Osmangazi Belediye Meclisi, yeni yılın ilk toplantısını dün gerçekleştirdi.

Yaklaşık 2 saat süren programda Erkan Aydın’ın resmi sosyal medya hesabından yapılan malum skandal nitelikteki paylaşım garip bir şekilde gündeme dahi gelmedi.

Erkan Aydın, Meclis’te bu konuyla ilgili tek kelime etmedi. Herhalde konu kapandı, unutuldu gitti sanılıyor! Ama yok öyle yağma!

Görünürde Erkan Aydın’ın hasımlarına -en çok da Bozbey’e- saldırı amacıyla kompromat bir yapı kurdurduğunun ispatı ve ifşası niteliğindeki paylaşımın rezilliği basit bahanelerle örtülecek gibi değil.

Hadi Meclisin CHP’li üyeleri birer emir eri! Talimat almadan konuşamazlar…

Cumhur İttifakı üyeleri neden ‘Yahu ne oldu burada?’ diye sormadı?

‘Erkan Aydın, belediyenin kaynaklarını CHP’deki yerini pekiştirmek için mi kullanıyor?’ sorusu niye yöneltilmedi?

Bursa’da CHP’li kamplar birbirine düşmüşken durup sessiz sedasız seyretmek ne tür bir politik strateji?

‘Bırakalım birbirlerini yesinler’ deniyorsa şayet geçenlerde gördük ki birbirini yeme mücadelesi sadece o mahallede değil: ‘Ben, bizi çoktan parçalamış!’

İçinde kazan kaynamayan tek parti MHP. Ona da durmadan basit operasyonlar çekmeye çalışıyorlar!

***

Madem ki vatandaşı temsilen Meclis’te bulunanlar Erkan Aydın’a o paylaşımı sormadı, öyleyse gerçekte ne olduğunu merak eden Bursalılar adına konunun takipçisi olmak bize düşer!

Aslında bir sosyal medya hesabını bile yönetemediği için kapatmak zorunda kalanlardan kompromat bir organizasyon kurma ve idare etme becerisi beklemek akla yatkın değil.

Fakat yine de mevcut durumda gerçekliğe en yakın ihtimal önümüzde duruyor: Üçüncü sınıf şantaj ve tetikçilik faaliyeti!

Şayet değilse ve iddia edildiği gibi bir kumpas ve siber saldırı varsa da bu muhakkak ispat edilmek zorundadır.

Erkan Aydın, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunduğunu söylüyor fakat bir yandan da konunun kapanıp gitmesi için elinden geleni yapıyor.

Açıkçası pek de zorlanmıyor çünkü Erkan Aydın’ın siyasi olarak çok kısmetli olduğunu da söylemek gerek.

Bursaspor taraftarınca durduk yere atılan ‘Leyla Zana’ya yönelik sinkaflı tezahüratın ulusal boyutta tartışılması, skandal paylaşımın gündemdeki yankısını bastırdı.

İsim vermeden Erkan Aydın’ı kast ettiği paylaşımda ‘Rezil edeceğim’ diyen kulüp Başkanı Enes Çelik’in de ‘su küçüğün söz büyüğün’ nasihatine uyması, Erkan Aydın’a yaradı.

Hatta birbirlerini karşılıklı olarak ‘rezil etme’ girişiminde bulunan Aydın ve Çelik, bir araya bile geldi. Acaba hangi şartlarla uzlaşıldı?

Skandal paylaşım gündem düşünce yerini fısıltılar ve dedikodular aldı.

Erkan Aydın’ın resmi hesabından söz konusu skandal paylaşımın Mustafa Bozbey tarafından yaptırıldığı bile iddia edildi.

Ki bu, olanaksız da değil!

Çünkü kompromat yapının olmazsa olmazı satın alınamaz nitelikte kurulmasıdır… Bu tür yapıların hep bir fiyatı vardır!

***

Skandal paylaşımla ilgili ‘Aydıngate ve iddialar’ ve ‘Aydıngate ve iddialar-2’ başlıklı yazılar kaleme aldım.

Yazılarda Erkan Aydın’ın resmi hesabından bu paylaşımın yapılması kadar söz konusu paylaşımın içeriğinin de skandal nitelikte olduğunun altını çizdim.

Okumaya meraklı olanlar için link:

  1. https://www.liderbursa.com/makale/aydingate-ve-iddialar/90607
  2. https://www.liderbursa.com/makale/aydingate-ve-iddialar-2/90609

Paylaşımdaki iddiaların hiçbirine kamuoyunun doğruluğundan emin olacağı bir yanıt verilmedi, verilemedi.

Ne Erkan Aydın ne Mustafa Bozbey ne de Enes Çelik ‘yalanlama beyanlarının’ ötesinde bir belge ortaya koyabildi.

Oysa en az skandal paylaşımın neden ve nasıl yapıldığı kadar içeriğinin gerçekliğini de Bursalılarca bilinmesi gerekiyor.

Ortada bir rantsal bölüşüm mü var? Kamu kaynakları çıkar gruplarına mı aktarılıyor? Hangi yöntemler kullanılıyor?

Yoksa ortada iftira ve safsatalardan ibaret kuru bir gürültü mü var?

Ya da Artvin Milletvekili Faruk Çelik’in Bursa’da yaptığı açıklamada kullandığı ‘Meyve veren ağaç taşlanır’ deyimi tüm sorulara yanıt olabilir mi?

Acaba ağacın meyvesi ne ve o meyveyi kim yiyor?

***

Bu noktada bir parantez de CHP kampları arasında yaşanan gerilime açmak gerek.

Erkan Aydın’ın skandal paylaşımı hakkında Mustafa Bozbey, parti içi bir mesele diyerek ‘genel merkez takip ediyor’ demekle yetinmişti.

Fısıltılarda Bozbey’in, skandal paylaşım sonrası genel merkeze Erkan Aydın hakkında şikayetçi olarak ‘ya o ya ben’ resti çektiği iddia edilmişti.

Hatta Bozbey’in CHP’den istifa edip bir süre bağımsız kalacağı ardından AK Parti’ye geçeceği konuşulur olmuştu.

Hatırlarsanız CHP’nin yayın organı gibi çalışan Cumhuriyet gazetesinde ‘Bozbey, AK Parti’ye geçecek’ iddiasıyla yayınlanan haber sonrasında da Bozbey ile Aydın arasında gerilim yaşandığı gündeme düşmüştü.

Bozbey’in yüksek gerilimli bir toplantıda Erkan Aydın’a ‘bu haberleri sen yaptırıyorsun’ dediği ortaya atılmıştı.

Bozbey o iddiaları, pek de inandırıcı olmayan ifadelerle yalanlamıştı.

Yeni iddialara ise Bozbey henüz yanıt vermedi. Şayet bu rest iddiası doğruysa Bozbey, Erkan Aydın’ın kendisine operasyon çekmek üzere kompromat yapı kurduğuna inanıyor demektir.

Özgür Özel CHP’sinin ‘prenslerinden’ Ali Mahir Başarır’ın Bursa ziyaretinde Erkan Aydın ile görüşüp Bozbey ile bir kare bile vermemesi, Bozbey’in CHP genel merkezine rest çektiği tezinin sağlaması olarak görüldü.

Özel ile Aydın’ın arasında yakınlık ve parti içi kamplaşmayla sürekli kaos ve krizin aktörlerinden biri olması Bozbey’e mevzi kaybettirmişken önceki gün Yıldırım Değirmenönü Mahallesi’nde ne olduğu tam olarak anlaşılamayan bir olay yaşandı.

Gündemde kalma bağımlısı Bozbey yine ‘en çok konuşulan’ oldu…

CHP’de ‘Bozbey’in adamı’ olarak bilinen bir şahıs, Bozbey konuşurken kürsüyü devirdi, ortalık karıştı. Kentin tüm aktörleri, garip saldırı girişimini kınama mesajları yayınladı.

Bu olayı değerlendirdiğim dünkü yazıya ‘Geçmiş olsun Bursa!’ başlığı atmıştım.

Zira tüm bu kriz ve kaoslarda kaybeden sadece Bursa’ya oluyor.

Okumak isteyenler için link: https://www.liderbursa.com/makale/gecmis-olsun-bursa/90637

31 Mart 2024 öncesi ‘Osmanlı Başkenti’, ‘Sanayi kenti’, ‘İhracat kenti’, ‘Turizm kenti’, ‘Tarım kenti’ tanımlamalarıyla konuşulan Bursa, ne yazık ki bu yöneticilerden ötürü artık ‘skandallar başkenti’, ‘kaos kenti’, ‘kriz kenti’, ‘kavga kenti’ diye anılır oldu.

Yerel seçimlere 3 yıldan uzun bir süre varken idareleri altındaki belediyeleri yönetmek, kenti ileriye taşıyacak projeler hayata geçirmek, Bursalının refahı ve huzuruna hizmet etmek yerine koltuk kapma yarışına girişilmesiyle kaybeden sizce de Bursa değil mi?

***

Bitirirken Bozbey’in CHP’den istifa etme ihtimalini düşük görüyorum. Çünkü diyelim ki istifa etti, bir düşünün bu ne anlama gelir?

CHP, Büyükşehir Belediye Başkanı yerine bir ilçe belediye başkanını neden tercih eder?

Bozbey’i istifaya yönelten sadece dışlanma duygusu mu? Şayet öyleyse CHP hangi nedenlerden ötürü Bozbey’i dışlıyor?

Hakkındaki ‘yolsuzluk’ iddiaları yüzünden mi yoksa henüz kamuoyunun bilmediği dosyalar mı var?

Bozbey, şayet CHP’den istifa edecekse önünde ilham alması gereken bir örnek var: Hasan Ufuk Çakır.

Mersin Milletvekili Çakır, dün AK Parti’ye geçerken şöyle dedi: “Çok mutluyum, memlekete hizmet için geldik. Haksızlığın, pisliğin, iftiranın karşısında durmak için geldik. Bu kadar net.”

Yıldırım’daki saldırı girişimin serbest kalan faili gibi bütün CHP’lilerin yangından mal kaçırır gibi kendisini iş ve rant için sıkıştırdığı gerçeğini dillendirmesi, en geçerli istifa gerekçesi sayılır…

***

Kendi ikbaline değil kentin istikbaline hizmet etme yarışında olan yöneticilere saygıyla…