Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) seçimlerine sayılı günler kala tartışmalar giderek artıyor. 4 adaylı seçim çalışmasında İMTİYAZLI ADAY tartışması iyiden iyiye alevlendi.

ATSO’daki seçim faaliyetlerini mümkün mertebe uzaktan takip ediyordum. Gidebildiğim kadar toplantılara katılıyorum ve projeleri dinliyorum. Ancak meselenin diğer boyutu farklıymış!

İş dünyası yani Antalya Patronlar Kulübü ATSO’da ortalığı karıştıran İMTİYAZ mevzusu benim de kafamı karıştırdı. Sordum soruşturdum ve karşıma BERKAY BAHAR çıktı!

Mevcut ATSO Başkanı Yusuf Hacısüleyman başta olmak üzere yönetimin büyük bir bölümü BAHAR’ı destekliyormuş! Sadece yönetim mi? Neredeyse çalışanların tamamı!

Zaten ATSO Başkanı ve yönetimi ‘Kör göze parmak sokar’ gibi tüm programlara Mavi Liste’nin adayı Berkay Bahar ile birlikte katılarak boy boy poz veriyor.

Programlarda ne ‘Kırmızı’ ne ‘Turuncu’ ne ‘Sarı’ ne de ‘Beyaz’ listelerde seçime girecek başkan adayları veya tek bir temsilcisi olmaması İMTİYAZLI ADAY iddialarını güçlendiriyor.

Yahu arkadaş, ATSO Yönetimi’nin böyle bir ortamda tarafsız kalması gerekmez mi? Çünkü diğer adaylarda ATSO üyesi. Benim bildiğim mevcut yönetim herkese eşit mesafede olması gerekirdi! Ama ne hikmetse tercih yapmışlar.

Peki, adama sormazlar mı; “Diğer adayların suçu ne?” Vallahi Berkay Bahar’ın seçim kampanyasına ATSO katkı sağlayacak ise ve seçim üssü olarak ATSO çatısı kullanılıyor ise bunun bedeli ağır olur. Hem Berkay Bahar zarar görür hem de mevcut yönetim.
Bakın, ATSO yani PATRONLAR KULÜBÜ, üyelerin aidatlarıyla faaliyet gösteren kamu kurumu niteliğinde meslek örgütüdür. Böyle kurumların en önemli sermayesi, tarafsızlık olmalıdır.
Hiçbir adayın, hiçbir grubun, hiçbir listenin kurumsal faaliyetlerden avantaj sağladığı yönünde en küçük bir izlenim bile oluşturulmamalıdır. Etik davranılmalıdır.
Yıllarca ATSO’yu takip eden gazetecilerden biriyim. Yönetimler seçim döneminde kim aday oluyorsa olsun hep eşit mesafede durmuştur. Bu yönetime gelinceye kadar da böyleydi!
ATSO Yönetimi böyle davarınca çalışanlarda bunların kuyruğuna takılmış. Daha önce ATSO’nun aracı ile MAVİ LİSTE için Başdanışman Ercan Mutlu OY AVCILIĞI yapıyordu.
İddialara göre Ercan Mutlu’yu örnek alan personeller ortaya çıkmaya başlamış. Devlet Destekleri Ofisi çalışanı Çağdaş Kızıl’ın eline listeyi alarak ATSO üyelerini tek tek arayıp BERKAY BAHAR için oy istemeye başlamış!
Sadece bu mu? Vallahi iddialar vahim. ATSO’nun neredeyse tüm birimleri Berkay Bahar için canla başla seçim kampanyası yürütüyormuş. Berkay Bahar seçimi kazanırsa sorun yok. Ya kazanamaz ise ne olacak?
Ben buradan ATSO Başkanı ve Yusuf Hacısüleyman ve ekibine sesleniyorum; “Bırakın herkes kendi kampanyasını kendisi yürütsün. Aksi halde saygınlığınızı kaybedersiniz.”
Mavi Liste’nin adayı Berkay Bahar; “ATSO’yu seçim üssü gibi kullanacaksan ofis açmana gerek yok. Birilerinin peşine takılma. Takılacaklar onlar sana takılsın. Senin vizyonun yeter.”
Velhasıl velkelam; ATSO’da hala protokol düzeni öğrenilememiş. Başkanın yerine aday baş köye oturtulmuş. Bu da İMTİYAZLI ADAY imajını tasdiklemiş.
-------------
BÖCEK HAKLI
Görevden uzaklaştırılan ve 15 aydır tutuklu bulunan Muhittin Böcek önceki akşam sanal medya hesabından yayınladığı mektupla; “Geliyor gelmekte olan” mesajını verdi.
Mektubu baştan sona okudum. Asıl mesajlar satır aralarında gizli.
“Düşenin dostu olmaz, düşte gör dostunu” sözünü hatırlatan Böcek, 3’üncü kitabının yayına hazırlandığı bilgisini verdi. Kitapta yüzleşme olacağını ve 15 aylık tutukluluk sürecinde yaşadıklarını anlatacağı mesajını verdi.

Muhittin Böcek, kitapta yazdıklarının bazı kişileri fazlasıyla rahatsız edeceğini söyledi. Böcek’in, “Etrafında pervane olup cezaevinde unutanları, ihanet edenleri, fırsatçıları, işi bitti diyenleri, ziyarete gelip yanınızdayız deyip arkasına dönüp hesap kitap yapanları, kurtla avlanıp çoban kardeşle oturup yiyenleri, makam mevki sahibi yaptığım birkaçını, vefasızları ve bu zor süreçte hep yanımızda olan can dostlarımı, yol arkadaşlarımı bu kitabımda göreceksiniz” ifadeleri kullandı.

Böcek, “Sırtıma yediğim hançerlerin beni defalarca öldürdüğünü de dost, akraba sandığım birkaçına da kırgın, kızgın ve o kadar da öfkeli olduğumu da ant olsun unutursam. Her şeyi tek tek kaleme aldım” sözleri ile yakın çevrelerine de mesajlar göndermiş.
Şimdi şöyle bir bakıyorum da Böcek’in birçok sözü çok haklı. Cezaevinde unutanları mı ararsın, sırtından bıçaklayanları mı, ihanet edenleri mi? Hepsi var. Bakalım dediği gibi yazabilecek mi yoksa daha önceki kitaplarındaki gibi üstü kapalı mı geçecek.
Deklerini yazarsa bu kitap çok ama çok satar. Bekleyip göreceğiz!