylığından bile uzaklaştı.
İlk projemiz ‘küsmemek’ diyen Matlı, acaba kendisini şirketinde iki kez ziyaret gelen BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ı en son ne zaman ziyaret etmiş?
Twitter’da resmi hesaplarına baktım, İbrahim Burkay, Özer Matlı ile çok kez bir araya gelmiş, Matlı Grup’ta iki kez ziyaret etmiş ve paylaşmış.
Özer Matlı’nın hesabında Burkay hakkında ne bir kare foto var ne bir tek kelime…
Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) gibi bir yapıya adaylığın bu anlatıyla bir ikna tesis etmesi mümkün mü? Açıkçası ben ikna edici bulmadım.
Çok hazırlıksız ve sanki kente keyif bağışlıyormuş gibi bir yaklaşımla ‘projesiz adaylık’ beyan eden Matlı,BTSO’yu ‘ziraat odası’ sanıyor olacak ki ‘ana hizmetlerin dışında bir işimiz yok’ diyor.
Oysa ki BTSO, bu şehrin akıl ve vizyon merkezidir, öyle kalmalı ve hatta kentin kaderi açısından daha da etkin kılınmalıdır…
Kıyıda köşe ‘edilgen’ kılınmış bir BTSO ne sanayiye ne tarıma ne turizme ne ticarete ne de kente değer katabilir!
***
Vizyonunun öznesi Bursa olanlara saygıyla…