Antalya, yoğun ve karma karışık olayların gölgesinde haftaya başladı. Tabiri caizse KAZAN FOKFUR FOKUR KAYNADI! Her kaynayan kazanın içindekilerin dışarı dökülmesi de kuvvetle muhtemeldir!

Siyasetten bürokrasiye, adliyeden yerel yönetimlere kadar yaşanan gelişmeler, önümüzdeki günlerin de oldukça hareketli geçeceğinin işaretlerini verdi.

Malum; kazan kaynamaya başladı mı kapağı uzun süre yerinde tutmak kolay değildir. Hele hele ateşin altı biraz daha harlanırsa, içeride ne varsa birer birer dışarı taşar.

Antalya’da bugünlerde yaşananlara bakınca insanın aklına ister istemez “Bu kazanın içinden daha neler çıkacak?” sorusu geliyor. Hakikaten kazanın içinden neler çıkacak?

Çünkü Antalya uzun zamandır böylesine yoğun bir adliye, siyaset ve bürokrasi trafiğine sahne olmamıştı. Bir tarafta Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yargı süreci, diğer tarafta farklı farklı olaylar.

Görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in de aralarında bulunduğu 41 sanıklı dava devam ediyor. Son duruşmada baba ve oğlun tahliye talepleri reddedildi ve tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.

Lider Haber Manşet (78)-5

Bu dosyanın geçmişine baktığınızda da tek bir operasyonla başlayıp biten bir süreç görmüyorsunuz. Soruşturma sürecinde peş peşe operasyonlar yapıldı, belediye bürokrasisinden iş dünyasına kadar farklı isimler dosyaya girdi.

Dolayısıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi cephesindeki kazanın ateşi henüz sönmüş değil. Ama Antalya'nın gündemi bununla da sınırlı değil.

Şimdi çok daha dikkat çekici başka bir kazan kaynıyor, Hiç beklenmedik bir anda kentin gündemine Antalya Emniyet Müdürlüğü bünyesindeki RÜŞVET OPERASYONU girdi!

Lider Haber Manşet (79)-6

Narkotik Şube Müdürü, Koruma Şube Müdürü ve narkotikte görevli bir komiser gözaltına alındı. Soruşturmanın çıkış noktalarından birinin ele geçirilen dijital materyaller olduğu belirtiliyor.

İşte burası önemli! Çünkü dijital materyal demek; bağlantılar, görüşmeler, kayıtlar ve yeni inceleme alanları demektir. Elbette soruşturmanın bundan sonra hangi isimlere veya hangi ilişkilere ulaşacağını bugünden söylemek mümkün değil. Suçluluğu kesinleşmemiş hiç kimseyi peşinen mahkûm etmek ve suçlamakta doğru olmaz.

Ancak şu soruyu sormak gazetecinin görevidir. Dosya burada mı kalacak? Yoksa Antalya’da önümüzdeki günlerde yeni isimler, yeni bağlantılar ve yeni iddialar mı konuşacağız? Asıl mesele de tam burada başlıyor.

Antalya’nın gündeminde taşlar sürekli yer değiştiriyor. Bir dosyanın kapağı kapanmadan diğerinin kapağı açılıyor. Bir isim konuşulurken ertesi gün bambaşka bir isim gündeme geliyor.

Tam da bu nedenle Antalya’da bugünlerde kulaklar adliyede, gözler bürokraside. Ve herkes birbirine aynı soruyu soruyor, “ “SIRADA NE VE KİMLER VAR?”

Ben özellikle önümüzdeki günlerin önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü böylesine kapsamlı soruşturmalarda ilk ortaya çıkan bilgiler çoğu zaman buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Altından ne çıkacağını ise soruşturmaların seyri belirleyecek.

Şimdi ben kendi kendime soruyorum, “Yeni gözaltılar olur mu? Yeni ifadeler alınır mı? Dijital materyallerden başka isimlere ulaşılır mı? Dosyaların siyasi veya bürokratik yansımaları olur mu?” diye.

Bunların hiçbirine bugünden kesin cevap vermek mümkün değil. Ama bir şeyi söylemek mümkün; “Antalya’da KAZAN KAYNIYOR. Hem de öyle hafif ateşte değil FOKUR FOKUR!”

Şimdi mesele kazanın kaynayıp kaynamadığı değil. Mesele kapağın daha ne kadar dayanacağı. Ve o kapak açıldığında; İÇİNDEN KİMLERİN VE NELERİN ÇIKACAĞI!

Ben size asıl KAZANIN SİYASETTE kaynadığını net olarak söyleyebilirim. Önümüzdeki dönemde yaşanması muhtemel olaylar akılları baştan alacak olamaz denilenler olacak! Belli kelleler gidecek! Bazı isimler siyaseten SAF DIŞI kalacak!

Ben KAHİN değilim amma fotoğrafı İYİ OKURUM! Hep birlikte gelişmeleri yakından takip etmeye devam edeceğiz. Çünkü görünen o ki Antalya’da bu hikâye daha yeni başlayacak gibi!

Velhasıl velkelam; Hazreti Mevlana, “Sağların kalpleri sır mezarlığıdır” demi. Bende o sözdeki gibi biriyim. Bildiklerim yazdıklarımdan daha fazladır. Bilmem anlatabildim mi?