Ortaya bir sandık konulduğu vakit, en fazla istismar edilen ifade ‘değişim’ oluyor.

Sanki bir ‘vaatmiş’ gibi ‘değişim’ pazarlanıyor.

Halbuki değişim ifadesinin büyüsünden nemalanmak isteyenlerin tuttuğu değnek sihirli değil.

Çünkü ‘değişim’ derken bir ismin değişikliğinden başka bir fikir ve proje ortaya konamıyor.

Bunu önceki dönem değişenlerde görmedik mi?

Bir ismin yerine bir başka ismin gelmesi vaat veya gerçek anlamda bir değişim sayılabilir mi?

‘Tamam isim değişti de ne oldu?’ demediniz mi hiç?

‘Değişim’ ifadesini büyülü kılan, vaatlerin niteliği ve gerçekleşmesi olmalıdır.

Değişim, o zaman cazip ve ikna edicidir!

‘Neden değişmeli?’ sorusuna mantıklı bir gerekçelendirme sunmayan ‘değişim’ propagandası kadar abuk ne olabilir?

İşte Bursa Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (BESOB)!

Odalarda seçim startı verildi.

Kimisi neticelendi kimi sandık gününü bekliyor.

Onlardan biri de Bursa Lokantacılar Kebapçılar, Köfteciler ve Benzerleri Esnaf Odası.

Çok adaylı bir yarış var ortada.

Mevcut Başkan Arif Tak.

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle medyamızı ziyaret eden Arif Başkan ile uzun zaman sonra sohbet etme fırsatı bulduk.

Maşallah Kocaman ve Nuray Yeşilova’ın eşlik ettiği ziyarette Başkan Tak, günün anısına bir plaket takdim etti.

Nazik ziyareti için bir kez de buradan teşekkürü, yıllarca kente hizmet etmiş birine borç sayarak yineliyorum.

Doğrudan ‘ben adayım’ demiyor. Ama görevden kaçmayacağını da vurguluyor.

Bu halde bile aday olanlar, Başkan Tak’ın yarım asırdan uzun süredir görevde olduğu tezi üzerinden kampanya yapıyor.

Hatta Tak’ın yaşı konusunda insani değerleri hiçe sayar nitelikteki sözler köşelerde yankı buluyor.

Açıkçası yaşını sormadım… Ama 57 yıldır görevde olduğunu söyleyince ‘3 yaşında başkan seçildiniz herhalde’ esprisi yapmadan duramadım. Zira yaşını göstermemekle kalmıyor gayet dinç ve sağlıklı görünüyor.

Belli ki Başkan Tak için yaş, sadece bir sayıdan ibaret.

Bursa’da önemli bir hafızayı temsil ettiğine ve kente katkı sunan işlere imza attığına inandığım Arif Tak’ı, seçim sürecinde saygınlığına zarar verecek polemiklere taraf kılımayı ve hele de ona dönük izansız eleştiriler yapılmasını sağlıklı bir zihin yapısının ürünü olarak görmüyorum.

Var gücüyle eskinin üstünden silindir gibi geçerek değil verilmiş emek ve gayrete hakkını teslim ederek gelmeli değişim, gelecekse tabi!

Ki bana kalırsa gelmemeli! Başkan Tak’a da bizzat söyledim: “Şayet inandığınız ve başarılı olacağından emin olduğunuz bir isim yoksa hem odaya hem de birliğe adaylığınızı açıklamaktan geri durmamalısınız.”

Netice bir ömür verilmiş. Onca emek ve çaba keyfe göre devredilemez. Kurumsal hafıza ve tecrübenin önemini iyi anlamak gerek…

Bursa esnafından Arif Tak’ın başkanlığını arayanlar olduğunu da bizzat biliyorum. Doğru zamanda gelmemiş değişim sonrası lokantacılar da çok arar!

Bitirirken altını çizeyim, bu görüşme 15 yıllık meslek hayatımda Başkan Tak ile yan yana geldiğim 3 ya da 4’üncü sohbettir.

Karşılıklı hiçbir menfaatimizin olmadığı Tak hakkında pozitif görüşümün dayanağı, BESOB başkanlığı döneminde tanık olduğum bir manzaradır.

Bir gün kendisini çat kapı ziyarete gittiğimde odası kalabalıktı.

Kapı açıktı, beni görünce ‘gel otur’ dedi. ‘Özelse dışarda bekleyeyim’ dedim. ‘Bizde özel yok her şey şeffaf’ dedi.

Yuvarlak masada oturulmuş esnaf için bir konu görüşülüyordu. Beni de yanına oturttu.

Hizmet alımına ilişkin bir teklif getirilmiş Başkan Tak da inceliyordu.

Fiyatı beğenmeyen Tak, konuyla ilgili başka teklifler de aldığını ve esnafın hakkını yedirmeyeceğini söyleyerek sıkı bir pazarlığa girişmişti.

Şahit olduğum bu olayı, o tarihlerde çalıştığım mecraya taşımıştım. Aradım ama bulamadım, internet işte silinip gitmiş…Ama gazete arşivinden bulup buraya ekleyeceğim…

O gün Arif Tak’ın BESOB başkanı olarak esnafın hakkını savunan yöneticiliği, hazırlıklı oluşu ve taviz vermez iradesini takdirle karşılamıştım.

Bugünkü yazıda Arif Tak’a dair görüşlerimin referansı da yine o gündür!

Kente hizmet edenlere saygıyla…