Ne hikmetse hafta sonları dükkanı açmak zorunlu hale gelecek. Baksanıza Anayasa Mahkemesi’nin benim savunmam bile alınmadan ‘Hak ihlali’ kararı ile cevap ve düzeltme yayınlamak zorunda kalmıştım geçen hafta sonu.
Hakkı, hukuku ihlal edilen ben iken ADALETİN KESTİĞİ PARMAK ACIMAZ misali açıklamaya köşemde yer vermiştim. Çünkü ben her zaman hak ve hukuka inanan biriyim.
Ancak birkaç gün önce öyle bir olayla karşılaştık ki ne hukukun ne de insanlığın kabul edebileceği bir konu. Hem ben hem de Genel Yayın Yönetmenimiz Sabri Çağlar TEHDİT EDİLDİK!
Ben size kısaca olayı anlatıp sonra TEHDİT mevzusuna geleceğim. Her zaman ilkeli ve belgeli habercilik anlayışına inanırım. 45 yıllık meslek hayatımda belgesiz hiçbir habere ve yazıya yer vermedim.
Nitekim, geçen yıldan beri Kaş’ta yaşanan gayriahlaki mevzuları sayfalarımıza taşıyoruz. Bende dilim döndüğünde mevzuya köşemde yer verip olayı ayrıntılarıyla irdeliyorum.
Efendim, takip edenleriniz bilir. Eski CHP Kaş İlçe Başkanı M.V.A., yasak aşk yaşadığı hemşire sevgilisi Ş.A. ile mahkemelik olmuştu. M.V.A., bu nedenle eski sevgilisine yönelik zincirleme tehdit ve şantaj iddialarıyla Kaş 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde halen yargılanıyor. Kendisi CHP Kaş İlçe Başkanlığı’na bu nedenlerle aday olmamıştı veya biz öyle anladık!

Neyse, M.V.A. sevgilisi ile olan birçok konu halen mahkeme ve savcılık kapılarında sürünüyor. Tabi M.V.A.’nın dillere destan olan aşk hayatı sadece bizim gazetede değil tüm ulusal medyada da gündem oldu.
Ancak M.V.A. ya bizi küçük gördü ya da kolay lokma zannetti! Özellikle benim köşe yazılarımla ilgili ‘Özel Hayatın Gizliliğini İhlal’ suçlaması ile şikayetçi oldu. Ben CHP Kaş İlçe Başkanı’nın yaşadıklarını yaşattıklarını kaleme aldım. Bakkal Mehmet Amca’nın değil!

Herkesin en doğal hakkı hak arayışıdır. “Neden şikayetçi oldu?” falan demiyorum. Gittik ifademizi verdik. Şunu belirteyim ki kimsenin ben sıradan bir vatandaşı değil halka mâl olmuş bir siyasi ismi eleştirdim. Hakaret yok, ihlal yok!
Bizim açımızdan duruşmalarda bir karar çıkmadığı müddetçe konu beklemede iken acayip bir TEHDİT durumu ile karşılaştık. Zincirleme tehdit ve şantaj suçundan yargılan M.V.A.’nın adının kullanıldığı SERİ TEHDİT MESAJLARI geldi!
Mesajlar, hem benim e-mail adresime ve telefonuma hem de Sabri Çağlar’ın e-maili ile gazetenin e-mail adreslerine gönderildi. Birbirine benzer SERİ TEHDİT ve HAKARET içerikli mesajlar!
Nihayetinde olayı avukatlarımız aracılığı ile Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına bildirip şikayetçi olduk. Sonuç olarak M.V.A. şüpheli olarak önceki gece evinde gözaltına alınmış. Dijital materyaller ile telefonuna el konulmuş. Soruşturma devam edecek.
Vallahi son yıllarda güzelim ülkemde gazetecilik yapmak en zor zanaat haline geldi veya getirildi. Haberden canı yanan ya saldırıyor ya da tehdit yollarını seçerek YILDIRMA TAKTİĞİ uyguluyor.
Peşinen sunu söyleyeyim. Bu tehdit mesajlarını gönderenin gerçekte M.V.A. olup olmadığını kolluk kuvvetleri savcılık tespit edecek. O veya başkası… Beni ilgilendiren taraf mesaj ve içerikleri.
Bakın şunu herkes kafasının bir yerine not etsin. Bunca yıllık meslek hayatımda yüzlerce habere imza attım. Elimde belgesi olan her konuyu CESURCA aktardım. Kimseye haksızlık yapmadım.
Lakin birçok haber ve yazımdan dolayı aldığım TEHDİTLER buradan anamın memleketi Akseki’ye yol olur. Kimisi astı, kimisi kesti! Ailemize bile dil uzatanlar oldu. Vız geldi tırıs gitti.
Bir kez daha yineliyorum. Ne ben ne de LİDER GAZETESİ asla belgesiz gazetecilik yapmadı, yapmayacağız. Belgesi olan bir konuda da kimsenin gözünün yaşına bakmayıp ifşa etmeye devam edeceğiz. TEHDİT yolunu seçenler de bunu not etsin!
Velhasıl velkelam bizler NE TEHDİTLER GÖRDÜK! Yılmadık, yıldıramadılar, yılmayacağız. Bu da böyle biline.
Son söz; olaya büyük bir hassasiyetle yaklaşan Antalya Valisi Hulusi Şahin’e, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yakup Kahveci ile ekibine sonsuz teşekkürler.
Kalın sağlıcakla...