Antalya’da ilk değil son söylenen söze bakmak gerek. Çünkü hiçbir şey birbiriyle örtüşmüyor. Ya zamanı tutmuyor ya da söylenin aslı astarı çıkmıyor. Resmen oyalanıyoruz!
Yunus ne demişti, “Mal da yalan mülk de yalan var biraz da sen oyalan.” İşte fotoğrafa bakınca bu söz hep aklıma gelir. Ortaya bir konu atılıyor ve biz aylarca hatta yıllarca onunla oyalanıyoruz!
Bunlardan biri de halk dilinde MOBESE, teknik dilde ise Elektronik Denetleme Sistemi (EDS). Tam bir yılan hikayesi. Yılan deliğinden çıksa bu kadar yalandan o bile kahrından geri kaçardı.
Yıl 2017. Menderes Türel dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı. Lara’da sistemin merkez binası yapıldı, cihazlar alındı, yollara kameralar kuruldu. 7 ayda tamamlandı EDS.
_google_ers_1786396751.png)
Ne yazık ki seçim meçim derken sistem devreye alınamadı. Neredeyse 10 yıl geçti. 110 milyon lira harcanan ve 7 bin kameranın montajı yapılan sistem hala çalıştırılamadı.
Muhittin Böcek’in ilk 5 yıllık döneminde neredeyse sistem kaderine ve çürümeye terk edildi. Sonra ikinci döneminin ilk günlerinde sistemin devreye alınması için Muhittin Başkan talimat verince işler hızlandı. Hatta 2025 yılı başlarında EDS’nin devreye gireceği açıklandı.
_google_ers_1786396684.png)
Kamera sayısı artırıldı sonradan. Bir ara 2025 Mayıs ayı itibarı ile devreye gireceği açıklandı. Açıklayan da Cem Oğuz’du. Sonra yine aynı teraneler: CEK’ler CAK’lar. Hani, “İnanmak imanın şartı” ya biz de İNANMIŞ GİBİ yaptık.
Onu bunu bilmem. Devletin yetkili ağızlarının yaptığı açıklamalar benim için esastır. Lakin gelin görün ki ne verilen sözler ne de verilen tarihler olmadı, tutulmadı.
Sosyal bilimlerde ve sosyal felsefede, asil yalan kavramı, bir toplumda kendiliğinden ortaya çıkan veya toplumsal düzeni korumak adına ‘DAHA BÜYÜK İYİLİK’ için bir seçkinler grubu tarafından yayılan bir kavrammış.
Şair Ahmet Nural Öztürk şiirinde, “At yalanı ortaya / Savur savurabildiğin kadar / El üstünde tutulursun / Körler ülkesine vezir değil / Padişah bile olursun / Mumun sönünce de yatar uyursun…” demiş.
EDS bir nevi yılan hikayesi, başka bir deyişle yalan hikayesine (şehir efsanesine) dönüşmüş durumda. Bakın; bizler ne körüz ne de sağır. Görüyoruz ve gayet net duyuyoruz. Salak da değiliz!
Net olun yeter. Bilmem anlatabildim mi?
--------------
KELLE SAYMAYI BIRAKMALIYIZ!
Dünya turizminin önemli merkezi ve Türk turizminin başkenti olarak kabul gören Antalya’da madalyonun iki yüzü var. Biri çok iyi diğeri de çok kötü. Her yıl hem turist hem de gelen uçak sayısında rekor üstüne rekor kıran bir şehir.
Antalya Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü verilerine göre 1 Ağustos'ta Antalya Havalimanı ve Gazipaşa-Alanya Havalimanı üzerinden kente 103 bin 200 yabancı turist giriş yaptı.
_google_ers_1786396599.png)
Böylece 2026 yılının en yüksek günlük yabancı ziyaretçi sayısına ulaşıldı. Ağustos ayının ilk beş gününde ise Antalya'ya hava yoluyla gelen yabancı turist sayısı yarım milyona yaklaştı.
Bu rakamlara baktığımız zaman oteller neredeyse yüzde 100 doluluk yaşıyor. Ama şehre yansıması neredeyse sıfır. Gelen turist ile gelir maalesef orantılı değil.
_google_ers_1786396625.png)
Biz yıllardır gelenek haline getirdiğimiz turist kellesi sayma yerine bıraktığı geliri sayma geleneğine geçmediğimiz müddetçe ne turizmci ne de esnaf mutlu olmayacak.
---------------
TEHLİKENİN YENİ ADRESİ
Sanal medyada son günlerde önüme sık sık Köprülü Kanyon’daki (Köprüçay) JET BOAT turlarıyla ilgili şikayet ve serzenişler düşmeye başladı. Ne zaman baksam aynı konu!
Belki turist çekmek ve ADRENALİN yaşatmak için düşünülmüş bir ticari faaliyet amma TEHLİKE BÜYÜK! Öyle böyle değil. Çünkü ırmakta bir tarafta son sürat giden bir bot diğer tarafta serinlemek için suya giren insanlar!
_google_ers_1786396810.png)
Güzel ve hoş bir görüntü oluşuyor amma inanın denizdeki JET SKİ kazalarına benzer kazaların yaşanması neredeyse an meselesi. Tamam anladım RAFTİNG için iyi bir yer amma böyle bir gösteri için hiç ama hiç uygun bir yer değil.
_google_ers_1786396899.png)
Mutlaka izin alınarak yapılmış bir faaliyet lakin TEHLİKE BÜYÜK olduğu için bu durumun bir daha gözden geçirilmesinde fayda var.