Hepimizin malumu olduğu üzere CHP’nin, “MART’IN SONU BAHAR” diye bir seçim mottosu vardı. Bu söz özellikle 2019 yerel seçimlerinde kullanılmıştı.
Bir bakıma CHP’nin ‘DERTLERE DERMAN’ bulacağına dair bir slogandı ‘MART’IN SONU BAHAR’ mottosu. Kışın bitip baharın gelmesiyle dertlerin son bulacağı, ferahlığın ve çözümün geleceği umudunu temsil ediyordu.
Yani 2019 yerel seçimi döneminde ‘DERMAN BELEDİYECİLİĞİ’ vurgusuyla birlikte sıkça kullanıldı bu söz. Ama ne CHP’ye ne de halka derman olunamadı. Dertler attı, yaralar sarılamadı!
Antalya özeline baktığımız zaman Büyükşehir Belediyesi bırakın DERMAN OLMAYI içten içe KANSER oldu. Adı RÜŞVET/YOLSUZLUK dosyaları ile anılır hale geldi.
Deyim yerinde ise BAHARI görmek yerine HAZAN mevsimi ve tam bir YAPRAK DÖKÜMÜ yaşanıyor. A takımı paramparça. Bazıları cezaevinde, bir kısmı etkin pişmanlıktan yararlandı. Bir bölümü ise kaçarcasına işten ayrıldı.
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin A TAKIMI, Muhittin Böcek’in Konyaaltı Belediyesi ekibinde de yer alan isimlerdi. Böcek’in, Mart 2024’de ikinci kez Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesi ile işler karıştı, dertler kansere dönüştü.

Böcek’in, A TAKIMINDAN ilk fire yani YAPRAK DÖKÜMÜ Genel Sekreter Yardımcısı Tuncay Sarıhan ile başladı. Böcek’in gölgesi olan Sarıhan aniden görevinden alındı. Yerine Konyaaltı’ndan getirilen PRENS Serkan Temuçin atandı.

Bir başka Genel Sekreter Yardımcısı Durmuş Ali Arslan’dı. Arslan 2019 yerel seçimlerinde İYİ Parti’den Aksu Belediye Başkan adayı oldu. Kazanamamasına rağmen göreve devam etti.

İkinci döneminde rahatsızlık geçiren Arslan, emekli oldu. Yerine ataması yeğen Cemil Böcek getirildi.
Arslan, kısa bir süre sonra alacak verecek meselesi yüzünden bir kişiyi tabanca ile vurarak öldürdü. MÜEBBET HAPİS CEZASI alan Arslan, ANSET soruşturmasında da sanık oldu.
Antalya Büyükşehir Belediyesinde YAPRAK DÖKÜMÜ asıl Muhittin Böcek’in 5 Temmuz 2025’te tutuklanması ile başladı. Bu nedenle ana gövde darbe aldı ve sarsılmaya başladı.
RÜŞVET/YOLSUZLUK davası devam ederken Böcek, ALDAŞ/ASAT soruşturmasında da tutuklandı. ANSET soruşturmasında ise sanık oldu ve ifadesi daha alınmadı.
Sarsılan gövdeden düşen ilk YAPRAK Genel Sekreter Yardımcısı Serkan Temuçin oldu. Temuçin, 25 Temmuz 2025’te tutuklandı. İTİRAFÇI olunca 17 Ağustos 2025’te serbest kaldı.
Temuçin daha sonra Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcılığı, Fen İşleri Daire Başkan Vekilliği ve devlet memurluğundan İSTİFA etti. Yerine Hüsamettin Elmas atandı.
Genel Sekreter Yardımcılığı görevinden ani bir kararla alınan Tuncay Sarıhan da 10 Eylül 2025’te tutuklular kervanına eklendi. O da, 28 Eylül 2025’te İTİRAFÇI olup serbest kaldı.
Genel Sekreter Yardımcılığı için teşbihte hata olmasın LANETLİ KOLTUK yakıştırması yapıldı. Çünkü Konyaaltı Belediyesi kadrosundan getirilen ve Genel Sekreter Yardımcısı yapılan Mustafa Gürbüz de aynı akıbeti yaşadı.
Gürbüz, HAFRİYAT DOSYASI ile ilgili 30 Eylül 2025’te gözaltına alınmış, 3 Ekim 2025’te ise serbest kalmıştı. Göreve dönmeyen Gürbüz emekli oldu. Yerine ise Çiğdem Hacıoğlu getirildi.
Böcek cezaevinde iken ve yargılaması devam ederken A TAKIMI açılan her bir soruşturma ile adeta DAĞILDI! Asıl sarsıcı bombalar ise peş peşe patladı.
Böcek’in 2019 yılın beri yanında olan BAŞDANIŞMANI olan eski İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Cem Oğuz, 30 Mart 2026’da İstanbul Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada gözaltına alınıp 31 Mart 2026’da tutuklanarak SİLİVRİ’YE gönderildi.
Asıl sarsıcı BOMBA ise Böcek’in Konyaaltı Belediyesi’ndeki Başkan Yardımcısı Cansel Tuncer ile PATLADI! Büyükşehir’in Genel Sekreteri olan Cansel Tuncer, o kadar kişi tutuklanırken bir tek soruşturma geçirmemesi ile dikkat çekiyordu.
ANSET Yönetim Kurulu Başkanı olan Tuncer, MÜFETTİŞ inceleme yanarken şirketteki görevinden istifa etmişti. Ancak ANSET soruşturması başladığı gün ameliyat olmasına rağmen 6 Mayıs 2026’da tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Tabi bu arada tutuklanan daire başkanları, müdürler ise YAPRAK DÖKÜMÜNÜN ayrı bir sayfasıydı. Hele hele İTİRAFÇI olup cezaevinden çıkanların mahkemede “YALAN SÖYLEDİM” demeleri film senaryolarını aratmadı.
Şöyle yukarıdan aşağıya bir bakıyorum da fotoğrafta MART’IN SONU BAHAR değil HAZAN MEVSİMİ görüntüsü var. DERTLERE DERMAN değil KANSER olan bir HASTA var!
Velhasıl velkelam; ne diyelim Allah şifa versin. Versin ki Antalya deva bulsun! Yoksa asıl KANGREN olacak koca kent.