Tam yazın ortasına geldik. EYYAM-I BAHUR SICAKLARI bastırdı iyice. Nem oranı yüksek. Bir iyi bir kötü. Ormanlar için iyi bizler için kötü. Yangın riski az ama nefes alamıyoruz!

Yaz sıcakları ile dertler depreşiyor. Sezon öncesi mayo ve bikini giymek isteyen kadınların en büyük derdi olan selülit meselesinin depreştiği gibi. Bizim meselelerde öyle.

Bir yıl boyunca denizin lafını etmeyiz, sezon ortasında birden DENİZ DOSTU oluveririz! Yıllarca denizin içine ederiz kimse gıkını çıkarmaz, deniz sezonunda herkes çevreci kesilir.

Bir süredir Akdeniz kıyılarında ATIK yoğunluğu var. Bu konuda Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı denetimlerini yaptı. Kirliliğin kaynağını Mersin’de belirleyip gerekli CEZAYI yazdı!

Mesele aslında CEZA değil ÇEVREYE gerçekten sahip çıkmakta. Bakanlık gereğini yaparken asıl mesele ÇEVRECİLERİN de elini taşın altına koyması gerektiğidir.

Nasıl mı? Antalya Valiliği tarafından başlatılan ‘MAVİ AKDENİZ İNİSİYATFİ’ projesine dört elle sarılıp DESTEK VERMEK gibi. İşte o zaman Akdeniz el birliği ile gelecek nesillere miras kalacaktır.

-------------

İNSANI YORAN ŞEHİR

Benim bu memlekette 35 yıldır gazetecilik mesleğinde gördüğüm en önemli şey; Antalya’nın ZOR BİR ŞEHİR olduğudur. Bürokrat olmakta, gazeteci olmakta, yaşamakta zordur!

Bunca yıl ben ne valiler, ne belediye başkanları, ne bürokratlar ne siyasiler gördüm. Ancak bu şehrin en çok yıpranan bürokratlarının başında valilerin geldiğini söylemeliyim.

Geçen gün Antalya Denizcileşme Platformu Başkanı kadim dostum İzzet Ünlü ile oturup denizcilik, çevre ve doğa üzerine samimi bir sohbete daldığımızda, ikimizin de ortak hissi bu yöndeydi.

İzzet’in ağzından, “Valimiz Hulusi Şahin Antalya’da göreve başlayalı 3 yıl oldu. İlk günden bugüne geçen zaman, saçlarına aklar düşürdü. Vallahi memleket sevdası ve çalışma azmi saçına düşen aklarla mühürlendi. Yüzünüzdeki haklı yorgunluk, bu şehre duyduğu eşsiz sadakat ve özverinin en asil kanıtıdır” dedi.

İzzet bana Vali Şahin’in göreve başladığı ilk günkü fotoğraf ile şimdiki fotoğrafını göstererek ne anlatmak istediğini tescilledi. Vallahi ne yalan söyleyeyim Vali Hulusi Şahin’in çektiği çile yüzüne ve fotoğraf karelerine resmen yansımış!

Çünkü Antalya’nın ne derdi ne de sorunu bitmiyor. Kışın sel, yazın orman yangını. Turizm ayrı bir dert. Uluslararası kongreler. Hele birde COP31 mevzusu yok mu! Gelen giden bakan desen offf.

Velhasıl bu şehrin insanı da sorunları da çok zordur. Yorar yıpratır. Ben şuna inanırım; çalışan bir ansının saçına ak düşüyorsa, ilk günkü çehresi ile şimdiki arasında fark var ise saçlara düşen şerefli aklardandır.

-------------

GEREKENİ YAPTI

Antalya’da son günlerde hiç birimizin arzu etmeyeceği mevzular yaşandı. Bunların başında ise herkesin malumu Büyükşehir Belediyesi’ni zan altında bırakan FUHUŞ/UYUŞTURUCU konuları.

Geçen hafta yazımda Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir’in bir anne ve kadın olarak bu işe neşteri vurması gerektiğini ifade etmiştim. Hatta bu olaylara adı karışanları derhal görevden alması veya uzaklaştırmasını yazmıştım.

Yazımın mürekkebi kurumadan aynı gün Sayın Başkan Vekili Büşra Özdemir gerekeni yapmış. Adı geçen kim var ise hepsini GÖREVDEN ALMIŞ! Üstüne birde İÇ SORUŞTURMA başlatmış!

Büşra hanımı duyarlılığı için tebrik ediyorum. Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni kimsenin böylesine GAYRİ AHLAKİ konularla zan altında bırakmanın bedeli olacağını herkes iyi bilmeli.